İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, uzun süredir taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olup işbu sektörde başarılı ve öncü şirketlerin başında gelmekte olduğunu, alanında büyük ve öncü firmaların başında gelmesi sebebiyle Türkiye'nin dört bir yanında taşımacılık faaliyetleri gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketle olan anlaşması üzerine davalı şirkete birçok kez nakliye hizmeti vermiş olduğunu, müvekkilinin kendisine ait edimlerini yerine getirmiş, teslime ilişkin evraklar düzenlenmiş ve işbu nakliyelere ilişkin olarak davalıya faturalar tanzim etmiş olduğunu, buna rağmen davalı şirketin edimlerini yerine getirmemiş olduğunu, müvekkili şirketin, davalının edimini yerine getirmesi için davalı ile yazılı ve sözlü olarak defalarca iletişime geçmesine rağmen yine de bir sonuç alamamış olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirkete olan borçlarını ödememesi sebebiyle icra takibi ikame edilmiş olduğunu, davalı şirketin söz konusu icra takibine yapmış olduğu itirazın kötü niyetli ve müvekkilini mağdur etmeye yönelik olduğunu, zira düzenlenen irsaliyeler ve faturalarda da davalının borçlu olduğunun aşikar olduğunu, ayrıca davalının tanzim edilen faturalara da itiraz etmemiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete vermiş olduğu hizmete karşılık olarak "... nolu, 11.09.2023 tarihli, 421,48 Euro bedelli fatura, ... nolu, 18.09.2023 tarihli, 868,68 Euro bedelli fatura, ... nolu, 25.09.2023 tarihli, 550,25 Euro bedelli fatura, ... nolu, 02.10.2023 tarihli, 529,83 Euro bedelli fatura, ... nolu, 06.11.2023 tarihli, 845,34 Euro bedelli fatura, ... nolu, 30.11.2023 tarihli, 432,81 Euro bedelli fatura, ..... nolu, 04.12.2023 tarihli, 749,55 Euro bedelli fatura, ... nolu, 11.12.2023 tarihli, 630,00 Euro bedelli fatura, ... nolu, 29.12.2023 tarihli, 449,19 Euro bedelli fatura, ... nolu, 05.01.2024 tarihli, 260,00 Euro bedelli fatura, ... nolu, 22.01.2024 tarihli, 313,00 Euro bedelli fatura"lar tanzim edilmiş olup işbu faturaların hiçbirinin hala ödenmemiş olduğunu, ... nolu, 11.09.2023 tarihli, 421,48 Euro bedelli faturanın davalı tarafından bir kısmının ödenmiş olup bakiye borç miktarı 94,80 Euro' olduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin - ... Esas sayılı dosyasına konu borcun kaynağı olan faturaların ödenmemesi sonucunda davalıdan tüm ödemelerin yapılmasının talep edilmiş ve davalı/borçlunun mesnetsiz, haksız, ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, dava şartı arabulucuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı tarafın, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen yapması gereken ve anlaşılan işleri yerine getirmemesi sonucunda müvekkili üzerinden haksız kazanç sağlamasında hukuki bir yarar bulunmadığını, dolayısıyla somut olayda rehin temin edilmemiş ve muaccel hale gelmiş bir alacak bulunduğunu ve yaklaşık ispat koşullarının da oluştuğunu, huzurdaki davanın alacak davası niteliğinde olduğu ve yargılamanın uzun sürebileceği ihtimali göz önüne alındığında, davalı/borçlunun mal kaçırma tehlikesinin bulunduğunu, keza haricen edindikleri bilgilerde, davalının sadece müvekkiline karşı değil başkaca gerçek ve tüzel kişilere olan borçlarını da ödemediğini öğrenmiş bulunduklarını, davalının piyasaya borçlanmaya başladığı ve mal kaçırma ihtimalinin her geçen gün arttığını, zira davalının mevcudunda bulunan malları elinden çıkaracağına dair duyumlar alınmış olup yaklaşık ispat şartlarını sağlayan alacak nedeniyle davalının harca esas değer miktarı kadar malvarlığına(menkul, gayrimenkul, 3.kişilerdeki hak ve alacakları vb.) ihtiyati haciz konulması gerektiğini, aksi halde dava sonunda verilecek hükmün sonuçlarının semeresiz kalmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının malvarlığının sorgulamasının yapılarak kaydına rastlanılan ve davalıya ait araç, taşınmaz ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız, gerek görüldüğü takdirde dava değeri üzerinden belirlenecek olan teminat ile ihtiyati haciz/tedbir konulmasını talep ediyor olduklarını beyanla; öncelikle, mahkememizce kurulacak ara karar ile müvekkilinin alacağının semeresiz kalma ihtimali nedeniyle davalının malvarlığının harca esas değer miktarı kadar teminatsız ihtiyati haczine, davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek 1 yıl ve daha uzun vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi ile birlikte tahsiline, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.

