İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "31.08.2024 tarihinde saat 00: 00 sularında davalı ... kontrolündeki ... plaka numaralı araç süratli bir şekilde seyir halindeyken, müvekkilin maliki olduğu ... plaka numaralı araç ...'a girmek için yola yavaşça yaklaştığı esnada müvekkilin aracına çarpmış ve bu çarpma neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından dolayı müvekkilin maliki olduğu ... plaka numaralı araç hasar görmüştür. Taraflarca tutulan bu tutanaktan sonra kaza mahaline gelen polis memurları sürücülerin alkol raporlarını alarak trafik kaza tespit tutanağı tanzim etmiştir. Alkol raporunda müvekkilin aracının sürücüsü ...'ün 0,00 promil, davalı sürücü ...'in ise 1,41 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ... ile davalı ... tarafından hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında; davalı ... müvekilin aracını son anda görerek frene bastığını, kazanın yaşandığı, ... ise ...'a girmek için yola yavaşça yaklaşırken hılıca gelen arabanın duran aracın ön tarafına vurduğunu ifade etmiştir.
Görüldüğü üzere taraflarca hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında davalı ...'in müvekkilin aracına çarptığı imza altına alınmasına rağmen polis memurları tarafından hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında tam aksine davacı müvekkilin aracının sürücüsünün davalıya çarptığı tutanak altına alınmıştır.Aracı hasar gören müvekkil, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi hasarın giderilmesi amacıyla ...A.Ş.(V.N. ...) isimli yetkili servise başvurmuş ve serviste dava konusu aracın onarımı yapılmıştır. Ancak davacı yanın maliki olduğu araçta meydana gelen hasar nedeniyle söz konusu araç değer kaybetmiş olup buna ek olarak müvekkil aracının 38 gün serviste tamirde kalması nedeniyle araçtan mahrum kalmıştır.
Bunun üzerine oluşan zararların tazmini istemiyle tarafımızca davalı yanın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta'dan talepte bulunulmuştur. Tarafımızca yapılan bu başvuruya ilişkin sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmamış olup müvekkilin aracında oluşan değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini sağlamak amacıyla huzurdaki davanın açılması zarureti doğmuştur.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında müvekkilin aracının uğramış olduğu değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek davalılardan tanzimine ve müvekkilin aracının serviste kaldığı süre boyunca uğramış olduğu mahrumiyet nedeniyle araç mahurmiyet bedelinin davalı sürücüden tanzimine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;" Davacının aracının %100 kusurlu olması nedeniyle, davacının ihtiyari mali mesuliyet sigortası olan Kasko şirketi de davacının aracının kusurlu olması nedeniyle davacının aracının onarımını yapmasına rağmen müvekkil şirketimize karşı rücu talebinde bulunmamıştır. Bu nedenlerle davacının aracının kusurlu olduğu kazada müvekkil şirketimizin ödemesi gereken bir değer kaybı ödemesi bulunmamaktadır.
Bir diğer husus ise müvekkil şirket sigortalısının kusurunun değişmesi halinde, kasko şirketinin rücu başvurusuna karşı olumlu cevap verme zorunluluğudur. Bu nedenlerle halihazırda müvekkil şirket sigortalısının kusuru bulunmadığından ödeme itirazında bulunma imkanımız bulunmamaktadır. Ancak yargılamanın her aşamasında böyle bir durumun gerçekleşme ihtimaline karşı ödeme itirazında bulunma hakkımızı saklı tutmaktayız.
Her ne kadar kusur değişmeyecekte olsa, davacının başvurduğu aracın daha önce aynı bölgeden hasar alıp almadığının, hasar sorgu raporu ile tespiti gerekmektedir. Söz konusu eski hasarların incelenmeksizin karar verilemeyecektir.
Davacı taraf aracın daha önceki hasarı, aracın kilometresi, aracın yaşı ile ilgili olarak mahkemenize bir delil sunmadığından ötürü eksik başvurusunun neticelendirilmesi mümkün değildir.
