İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 06/06/2024 tarihinde daval---- yönetimindeki ---- plakalı ticari taksinin müvekkililerin çocuğu---- yönetiminde olan -----plakalı motosiklete çarpması sonucu ----- vefat etmiştir. İşbu kazanın oluşumunda, kazaya ve ölüme sebebiyet veren asli hareketi gerçekleştirmesi hasebiyle,---- plakalı ticari taksi şoförü davalı --- asli kusurludur. Diğer davalı --- ise ticari taksi sahibi ve işletenidir. Müteveffa --- anne ve babası olan müvekkililer destek alacaklısı konumundadırlar.(Ek: MirasçılıkMezkur kaza ve ölüm hadisesi akabinde davalı---- hakkında ---- Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----. Sayılı dosyası üzerinden Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu yönünde cezalandırılmasını temin etmek üzere dava açılmış ve yargılama neticesinde de davalı ---- tecziyesine karar verilmiştir.(Ek: GerekçeliMezkur yargılamada kazaya karışan taksinin kamera kayıtlarına el konulmuş, işbu kayıtlar ve sair dosya muhtevası dikkate alınarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda 02/08/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilip dosyaya ibraz edilmiştir.(Ek: Bilirkişi Raporu) İşbu rapor içeriğinden de anlaşıldığı üzere ticari taksi kazanın oluşumunda asli kusurlu konumundadır. Her ne kadar müteveffa ---- trafik kuralı ihlali yaptığından bahisle kusur atfı yapılsa da; ticari taksinin müteveffanın aracına hızlı ve kontrolsüz bir şekilde arkadan çarptığı, müteveffanın eyleminin kazanın oluşumuna asli yönden tesir etmediği ceza dosyası mündericatından açıkça anlaşılmaktadır. Ceza yargılamasında kusur oranını hakimin belirlemesi ve ceza miktarını bu orana göre belirlemesi dikkate alınarak mezkur bilirkişi raporunda herhangi bir oranlama yapılmamıştır. Ancak -----. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükümde temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşıldığı dikkate alındığında davalı ----- asli ve neredeyse tam kusurlu kabul edildiği anlaşılmaktadır. İş bu dosyanın mahkemesinden celbini talep ediyoruz.---- plaka numaralı ticari taksi ---- poliçe numarası ile davalı ----. Tarafından sigorta edilmiştir. 14/08/2024 tarihinde Davalı-----poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu bildirilmiş ve ödeme yapılması hususunda ihtar edilmiştir. Ancak işbu başvurunun ve akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalması neticesinde işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olmuştur.(Ek: Sigortamüvekkililerin çocuklarını genç yaşta ve feci bir ölümle kaybetmiş olmaları normal bir ölümde duyulacak elem ve üzüntünün kat be kat fazlasını duymalarına sebebiyet vermiştir. Vakanın ve gerçekleşen ölümün biçimi, teskini ve telafisi imkansız elem ve kedere müvekkilileri gark etmiştir. Bu sebeple herbir müvekkili için ayrı ayrı 250.000 TL olmak üzere toplamda 500.000 TL manevi tazminatın, ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan -----müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkililere verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava Şartı Olan Zorunlu Arabuluculuk Süreci Usulüne Uygun Yerine Getirilmemiştir: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince, taraflar arasında yaşanan ve bir tarafın tacir veya ticari işletme sahibi olduğu uyuşmazlıklar, kural olarak zorunlu arabuluculuk dava şartına tabidir. müvekkiliim -----, olay tarihinde ticari amaçla işletilen bir taksinin işleteni olup, kazaya karışan aracın ticari işletmeye ait olması nedeniyle uyuşmazlık ticari nitelik taşımaktadır. Bu bağlamda, TTK m.5/A ve 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu m.18/A hükümleri gereği, işbu dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanması ve geçerli bir son tutanak düzenlenmesi