Dava, taşıma işi nedeni ile düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 5.943,44 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 20/10/2025 günü saat 14: 30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 10/11/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın 2023-2024 yılı defterlerini yasal süre içerisinde noter huzurunda
tasdik ettirildiğinin, 2025/6 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi
Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiğinin, defterlerin davanın esasını kapsayan
kısımların birbiriyle uyumlu olduğunun ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğunun, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğunun değerlendirilmiş olduğunu, defterlerin kesin
delil niteliği taşıması hususunun ise mahkememiz takdirinde olduğunu, inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebinin de
dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülememiş olduğunu, davacıyla davalı arasında yazılı sözleşme olmasa da davacının davalının ürün taşıma hizmetini üstlendiğinin, dosyadaki faturalar ve gümrük
beyannamesi üzerinden görülmüş olduğunu, davacının taşıma hizmete istinaden fatura
düzenleyip bedeli yansıttığının, faturaların davalıya e-ticari fatura olarak gönderildiğinin, elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter
huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de
bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülmüş olduğunu, davalının dosyaya istenen 2023 yılı karşılaştırmalı BA formunda davacı adına 20
adet 334.542,42 TL fatura beyan ve bildiriminde bulunduğunun görülmüş olduğunu, davacı ve
davalının beyan tutarlarının bire bir örtüşmekte olduğunu, davacının alacağını oluşturan tüm
faturaların davalıca bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiğinin görülmüş olduğunu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2023-2024 yılı ve 2025/6 dönemi defter
ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediğinin, raporun denetim
ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra
07.03.2025 icra takip tarihi itibariyle 189.134,81 TL/5.723,45 Euro defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünün tespit edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: huzurdaki davada davacının; toplam 5.723,45 Euro fatura
alacağına, 219,99 Euro işlemiş faiz alacağına 07.03.2025 tarihinde Bakırköy İcra
Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığının, davacının fatura alacaklarının defterlerinde ve dosya içeriğindeki tüm mali delillere
göre tespit edildiğinin, davacıya fatura alacakları ödenebileceğinin, taraflar arasında
ödeme vadesini belirleyen sözleşme ve davalıyı ihtar ile temerrüde düşüren
ihtarname dosya içeriğinde görülememiş olduğunu, davacının fatura alacaklarına

toplam talep etmiş olduğu 219,99 Euro işlemiş faiz alacağına ödenebileceği görüşü doğmuş olduğunu, ancak, tüm alacakların ödenmesinin yerindeliği ve takibin devamının tamamen mahkememiz takdirinde olduğunu, takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak
taleplerinin mahkememiz ait olduğunu bildirmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı)
Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği taşıma hizmetinin davalıya verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Davacı tarafın delillerinde taraflarına ait olan ve davalı tarafa ait olan ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın 2023-2024 yılı defterlerini yasal süre içerisinde noter huzurunda
tasdik ettirildiği, 2025/6 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan
kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğunun değerlendirilmiş olduğu, defterlerin kesin
delil niteliği taşıması hususunun ise mahkememiz takdirinde olduğu, inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebinin de
dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülememiş olduğu, davacıyla davalı arasında yazılı sözleşme olmasa da davacının davalının ürün taşıma hizmetini üstlendiğin, dosyadaki faturalar ve gümrük
beyannamesi üzerinden görülmüş olduğu, davacının taşıma hizmete istinaden fatura
düzenleyip bedeli yansıttığı, faturaların davalıya e-ticari fatura olarak gönderildiği, elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter
huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de
bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülmüş olduğu, davalının dosyaya istenen 2023 yılı karşılaştırmalı BA formunda davacı adına 20
adet 334.542,42 TL fatura beyan ve bildiriminde bulunduğunun görülmüş olduğu, davacı ve
davalının beyan tutarlarının bire bir örtüşmekte olduğu, davacının alacağını oluşturan tüm
faturaların davalıca bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiğinin görülmüş olduğu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2023-2024 yılı ve 2025/6 dönemi defter
ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediğinin, raporun denetim
ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra
07.03.2025 icra takip tarihi itibariyle 189.134,81 TL/5.723,45 Euro defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, davacının fatura alacaklarına

toplam talep etmiş olduğu 219,99 Euro işlemiş faiz alacağına ödenebileceği olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir.
Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Ayrıca tarafların BA-BS bildirimlerinin de uyumlu olması nazara alındığında fatura içeriği taşıma hizmetinin davalı taraf verilmiş olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu hizmetin verildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, sunulan taşıma hizmetinin ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin 5.723,45 Euro asıl alacak ve 219,99 Euro işlemiş faiz yönünden davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, iAlacak likit olduğundan Euro cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 39,5171 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 226.174,14 TL'nin %20 sine tekabül eden 45.234,82 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;

1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin 5.723,45 Euro asıl alacak ve 219,99 Euro işlemiş faiz yönünden davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına,

2-Alacak likit olduğundan Euro cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 39,5171 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 226.174,14 TL'nin %20 sine tekabül eden 45.234,82 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

3-Alınması gereken 16.043,80 TL harçtan peşin alınan 2.823,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.220,73 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 3.438,47 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.093,50 TL olmak üzere toplam 10.531,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/12/2025