ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/682 Esas - 2025/1017
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KATİP: ......
DAVACI: ......
DAVACI VEKİLİ: AV. ......
DAVALI: ......
İtirazın iptali
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında 29/03/2025 tarihli ...... gereğince 29/03/2025 tarihli fatura ile ...... model ...... marka otomobilin indirimli olarak davacı tarafından davalıya satıldığını, ...... 3. maddesi ile davalının ...... yararlanmak suretiyle satın aldığı aracı piyasada yeniden satma amacının olmadığını, aracı tescil tarihinden itibaren 6 ay geçmeden ve araç 10.000 km yol kat etmeden üçüncü kişilere satmayacağını, taahhüdünü ihlal etmesi durumunda 31.288,99 TL olarak belirlenen cezai şartı ödeyeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, davalının aracı 03/08/2023 tarihinde üçüncü kişiye sattığını, davalının cezai şart bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için ...... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde 29/03/2023 tarihli, ... başlıklı, davalının ticaret unvanı ile yetkisinin imzası bulunan, 3.1. maddesinde davalının özel indirimden yararlanmak için bu taahhütnamesi imzaladığı, 3.2. maddesinde “Ek-A1'da detayları belirtilen aracı/araçları şirketimiz faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın aldığımızı, özel indirimi ile satın almış olduğumuz bu araçları yeni yada kullanılmış durumda üçüncü kişilere satmak suretiyle gelir elde etme yada özel indirimleri üçüncü kişilere kullandırma amacımız olmadığını beyan ve taahhüt ederiz”, 3.3. maddesinde “Satın aldığımız araçları, (a) araçları trafik sicilde kendi adımıza tescil etmeden üçüncü kişilere devretmemiz veya (b) araçların trafik tescil tarihinden itibaren 6 (altı) ay geçmeden üçüncü kişilere satmamız ve (c) araçlar 10.000 km yol kat etmeden araçları üçüncü kişilere satmamız halinde ilgili araç için Ek-A'da belirtilen cezai şart bedelini 15 (on beş) GÜN içerisinde bayi'ye ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz.” hükümleri yer alan, EK-A Araç Bilgileri ve Cezai Şart Tutarı başlıklı belgede ... şasi numaralı araç için cezai şart bedelinin 31.288,99 TL'nin belirlendiği taahhütnameyi, davacının davalı adına düzenlediği 29/03/2023 tarihli 1.017.105,40 TL tutarlı faturayı, ...... kaydını sunmuştur.
...... getirilen ...... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 08/04/2025 tarihinde, 29/03/2023 tarihli ...... aykırı davranılması nedeni ile cezai bedeli 31.288,99 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 16/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 22/04/2025 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Uyap'tan alınan pasif araç sorgusuna göre ... şasi numaralı araç 30/03/2023 tarihinde davacı tarafından davalıya, 03/08/2023 tarihinde ise davalı tarafından ... Şirketine satılmıştır.
Dava, davalının ... uymamasından doğan ceza koşulunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı ile aralarında araç satışı sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşme kapsamında satış bedelinde indirim yapılması karşılığında davalının 29/03/2023 tarihli ... başlıklı taahhütname ile satın aldığı aracı tescil tarihinden itibaren 6 ay geçmeden üçüncü kişilere satmamayı, aksi takdirde 31.288,99 TL cezai şartı ödemesi taahhüt ettiği, davalının aracı 03/08/2023 tarihinde üçüncü kişiye sattığı, cezai şartın ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davaya cevap vermemiştir.
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, aralarında satım sözleşmesi bulunup bulunmadığı, davacının edimini sözleşmeye uygun olarak ifa edip etmediği, davalının 29/03/2023 tarihli ... başlıklı taahhütnameye uyup uymadığı, davacının ceza koşulu bedeli talep hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı, buna bağlı olarak davacının dava konusu icra takibinde talep ettiği tutarda alacağının olup olmadığı ve davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarındadır.
Türk Borçlar Kanununun 26. maddesi gereğince taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler, 27. maddesi gereğince kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez, ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.
Türk Borçlar Kanununun 179. maddesindeki ceza koşulu ile ilgili hüküm şöyledir;
“Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.”.
Davacı ile davalı arasındaki araç satış sözleşmesi kapsamında davalının satış bedelinde indirim yapılması karşılığında belirli süre aracı satmamayı taahhüt etmesinin sözleşme serbestisine göre olanaklı olması ve Türk Borçlar Kanununun 27. maddesindeki kesin hükümsüzlük sebeplerinin bulunmaması nedenleri ile davalının dava konusu taahhüdü geçerli kabul edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak satış sözleşmesini ve davalının taahhütnamesine uymadığını ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında araç satışı sözleşmesi kurulduğu, davacının bu sözleşmeye göre ... şasi numaralı aracı indirimli olarak 30/03/2023 tarihinde davalı sattığı, davalının 29/03/2025 tarihli ... ile satın aldığı aracı piyasada yeniden satma amacının olmadığını, aracı tescil tarihinden itibaren 6 ay geçmeden üçüncü kişilere satmamayı, taahhüdünü ihlal etmesi durumunda 31.288,99 TL ceza koşulu ödemeyi kabul ettiği, davalının 30/03/2023 tarihinde adına tescil edilen aracı 03/08/2023 tarihinde ... Şirketine sattığı, davacının ceza koşulu talep etmesi için belirlenen şartların oluştuğu, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 31.288,99 TL alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ...... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının icra takibine konu alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanununun 202. maddesinin 1. fıkrasına göre sunduğu ......, davalı adına düzenlediği 29/03/2023 tarihli 1.017.105,40 TL tutarlı ile Uyap'tan alınan pasif araç sorgusuna göre ... şasi numaralı aracın 30/03/2023 tarihinde davacı tarafından davalıya, 03/08/2023 tarihinde ise davalı tarafından ... Şirketine satılması ile ispatladığı, davalının icra takibine itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu olan vakıayı sunduğu deliller ile ispatlaması nedeni ile davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, ...... ile belirli olan dava konusu alacağın tutarının likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının ...... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin DEVAMINA,
Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 6.257,79 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 2.137,35 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 1.521,95 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, 1 adet vekalet harcı 87,50 TL, 1 adet vekalet pulu 138,00 TL, dosya-posta gideri 55,00 TL olmak üzere toplam 1.511,30 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 31.288,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp ...... tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.23/12/2025