İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ Şirketinin, yurt içi ve yurt dışında sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren saygın bir sigorta şirketi olduğunu, bu kapsamda mülkiyeti dava dışı sigortalı --- ait---plakalı aracın ------- poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı aracın, sigortalının dava konusu kazanın gerçekleştiği tarihte ikametgah adresi olan ----- Sitesi'nde mantolama çalışması yapıldığını, bu sırada sigortalı aracın ---- Sitesi'nin açık otoparkında park halinde bulunduğunu, ---- Sitesi'nde gerekli önlemleri almadan mantolama çalışması yapan ekibin mantolamanın bittiği sırada iskeleleri sökerken ipin koptuğunu ve sigortalı aracın hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz çalışması ile normal kullanım sırasında toprak altına gömülmüş olan elektrik kablolarının hasar sırasında toprak üstüne çıktığı, standartlara uygun olarak kanal kazılması, toprak altına alınması ve izolasyon sağlayacak şekilde kum ve betonla kapanması (tranşe işlemi) gerektiğinin tespit edildiğini, gerçekleşen kaza sebebiyle sigortalı araç nezdinde maddi hasar meydana geldiğini ve sigortalı araçtaki bu hasarın giderilmesi bakımından müvekkili şirket tarafından sigortalıya 02.05.2023 tarihinde 6.501,64 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından ödenen tutarın faizi ile birlikte rücuen tazmini için ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinden gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı tarafça borca ve yetkiye itirazda bulunulduğunu, taraflarınca icra dosyasının ---- İcra Dairelerine gönderildiğini, ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra dosyasında düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun borca itirazı üzerine icra dosyasının durdurulduğunu, sigortalının, gerçekleşme ihtimaline karşı sigorta sözleşmesi yaptığı rizikonun üçüncü bir şahsın haksız fiili sonucu meydana gelmesi durumunda meydana gelen zararını haksız fiil failinden talep edebileceği gibi sigorta sözleşmesine dayanarak sigortacıdan da talep edebileceğini, eğer sigortalı sigorta tazminatını almayı tercih ederse sigortalının haksız fiil failine karşı olan bu talep ve dava hakkı sigortacıya intikal edeceğini, sigortacının sigortalıya halef olacağını, ----- tüm bu nedenler ve mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra dosyasında yer alan borcu bakımından teminatsız olarak veyahut Mahkemece takdir edeceği teminat miktarı ile taşınırları, taşınmazları, banka hesapları ve malvarlığı üzerinde ----- İcra Dairesinin--- esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının ---- İcra Dairesinin------ esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, davalı borçlunun borca yapmış olduğu itirazının haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle takip miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
davacı tarafından genişletilmiş kasko sigortası kapsamında sigortalanan aracın zarar görmesi sebebiyle davacı tarafından ödenen bedelin sigortalıya halef olunması sebebiyle davalıya rücu edilmesi için başlatılan --- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. ----- İcra Müdürlüğü'nün ----esas sayılı icra dosyasında; borçlu ----- Şirketi'nin yürütmekte olduğu dış cephe montalama çalışmasında, ---- numaralı poliçe ile alacaklı şirket nezdinde Kara Taşıtları Kasko Sigortası bulunan -----plaka numaralı araca iskele parçalarının düşmesi ile verdiği hasar sebebiyle, hak sahibine ödenmiş olan toplam 14.201,64 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi birlikte 14.201,64 TL asıl alacak ve 514,76 TL faiz olmak üzere toplam 14.716,40 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilmiştir.
Davacı tarafça dosyaya sunulan takibin dayanağı belgede; --- plakalı aracın ----- numaralı poliçe ile 27.09.2022 tarihi ile 27.09.2023 tarihi arasında genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanmıştır. ---plakalı araç, dava dışı --- ait olup araç ------ olup kullanım amacı hususidir.
TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.
Davacı tarafça sigortalanan aracın kullanımının hususi olması ve araç malikinin tacir olmaması dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin ---- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.