Bu nedenlerle de davasının reddini..." talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı dava dilekçesinde izah ettiği vakıaya ilişkin olarak davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise söz konusu kasko sigorta poliçesinin kapsamında davacının tazmini talep ettiği alacağa dayanak rizikonun bulunup bulunmadığının (değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli) incelenmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında davacının aracında kasko sigortası mevcut ise ve söz konusu kasko sigortasının kapsamında davacının tazmin talebine dayanak alacak kalemlerine ilişkin riziko kasko sigortasının kapsamında ise davacının işbu davayı açmaya ehliyeti bulunmamaktadır. İlgili durum açıkça aktif husumet yokluğu oluşturacaktır. Bu vesile ile Sayın Mahkemeniz'den davacının sahip olduğu aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ederim.İşbu ihtilaf kapsamında davacının dava dilekçesinde iddia ettiği vakıaya ilişkin olarak olay mahalline kolluk birimi gelmiş ve kolluk marifeti ile tutanak tutulmuştur. Bu vesile ile taraflar arasında tutulan harici tutanağın herhangi bir hukuki vasfı bulunmamaktadır. Söz konusu ihtilafa dayanak olabilecek hukuki dünya var olan tek tutanak kolluk marifeti ile tutulan kaza tespit tutanağıdır. Kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında, davacının sahip olduğu araç sevk ve idare eden şahsın "DUR" levhasına uymadığı, bu trafik ihlali sebebi ile kazanın gerçekleştiği şüphesiz ortaya konmuştur. Son kertede işbu ihtilaf kapsamında davacının belirsiz alacak mı yoksa kısmı alacak davası mı açtığının açıklatılması gerekmektedir. Bu usul eksikliğinin akabinde davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise söz konusu kasko sigorta poliçesinin kapsamında davacının tazmini talep ettiği alacağa dayanak rizikonun bulunup bulunmadığının (değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli) incelenmesi gerekmektedir. Neticeten esasa ilişkin ihtilafa konu vakıa ile alkol arasında illiyet bulunmadığından ve bu vesile ile tarafıma atfedilecek bir kusur mevzubahis olmadığından davanın tarafıma ilişkin yekun olarak reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Davalı ... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak 31/08/2024 tarihinde ... ve ... plakalı araçların karıştığı kazaya dair hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... ve ... plakalı araçların karıştığı 31/08/2024 tarihli kazaya ait hasar bilgilerinin ve ... plaka sayılı aracın tramer bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
İlgili Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 31/08/2024 tarihinde " ... ve ..." plaka sayılı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile varsa mobese görüntülerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
...'e müzekkere yazılarak ... plakalı araca ait TÜM muayene kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
...A.Ş.(V.N: ...)'ye müzekkere yazılarak, davacıya ait ... plaka sayılı aracın 31/08/2024 tarihli kaza nedeniyle yapılan tamirat işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin 17/06/2025 tarihli celsesinde; taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150/3. Maddesi gereğince 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilince 17/06/2025 tarihli dilekçe ile yenilenmekle; Davanın kaldığı yerden devamına, yenileme talebinde bulunana duruşma gününün, karşı tarafa duruşma günü ve yenileme dilekçesinin tebliğine karar verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nün 07/04/2025 tarihli müzekkere cevabında ... plaka sayılı aracın tramer bilgilerinde yer alan sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak hasar dosyalarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne ve İskele Polis Merkezi Amirliğine müzekkere yazılarak ... tarihinde " ... ve ..." plaka sayılı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin mobese görüntülerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Ara karar ikmal edildiğinde dosyanın trafik kazalarında kusur tespitinde uzman bir trafik bilirkişisi ve bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek dosya kapsamı itibariyle kazada kusur durumunun oransal olarak tespiti ile kaza nedeniyle davacı yanın değer kaybına ve araç mahrumiyet bedeline dair alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitinin yapılmasına dair rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
... plakalı ve ... plakalı araçların sahiplik bilgisini UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 19/11/2025 tarihli raporlarında özetle; "Dava konusu kazada; ...plakalı otomobil sürücüsü ...'ün YÜZDEYÜZ) oranında kusurlu, ...plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'in kusursuz duğu değerlendirmesinin yapıldığı, aracın değer kaybının 160.250,00 TL olduğu, aracın onarım süresinin 14 gün olup 3.000 TL araç kiralama bedeline göre toplamda 42.000 TL hak mahrumiyetinin olduğu..." rapor edilmiştir.
Dava; 31/08/2024 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta'nın ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle davalı sürücünün kusurlu olduğundan bahisle davacı nezdinde değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı meydana geldiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ile dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 31/08/2024 tarihinde davacı adına kayıtlı, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta'nın ZMMS sigortacısı olduğu ... aracın trafik kazasına karıştığı, davacının davalı ...'in meydana gelen kazada kusurlu olduğunu iddia ettiği, bu nedenle davalılardan maddi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 08/07/2025 tarihli celse 3 nolu ara karar uyarınca dosya kapsamı itibariyle kazada kusur durumunun oransal olarak tespiti ile kaza nedeniyle davacı yanın değer kaybına ve araç mahrumiyet bedeline dair alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitinin yapılmasına dair rapor hazırlanması için dosyanın trafik kazalarında kusur tespitinde uzman bir trafik bilirkişisi ve bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler, 19/11/2025 tarihli raporlarında dava konusu kazada; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün YÜZDEYÜZ oranında kusurlu,...plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'in kusursuz olduğu, aracın değer kaybının 160.250,00 TL