BURSA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasındaki ticari ilişki gereği, faturalarda yer alan ürünleri müvekkilinin davalıya teslim ettiğini, ne var ki; davalı bu ticari ilişkiden doğan borçlarını müvekkili şirkete ödemediğini, bu çerçevede, müvekkili şirketin dava konusu edilmeyen diğer alacaklarının yanı sıra işlemiş / işleyecek temerrüt faizi ve sair alacakları hariç olmak ve saklı kalmak kaydıyla, cari hesap bakiyesine göre müvekkil şirket, davalı/borçludan 1.299.568,35 TL alacaklı olduğunu, Müvekkili adına, davalıdan alacağını tahsil etmek amacı ile taraflarınca ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ne var ki, davalı/borçlu aleyhinde başlatılan icra takibine karşı haksız şekilde borca itiraz edildiğini, davanın kabulü ile itirazın iptaline, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İcra dosyası, fatura, cari hesap ekstresi, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında, 1.351.159,43 TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, davalıya ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar mahkememizce 25/06/2025 günü saat ... defter incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de, davalı tarafın belirlenen gün ve saatte ticari defterlerini sunmadığı, herhangi bir mazerette sunmadığı anlaşıldığından defter incelemesi yapılamadığına dair tutanak tutulduğu görüldü. Mahkememizce; ... ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, SMMM bilirkişisi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 01.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter incelemesine göre davalı şirketin 31.10.2024 takip tarihi itibari ile davacıya 1.299.568,35 TL borç bakiyesinin bulunduğu, yapılan faiz hesaplaması ile davacının takip talebinde talep etmiş olduğu 51.591,08 TL faiz tutarının uyumlu olduğu ve söz konusu cari hesap bakiyesine iki adet vade farkı faturasının dahil olduğu, 1.299.568,35 TL takibin dayanağı cari hesabın toplam tutarında bulunan 18.10.2024 ve 30.10.2024 tarihinde düzenlenmiş olan toplam 22.846,28 TL vade farkı faturaları düşüldükten sonra 1.276.722,07 TL alacağa 50.684,12 TL işlemiş faiz hesaplandığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 1.327.406,19 TL alacak talebinde bulunabileceği bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir. (... 6.HD 2021/ esas-2021/ karar sayılı emsal kararı)Yukarıda değinilen davacıya ilişkin ticari defter incelemesine dayalı bilirkişi raporunda, davacı ticari defterlerinde, dava ve takip konusu ana para alacağının aynen kayıtlı olması, buna karşılık usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça (davalıya usulüne uygun tebligat çıkarıldığı ancak inceleme gün ve saatinde davalı tarafından mahkeme kaleminde hazır bulunmadığı ve dosyaya herhangi bir mazeret veya defter incelemesine ilişkin yerinde inceleme talep etmemiştir) ticari defterlerin sunulmaması karşısında, HMK 'nun yukarıda değinilen 220/3 maddesi gereğince, davacının davasının kabulü ile davalının ana para alacağına ilişkin itirazının iptaline, takip öncesi davalı borçlunun temerrüdü söz konusu olmadığından, vade farkına ilişkin fatura ve faize ilişkin davacının talebi yerinde görülmemiş, buna ilişkin talebin reddi gerekmiş; dava konusu alacağın faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 1.276.000,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 255.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 87.163,56 TL harçtan peşin alınan 15.437,60 TL + 900,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 70.825,96 TL harcın davalıdan tahsiline,
4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 5.125,00 TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 4.839,92 TL ile peşin alınan 15.437,60 TL + 900,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yararına ölçümlenen 196.640,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yararına ölçümlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair; davacının yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... açık olmak üzere karar verildi. 23/12/2025