İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirlet arasında yapılan sözleşme gereğince davalının sorumluluğunda olan bir projenin havalandırma işleri müvekkil şirkete taşere edildiğini, müvekkili şirkete taşere edilen iş zamanında ve eksiksiz olarak tamamlanarak 18.04.2023 tarihinde teslimi yapılmış olup bu işlere istinaden 08.03.2023 tarihli ve 792.146,98 TL bedelli ve 18.04.2023 tarihli ve 318.263,70 TL bedelli iki adet fatura kesildiğini, 08.03.2023 tarihli ve 792.146,98 TL bedelli fatura yönünden parça parça bir kısım ödeme alınmış olup bakiye bedel kaldığını 18.04.2023 tarihli ve 318.263,70 TL bedelli faturaya davalı şirket tarafından herhangi bir haklı bir neden olmaksızın, iş eksiksiz ve zamanında teslim edilmiş olmasına rağmen iade faturası kesildiğini ve bu fatura yönünden ise hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı şirkete ... 30. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ve 03.05.2023 tarihli ihtarname ile bakiye ödemenin yapılması ihtar edildiğini ancak sonuç alınamadığını bunun üzerine alacağın tahsili için ... 18. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket bu takibe haksız olarak 13.11.2024 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, dava açılmadan önce davalı taraf ile ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, kötüniyet ile haksız bir şekilde takibe itiraz eden borçlunun alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekmekte olduğunu, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2023 yılı Mart ve Nisan aylarına ait BA formları,
... Defterdarlığı'ndan davacı şirketin 2023 yılı Mart ve Nisan aylarına ait karşılaştırılmalı alış ve satış analizi,
... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat doğrultusunda bilirkişi ...tarafından hazırlanan 28/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:

1-İlamsız takip yapılmış olması,

2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,

3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,

4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 30/05/2023 tarihinde, 242.146,98 TL bakiye fatura bedeli, 318.263,70 TL fatura bedeli, 5.848,02 TL işlemiş faiz ve 3.843,14 Tl işlemiş faiz toplamı olan 570.101,84 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ... nolu bakiye fatura bedeli ve ... nolu farura bedeli şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan yetki itirazı ile dosyanın ...İcra Müdürlüğü'nden ... İcra Müdürlüklerine gönderildiği, ödeme emrinin 16/11/2024 tarihinde borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 13/11/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 27/03/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor tanzim edilmesi amacıyla hem mahal mahkemesine talimat yazıldığı hem mahkememizce birleştirici mahiyette rapor alınmasının istenildiği, raporda incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen iki adet faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturalara dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda inceleme yapılmasının kararlaştırıldığı, tanzim edilen rapor ile, davacı tarafın takip ve dava konusu faturaların ticari defterlere işlendiği 2023 ve 2024 döneminde ticari defter açılış/kapanış tasdiklerini yasal süreler içersinde yaptırdığı ve lehine delil teşkil edeceği, dava dilekçesinde sözü edilen takip ve dava konusu iki adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, dava konusu faturaların karşı tarafa tebliği edildiğine ilişkin olarak bir belgeye rastlanmadığı, ancak davalı dava konusu faturalar düzenlenmeden önce, dava konusu faturalara karşılık farklı tarihlerde olmak üzere toplam 300.000 TL ödeme yapıldığı, 08/03/2023 tarih ve 792.146,98 TL bedelli dava konusu ilk faturanın düzenlenmesinden sonra, 15/03/2023 tarihinde dava konusu faturalar için 250.000 TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının 560.146,98 TL faturalara dayalı olarak alacaklı olduğu, davalı tarafından iki adat faturaya karşılık (792.146,98 TL+318.263,70 TL= 1.110.410,68 TL) dava konusu faturalar düzenlenmeden önce 3 farklı tarihte toplam 300.000 TL ödeme yapıldığı, faturalar düzenlendikten sonra 15/03/2023 tarihinde 250.000 TL olmak üzere 550.000 TL toplam ödeme yapıldığı, davacının 560.410,68 TL bakiye alacağı bulunduğu kanaatinin bildirildiği, davalının ticari defter ve kayıtlarında ise bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, talimat yazılarak alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemesine ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen iki adet faturanın bulunduğu, söz konusu faturalar sebebiyle kısmi ödemeler yapıldığından davalı tarafından bu faturaların kabul edildiğinin anlaşılması gerektiği, öyleyse takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan faturalar sebebiyle 560.410,68 TL alacaklı olduğu, yine aynı şekilde BA/BS formlarında davacı taraf ile olan ticari ilişkiye dair bildirimlerin yapıldığı, bununla birlikte davacı tarafından Ankara 30.Noterliği'nin 03/05/2023 tarih ve 04086 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilmiş ise de karşı tarafa tebliğine dair delil sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, işlemiş faiz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,

1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 242.146,98 TL asıl alacak ve 318.263,70 TL asıl alacak toplamı olan 560.410,68 TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (560.410,68 TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 112.082,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (560.410,68 TL) üzerinden alınması gereken 38.281,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.735,92 TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 28.545,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 9.735,92 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.220,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.220,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 8.080,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 139,73 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 89.665,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.538,80 TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 61,20 TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,

9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025