İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ve karşı davalı vekili dava dilekçesinde: Davalı ...’a --------- tarafından 03/06/1999 tarihinde ekli protokole göre devri yapılan -------- ŞTİ deki % 50 payın karşılığı olarak devredene ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen muhatabı --------- şubesi olup ---------hesap nolu 25/04/2000 keşide tarihli -------- çek nolu 50.000 DM miktarlı, 25/05/2000 keşide tarihli 50.000 DM miktarlı, 25/06/2000 keşide tarihli ----------çek nolu 50.000 DM miktarlı, 25/07/2000 keşide tarihli 50.000 DM miktarlı, protokolün 3. Maddesinden kaynaklanıp halen ödenmeyen bakiye 286.000 DM olmak üzere toplam 486.000 DM alacağın dava ihbar edilen --------- tarafından davacıya temlik edildiğini, davalıya -------- Noterliğinin 06/07/2004 tarih ---------- y. Nolu ihtarnamesi tebliğ edilmesine rağmen davalının bu ihtarname gereklerini yerine getirmediğini iddia ile müvekkiline temlik edilen toplam 686.000 DM den şimdilik 6 milyar TL’lik kısmının çeklerin keşide tarihinden protokolü ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve karşı davacılar cevap dilekçelerinde protokolün 2. Maddesinde müvekkilin 300.000 DM ödeyeceğini kabul etmiş ve buna ilişkin muhtelif çekler verdiğini, buna karşılık davacı 200.000 DM çek bedeli talep ederek 100.000 DM ödemeyi kabul ettiğini, ayrıca müvekkilin 500.000 DM’lik fason işçilik yapmayı kabul etmiş ise de, davacının tahsil edilmeyen 286.000 DM’yi istemekle, dolayısı ile 500.000 - 286.000 DM = 214.000 DM daha ödeme yapıldığını kabul ettiğini, bu şekilde kabul edilen ödemenin 100.000 DM + 214.000 DM olmak üzere toplam 314.000 DM olmakta olduğunu, temlik alanın sadece 486.000 DM’yi temlik almış olduğunu, dolayısı ile sözleşmenin feshini talep edemeyeceğini, 03/06/1999 tarihli sözleşmenin tarafı olan müvekkillerinin 03/06/1999 tarihli 7-8-9 maddelerine göre mukabil alacakları mevcut olup, Temlik eden edimlerini yerine getirmediğinden yani temlik eden bu borçları ifa etmedikçe müvekkillerinin BK 167 ve 81. Maddeleri uyarınca ödemezlik defini ileri sürebileceğini, bu nedenle takas definde bulunduklarını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ettiklerini, müvekkilinin 03/06/1999 tarihli sözleşmeden doğan temlik edene parasal borçlarının tamamen ödendiğini hatta fazla ödeme yapıldığını sözleşmenin 3. Maddesindeki 500.000 DM lik ödeme tutarının fason dikim borcunun temlik edenin 2001 yılı sonuna kadar ve dava tarihine kadar talep etmediğini ve fason dikim için malzeme göndermediğini, artık talep edemeyeceği olgusunun da değerlendirilmesini, talep edilen tüm alacağın zaman aşımına uğramış olduğunu iddia ile yerinde olmayan asıl davanın reddine ve karşılık dava olarak da davacı ... ile ---------- 6.000 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 13.07.2010 tarihli ve -------- E., --------- K. sayılı kararı ile davacı tarafça fason dikim borcunu yerine getirilmediğini ispatlayamadığı, fason dikim malzamesi gönderilmediğinden alacağın muaccel olmadığı, bu haliyle davalılar tarafından temlik edene karşı ileri sürülebilecek def'ilerin temlik alana da karşı ileri sürülebileceği, çeklere dayalı borçlardan davacını borçlarının mahsup edildiği, davalılar temlik edenden alacağı olduğunu ileri sürmüşse de temlik alan alacağı temlik aldığından bu alacağın temlik alan davacıdan istenemeyeceği, temlik edenin asıl davada davacı olmadığı ve karşı davanın da ancak davanın davacısına karşı açılabileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ... aleyhine açılmış kısmının reddine, karşı davanın davacı aleyhine açılması gerekirken dava dışı ---------- aleyhine açılmış olması nedeniyle sıfat yönünden reddine karar verilmiş olup karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.--------- Sayılı ilamı ile; uyuşmazlık ile ilgili konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekliliğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.Dosya mahkememizin ---------- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olunmuş ve bozma ilamına uyulmuştur.Bozma ilamı doğrultusunda davalı ve karşı davacı vekilinden açıklama istenmiş, yeniden 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve rapora davacı tarafın itirazı ve Yargıtay bozma ilamında sözü edilen bozma nedenleri karşılanmadığından ek rapor alınmıştır.Mahkememizin 28.10.2014 tarih, --------- E. ve --------- K. sayılı kararı ile; ihracaat bedelinin davacının temlik edeni --------- 214.000,00 DM'lik tutarındaki alacağına sayıldığı hususunda herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığı, protokolün 