dava şartıdır. Ancak dosyada sunulan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde;Davalı ----- usulüne uygun bir davet yapılmadığı, Arabuluculuk görüşmesine fiilen katılım sağlanmadığı, Arabulucunun usule uygun ve açık bir şekilde süreci sonlandırmadığı, Tutanağın Arabuluculuk Kanunu ve Yönetmeliği’nde aranan unsurları taşımadığı görülmektedir. Bu durumda, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadığı için, 6100 sayılı HMK m.114/2 ve 115/2 hükümleri uyarınca, davanın usulden reddi gerekmektedir. Ayrıca Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin ----- sayılı kararında da belirtildiği üzere; “Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk süreci usulüne uygun tamamlanmadan açılan dava dinlenemez.”Davacı taraf, müvekkili ----- işleteni olduğu ticari taksinin karıştığı bir trafik kazası nedeniyle, kazada hayatını kaybeden yakınının desteğinden yoksun kaldığını ve bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Ancak, kazaya ilişkin kusur durumu, illiyet bağı, tazminat miktarı ve yasal dayanaklar yönünden davacı talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkili açısından bir sorumluluk doğmamaktadır.Kazanın meydana geliş şekli ve kazaya karışan diğer aracın sürücüsünün davranışları incelendiğinde, müvekkili ----herhangi bir kusuru olmadığı anlaşılacaktır. Kusur oranlarının belirlenmesi açısından mahkemenizce bilirkişi incelemesi yapılması ve trafik kaza tespit tutanağı ile adli raporların dosyaya celbi gerekmektedir.Ayrıca, davacının maddi zarar iddialarının aktüerya raporuyla ispatı gerekirken, bu konuda herhangi bir somut belge sunulmamıştır. Manevi tazminat talepleri ise ölçüsüz ve fahiş nitelikte olup, haksız zenginleşmeye neden olacak niteliktedir.Kazanın meydana geldiği tarih ile dava tarihi arasında geçen süre gözetildiğinde, olayın 2 yıllık özel zamanaşımı süresi (2918 sayılı KTK m.109) yönünden de değerlendirilmeye alınması gerekir. Somut tarih verilmesi halinde bu yönde açıkça zamanaşımı itirazında da bulunabiliriz.Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesinekarar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince, taraflar arasında ticari nitelikte bir uyuşmazlık bulunması hâlinde, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. Davacı tarafın talepleri, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine dayansa da, uyuşmazlık ticari faaliyet kapsamında kullanılan bir ticari taksi nedeniyle meydana gelen bir kazaya ilişkindir. Davalı ----- ticari taksi işleteni olması nedeniyle uyuşmazlığın ticari nitelik taşıdığı ve dolayısıyla zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ortadadır.Öncelikle belirtmek gerekir ki, müvekkili ---- kazanın meydana gelmesinde tek başına asli kusurlu değildir. Davacı tarafça sunulan bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkiliime kusur atfedilmişse de, müteveffa --- kazanın meydana gelmesinde trafik kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ortadadır. Müteveffanın motosiklet kullanımı esnasındaki dikkatsizliği ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri olayın oluşumuna etkili olmuştur.Ceza yargılaması neticesinde müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararı, tazminat davası açısından kesin delil niteliğinde değildir. Ceza yargılamasındaki kusur değerlendirmesi hukuk mahkemeleri için bağlayıcı olmayıp, kusur oranı bu davada ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, müvekkili olayda hiçbir kast veya ağır ihmalle hareket etmemiştir. Söz konusu kaza trafik yoğunluğu ve ani gelişen olaylar zinciri neticesinde meydana gelmiştir. Trafik kazalarında meydana gelen ölümler her zaman tek bir sürücüye atfedilemez. Kazanın tek ve asli sorumlusu olarak gösterilmesi hukuka aykırıdır.