olduğu, aracın onarım süresinin 14 gün olup 3.000 TL araç kiralama bedeline göre toplamda 42.000 TL hak mahrumiyetinin olduğu yönünde tespitte bulunduğu görülmüştür. Rapor taraflara tebliğ edilmiş; davacı vekili rapora itiraz dilekçesi sunmuş ise de; davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin...E., ... K. sayılı kararına atıf yapılmış ise de Dairenin böyle bir kararının mevcut olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ... K. sayılı kararına atıf yapılmış ise de kararın trafik kazasına ilişkin olmayıp markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ...E., ...K. sayılı kararına, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin ... E., ...K. Sayılı kararına, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E., ... K. sayılı kararına, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı kararına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun... E.,...K. sayılı kararına ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı kararına atıf yapılmış ise de bu esas ve karar numarasıyla kararların mevcut olmadığı, ...K. Sayılı kararın ise ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin ... K. sayılı kararına atıf yapılmış ise de, kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderme kararı olduğu; atıf yapılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin ...K. Kararının kesinlik sınırına ilişkin olduğu, atıf yapılan Yargıtay 11. HD ... K. Kararının marka hakkına tecavüze ilişkin olduğu, atıf yapılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı kararında “Polis tutanağı, kazanın gerçek dinamiğini yansıtmayan, olay yerinde teknik inceleme içermeyen basit bir tespitten ibarettir; bu tutanak esas alınarak kusur belirlenmesi eksik incelemedir.” şeklinde bir cümle yer almadığı; bu nedenle somut olayda uygulanmalarının mümkün olmadıkları; her ne kadar mobese görüntülerinin incelenmemesi sebebiyle raporun eksik olduğu beyan edilmiş ise de 16/07/2025 tarihli ... İlçe Emniyet Müdürlüğü İskele Polis Merkezi Amirliğinin 16/07/2025 tarihli müzekkere cevabında kamera görüntülerinin mevcut olmadığının belirtildiği, bu nedenle raporda eksiklik olmadığı kanaati ile 19/11/2025 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere “...Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan ATK ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 13.09.2017 tarihli raporunda davalı sürücü ...’ın yönetimindeki ambulans ile seyri sırasında seyir istikametine göre yolun sol tarafından orta refüj üzerinden kontrolsüz ve aniden yola giren yaya ...’e çarptığı, kazanın ani şekilde olduğu, mahal şartları ve CD çözüm tutanağı dikkate alındığında, davalı ...’a atfı kabil kusur bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Olayın gece saati 22: 15 sıralarında karanlıkta ve aniden meydana gelmesi, davacılar murisinin dava dışı kişiler tarafından kovalanması sonucu yola atlaması gözetildiğinde, dosyada bulunan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur raporunun oluşa uygun olup, bu haliyle davalı sürücünün kusursuz olduğu kabul edilerek davalı tarafın sorumlu tutulmaması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince davalı sürücünün (2/8) oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğu ve sorumlu tutulmaması gerektiği halde sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Anılan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.”
Aynı yöndeki Kayseri BAM 3. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamında da "... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma,... Karar sayılı sürücünün kusursuz olması nedeniyle verilen takipsizlik kararı, takipsizlik kararına dayanak alınan Adli Tıp Kurumu, ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 04/12/2013 tarihli raporunda davalının sigortaladığı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun belirtilmesi de nazara alındığında bu tespitlerle ve dosya kapsamıyla uyumlu, tekniğine uygun, yeterli ve denetime elverişli şekilde hazırlanan Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2021 tarihli raporuna itibar edilerek, dava konusu kazada davalı tarafın kusursuz olduğu anlaşıldığına göre meydana gelen maddi zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla da davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının anılan hususlara değinen istinaf istemi yerinde değildir...".
Emsal içtihatlar, tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, olay anında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu dikkate alınarak; 31/08/2024 tarihinde davacı adına kayıtlı, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta'nın ZMMS sigortacısı olduğu ... aracın trafik kazasına karıştığı, her ne kadar davacı tarafça davalı ...'in meydana gelen kazada kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de; mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'e hitaben “DUR” işaret levhasına rağmen kavşağa girmesi neticesinde aracının ön kısımlarıyla; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ün; kendisine hitaben “DUR” işaret levhasının gereği ilk geçiş hakkını tramvay yolu olması nedeniyle aracını durdurarak ana yol konumundaki ... Sokağın diğer kolundan gelen araçlara vererek emniyetle geçmelerini bekledikten sonra kavşağa girmesi gerekirken dikkatsiz ve özensiz davranarak kavşağa girmesi neticesinde, aracının ön kısımlarıyla tramvay yolu olan ... Sokaktan seyirle gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasara sebebiyet vermesi nedeniyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun; Madde 47/c,d; Madde 52/a, Madde 57/a ile Madde 84/h kurallarına riayet etmediğinden dolayı kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'in; kazanın; ...'ün kavşaktaki “DUR” levhasına uymaması nedeniyle meydana geldiği, bahse konu olayda kusursuz olduğunun tespit edildiği; bilirkişinin rapordaki tespitinin kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur tespiti ile uyumlu olduğu gözetilerek; davaya konu edilen kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsü ...'ün % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı, bu nedenle davalıların davacının zararından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 2.000,00 TL üzerinden hesaplanan (tek) 2.000,00 TL'nin davacıdan alınarak 1/2 oranında davalılara verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 16/12/2025