3. maddesinde yazılı 500.000,00 DM tutarındaki fason dikim borcunun yerine getirilebilmesi için öncelikle temlik edenin yada temlik alanın fason dikim için malzeme göndermesi gerektiği, fason dikimde malzemenin tamamen fason dikim isteyene ait olduğu, davacı taraf bu hususu ispat edemediğine göre ve davacının bu borcu ancak fason giyim malzemesi gönderdiği takdirde yerine getirebilecek durumda olduğuna göre buna ilişkin alacağın muaccel olmadığı, temlik eden ile temliktemlik eden ile temlik alan arasında düzenlenen 03.06.1999 tarihli protokolün karşılıklı edimler içerdiği, davacı temlik edeninin kendi edimini yerine getirmediği davalı taraftan da edimini yerine getirilmesinin beklenemeyeceğinin kabulü gerektiği, çek bedellerinin hisse devri ile ilgili olduğunun açık olduğu, çek bedellerinin hisse bedelinden daha yüksek olmasının tek başına çeklerin fason dikime ilişkin olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği, hayatın olağan akışına göre karşılıklı edimler içeren bir sözleşmede edimini yerine getirmeyen kişiye bir ödeme vasıtası olan çek verilmeyeceği, davacı tarafın hayatın olağan akışına aykırı olan bu iddiasını ispat etmesi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın reddine, karşı davanın davacı ... aleyhine açılmış bölümünün davacının temlik alacaklısı olması nedeniyle borçlarını devir almadığından bu nedenle de borçtan sorumlu tutulmayacağından reddine, karşı davanın davacı aleyhine açılması gerekirken dava dışı ---------- nedeniyle bu davalı aleyhine ayrı alacak dava hakkı saklı kalmak kaydı ile bu davada aleyhine açılmış davanın sıfat yönünden reddine karar verilmiş, davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.------- E. – --------- K. sayılı ilamı ile; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamı gereği yerine getirilmediğinden mahkemece konusunda uzman akademisyenlerden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan öncelikle tarafların kabulünde olan ve fason üretime ilişkin olduğu anlaşılan davalı şirket tarafından yapılan dış satımın, hisse devir protokolünde belirlendiği şekliyle davacının temlik edenine veya onun belirlediği bir kişi lehine yapılıp yapılmadığı hususunun açıkça ortaya konulmasının sağlanması, ayrıca bu satım sonucu belirlenen alacağın davalı defterinde neden hala dava dışı yabancı şirketten alacak olarak göründüğünün belirlenmesi, bu fason üretim bedelinin davacının temlik edeni tarafından alınmasının temlik eden yararına yapılmış bir fason üretim olduğu yönünde bir karine teşkil edip etmeyeceği, ayrıca 200.000,00 DM tutarındaki çeklerin hala neden davacı tarafın elinde bulunduğu hususlarında hüküm kurmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bir rapor alınmasına işaret edilerek bozulmuştur. Dosya mahkememizin --------- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olunmuş ve bozma ilamına uyulmuştur.
Bozma ilamına binaen mahkememizce alanında uzman bir gümrük ve taşıma uzmanı bir tekstil mühendisi bir mali müşavir ve bir akademisyen bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmıştır.
Mahkememizin 12/10/2021 tarih -------- E --------- K sayılı kararı ile; dava dışı-------- şirketinin yetkilisi ---------- ---------- ---------- Bölge Mahkemesinde tanık olarak dinlendiği, toplam 219.551,00 DM tutarındaki 05.07.2000 tarihli------- ve ----------nolu fatura konusu ürünlerin malzemelerinin davalı ---------- Şti. tarafından --------- tedarik edilerek dikilip -------- gönderildiğini, davalının yaptığı işlemin fason işlem olmadığını, ürünler ---------- kendisine geldiğinde ---------- avukatlarının geçici tedbir kararı aldırarak davalının teslim etmiş olduğu pantolonlara el koyduğunu ve pantolonları sattığını ve gelirini --------- aldığı yönünde beyanda bulunduğu, davalı ...'ın 03.06.1999 tarihli protokolün 2 nci maddesi gereği --------- hissesini satın almak için vermiş olduğu 4 çek karşılığı 200.000,00 DM temlik alan ...'e borçlu olduğu, ancak ----------- davalının ---------- şirketine satmış olduğu 219.551,00 DM tutarındaki pantolonlara el koyarak sattığından davalı tarafın --------- 219.551,00 DM alacaklı olduğu, davalı alacağının ise borcundan mahsubu sonrası davalının --------- 219.551 - 200.000 = 19.551,00 DM alacaklı olduğu, mahsuplaşma sonrası davalıların ----------- borcu kalmadığı, hatta davalının 19.551,00 DM alacaklı olduğu, 03.06.1999 tarihli protokolün 2 nci maddesi gereği --------- temlik hakkının karşılığı olarak verdiği çeklerin davalılara iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine, karşı davanın ise mahkemenin önceki kararının karşı dava yönünden temyiz edilmemesi ve buna bağlı olarak kesinleşmiş olduğundan karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