Davacı tarafın manevi tazminat talepleri ölçüsüz ve fahiş olup, hakkaniyet ve olayın niteliğiyle bağdaşmamaktadır. Manevi tazminatın amacı zenginleşme değil, bir nebze telafi sağlamaktır. Talep edilen 500.000 TL manevi tazminat hakkaniyet sınırlarını aşmaktadır.Ayrıca, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak da herhangi bir aktüerya raporu, düzenli gelir belgesi ya da yardım ilişkisini gösteren somut delil sunulmamıştır. Bu yönüyle dava dayanaklarından yoksundur. Sadece “çocuklarıydı” iddiasıyla destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Müvekkilinin işleten sıfatı bulunmamakta olup, araca sadece sürücü olarak binmiş ve ilgili araç sigortalı olarak trafiğe çıkmıştır. Sorumluluk, poliçe limitleri çerçevesinde öncelikle sigorta şirketine aittir. Hukuki sorumluluk sıralamasında sigortacının sorumluluğu, işletenin ve sürücünün sorumluluğundan önce gelir.Davacı tarafın huzurda ikame ettiği işbu davanın tamamının reddine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına,karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
--- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ------ Emniyetten gelen sosyal ve ekonomik durum araştırma formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.24.06.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur bilirkişisi ile bir aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 25.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; KUSUR İNCELEMESİ YÖNÜNDEN: Yapmış olduğumuz inceleme sonucunda; Dava konusu kazanın meydana gelişinde; --- plaka no’lu aracın sürücüsü ----- %50 (yüzde elli) oranında KUSURLU olduğu,----plakalı motosiklet sürücüsü ----- %50 (yüzde elli) oranında KUSURLU olduğu, DESTEKTEN YOKSUNLUK SEBEBİYLE MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN: Davacı vekili tarafından dosyaya mübrez 19.04.2025 tarihli dilekçesinde -----plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe sigortacısı davalı davalı----- yönünden davadan feragat ettiklerini belirterek ekinde makbuz ve ibraname başlıklı belge sunulmuştur. Bu itibarla, feragat sebebiyle davalı -- sorumluluğunun kalmadığı, ------- sorumlu olduğu ZMMS. Poliçesi 1.800.000,00 TL. teminat limitini aşan duruma göre, davacı hak sahiplerinin bakiye destekten yoksunluk sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararları:
a) Hak sahibi davacı babası ---- maddi zararı = 228.925,16 TL
b) Hak sahibi davacı annesi --- - maddi zararı + 551.342,85 TL
c) Babası ve annesinin destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararları = 780.268,01 TL şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ------ sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve ---- sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve ------- sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, diğer davalılar araç maliki ve sürücünün mirasçıları olarak davacıların talebine ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay -----.Hukuk Dairesince de tazminat hesaplamalarında -------- göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. (Yargıtay -----.HD’nin -----22/12/2020 tarihli ilamı). Bu itibarla; somut olayda tazminat hesaplamasında, --------- yaşam tablosunun ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi kullanılarak davacının destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun----- sayılı kararı ve Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları gereği, mahkemece desteğin kaza tarihinden önceki bordrosu getirtilerek tespit edilecek aylık gelirinin kaza tarihindeki aylık asgari ücrete oranlanması, kaza tarihinden hesap raporu tarihine kadar bilinen (işlemiş) dönem geliri tespit edilerek bilinen (işlemiş) dönem tespit edilmesi, bilinmeyen işleyecek) devreye ilişkin hesapta esas alınacak gelirlerin, davacının bilinen devreye ilişkin en son gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesiyle belirlenecek değeri olarak esas alınması suretiyle hesap yapılması gerekmektedir. Dava konusu trafik kazasına ilişkin olayın; 06.06.2024 tarihinde saat 07.41 sularında sürücü --- sevk ve idaresindeki----- plakalı motosiklet ile ----- yol ayrımına geldiği esnada taralı alandan sola manevra yapmak istediği sırada gidiş istikametine göre kendi aracının solundan gelerek, taralı alandan sağda bulunan yol ayrımına girmek isteyen sürücü davalı --- yönetimindeki ------ plakalı araçla çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, -----plakalı motosikletin sürücüsü desteğin olay yerinde vefat ettiği anlaşılmıştır.Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğine göre kazanın; kaza yerleşim yeri dışında, gündüz vakti, açık havada, yüzey kuru ve asfalt kaplamalı, düz ve eğimsiz bölünmüş yolda meydana gelmiştir. Kaza mahallinde hız limiti 130 km/saattir.Dosyaya sunulan deliller, soruşturma dosyasındaki ifadeler, kusur raporundaki tespitler, ceza dosyasında alınan raporu ve kaza tespit tutanağının içeriği bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu olayda davalı sürücü ---- yönetimindeki ----- plakalı aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, sağ tarafa dönmeden önce yol ayrımına yaklaşırken en sağ şeritte seyretmek yerine, önce önünde bulunan ve sağ şeritte seyretmekte olan tırı sollamış, daha sonra sağından arkadan gelen araç olup olmadığını bakmaksızın aniden sağ tarafına ---- istikametine taralı alan üzerinden manevra yaparken, önünden geçen---- plakalı motosiklet ile çarpıştığı, ---- plakalı motosiklet sürücüsü destek ----- ise otoyolda seyri esnasında, motosikletini hızlı ve kontrolsüzce kullanarak aynı yönde seyreden araçların en sağ tarafından, araçların zorunlu haller dışında kullanmaması gereken banket ve taralı alan üzerinden geçmek suretiyle ----- plakalı araçla çarpıştığı, kazaya karışan araçların sürücülerinin %50'er kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.06.06.2024 Tarihinde meydana gelen kazasına bağlı olarak vefat ettiği bildirilen desteğin vefatı sonucunda geride kalan hak sahibi davacı annesi ile babası destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Aktüerya hesabı bakımından alınan raporda, asgari ücret üzerinden, TRH 2010 yaşam tablosunun ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi kullanılarak davacının destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanarak, desteklerin evlenip çocuk sahibi olacağı kabul edilerek davacıların destek görme süresi ve pay oranları belirlenerek, bakım ve yetiştirme gideri anne için %5, baba için %5 olarak tenzil edilerek, müteveffa bakımından babasının destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararı 228.925,16 TL TL ve annesinin destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararı 551.342,85 TL toplamı 780.268,01 TL olarak tespit edilmiştir. Davalının sigortacısı olduğu aracın kullanımını ticari olduğundan avans faize hükmedilmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın oluşumununda davacıların desteğinin kusurunun %75 olduğu, davalı araç sürcüüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, aktüerya hesabında TRH 2010 yaşam tablosuna göre yaşam süresi ve destek süresinin belirlendiği, pay oranlarının belirlenmesinin Yargıtay Uygulamalarına uygun olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, tazminat miktarları ve davacıların talepleri yukarıda açıklanmakla, kazaya karışan aracın ZMSS tarafı olan davalı sigorta şirketi (poliçe limitlerinde) sorumluluğunun bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından zmss limiti 1.800.000 TL ödeme yapıldığı, davacı vekili tarafından yapılan ödeme nedeniyle davalı sigorta şirketi bakımından davalı şirket bakımından feragat dilekçesi sunarak diğer davalılara yönelik davanın devam ettiğinin bildirildiği, davacı yanca ZMSS poliçesindeki ek teminatların dava konusu yapılmadığının bildirildiği ve yapılan ödemelerin mahsup edildiği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi bakımından davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu’ nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. (Yargıtay ---- HD-----Trafik kazası nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözetilerek, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen ve davacı için hak ve mesafe kuralları çerçevesinde manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği, trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin tespitler, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen ve davacı için hak ve mesafe kuralları çerçevesinde davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacıyla takdiren davacı anne ve baba için ayrı ayrı 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Davalı sigorta şirketi bakımından davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davanın KABULÜ ile, davacı anne ---- için 551.342,85 TL ve davacı baba ------ için 228.925,16 TL olmak üzere toplam 780.268,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ----- ve ---- müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
3-Davacıların manevi tazminat davasının KABULÜ ile; davacı anne ---- için 250.000,00 TL ve davacı ----- için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 06/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ---- ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken (kabul edilen 1.280.268,01 TL) 87.455,10 TL harçtan, peşin yatırılan 1.714,59 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 13.303,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 72.437,51 TL harcın davalılar -----müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 1.714,59 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 13.303,00 TL tamamlama harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 904,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 34.537,49 TL yargılama giderinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ----- yönünden maddi tazminat bakımından yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ----- alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ----- yönünden maddi tazminat bakımından yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 88.214,86 TL vekalet ücretinin davalılar ------ alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ------ yönünden manevi tazminat bakımından yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ------ yönünden manevi tazminat bakımından yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili ve davalılar ---- ve ------ vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.