--------- sayılı ilamı ile; Temlik eden ----------- ile davalılar arasında 03.06.1999 tarihinde yapılan ve ibralaşmayı da öngören protokolden anlaşıldığına göre somut olayda temlik eden ---------- davalı --------- Şti.'ndeki hisselerini diğer davalı ...'a satmış olup 300.000,00 DM'lik hisse satış bedelinin 100.000,00 DM'si peşin 200.000,00 DM'si içinse dört adet çek verilmiş ayrıca 500.000,00 DM fason işçiliğin davalılar tarafından ------------ ya da onun belirleyeceği kişiye 2001 yılı sonuna kadar bedelsiz fason üretim yapılması kararlaştırıldığını bundan sonra davalı taraf yurt dışında 3. kişiye 05.07.2000 tarihinde 219.551,00 DM'lik mal satmış temlik eden ----------- ise bu satışı öğrenince satış bedeli üzerine tedbir koydurarak alacağına mahsuben satış bedelini aldığını, akabinde ---------- 11.06.2004 tarihinde hisse satışından doğan alacağının 200.000,00 DM'sine karşılık dört adet çek ile davalıların bedelsiz yapmayı taahhüt ettikleri fason üretim bedelinin 286.000,00 DM'lik kısmını (fason üretimden kaynaklanan alacağını) davacıya temlik ettiğini, ancak söz konusu fason üretimin davacıya yapılmadığı gibi çek bedellerinin de ödenmediğinin anlaşıldığını bu durumda, davacının, kendisine temlik edilen fason üretim bedeli ile ödenmeyen çek bedellerini talep hakkının sözleşme uyarınca doğduğunun kabulü gerektiğini çek bedelleri yönünden (tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde) ve diğer talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı işaret edilerek karar bozulmuştur.
Karar düzeltme isteminin de reddi üzerine yargılamaya Mahkememizin işbu esası üzerinden devam olunmuştur.
Dava, davacıya temlik edilen, limited şirket hisse devir bedeli ile devir sözleşmesinin 3. maddesinde kararlaştırılan fason işçilik yükümlülüğüne uyulmamasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama neticesinde Mahkememizin önceki kararında direnilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
Karar ---------gönderilmiş olup ------- Esas -------- Karar 25.06.2025 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Dosya mahkememizin -------- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.Tüm dosya kapsamı yasal deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; “O hâlde mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.” şeklindeki bozması dikkate alınarak yeniden yapılan inceleme neticesinde Tüm dosya kapsamı yasal deliller hep birlikte değerlendirildiğinde Yargıtay 3.kişi ile yapılan işlemin fason ilişki olduğuna karar vermiş ise de --------- --------- Bölge Mahkeme'sinde tanık olarak dinlenmiş ve tanık “Toplam 219.551 DM tutarındaki 05.07.2000 tarihli --------- ve ----------- nolu faturalar konusu ürünlerin malzemelerinin davalı ----------Şti. tarafından ---------- tedarik edilerek dikiip --------- gönderildiğini, davalının yaptığı işlemin fason işlem olmadığını…” beyan etmiş yine alınan bilirkişi raporları ile ilişkinin fason ilişki olmadığı tespit edilmiş olup ...'ın 03.06.1999 tarihli protokolün 2.maddesi gereği ---------- hissesini satın almak için vermiş olduğu 4 çek karşılığı 200.000 DM temlik alan ...'e borçlu olduğu Ancak --------, davalının --------- şirketine satmış olduğu 219.551 DM tutarındaki pantolonlara el koyarak sattığından davalı tarafın, ----------- 219.551 DM alacaklı olduğu, davalı alacağının ise borcundan mahsubu sonrası davalının ---------- 219.551 — 200.000 19.551 DM alacaklı olduğu, mahsuplaşma sonrası davalıların ---------- borcu kalmadığı, hatta davalı 19.551 DM alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmekle, Mahkememizin 12/10/2021 tarih ve --------- Esas ---------- Karar sayılı dosyasında esas dava yönünden verilen kararda direnilmesine karar verilmiştir.Son olarak karşı dava mahkememizin --------- Esas ---------- Karar sayılı kararında verilen temyiz edilmemesi ve buna bağlı olarak kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin 12/10/2021 tarih ve --------- Esas --------- Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,
2-Asıl dava yönünden davanın ispatlanamaması nedeni ile REDDİNE,
3-Karşı dava yönünden verilen kararın kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 81,00 TL harç ve 1.538,47 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan harçtan mahsubu kalan 1.004,07 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/12/2025