İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.09.2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile... istikametine doğru seyir halinde iken ...ışıklı kavşağına geldiği esnada sürücü beyanına göre aracının sol arka kısmına aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan plakası alınamayan ancak dorse plakası ...olan çekicinin çarpması ve kaza mahallinden ayrılması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin ... adına...plaka sayılı aracın sigortacısı olduğunu, kaza kapsamında müvekkilin sigortalısına 43.622,52 TL hasar ödemesi yapılmış olduğunu, karşı taraf sürücünün %100 kusurlu olduğunu, alacağın tahsili için müvekkili tarafından icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak yapılan itiraz ile takibin durdurulmuş olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptal edilerek ... 10. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosya kapsamındaki takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının zamanaşımına uğramış olduğunu, dava öncesi sigorta kuruluşuna müracaat edilmiş olması gerektiğini, müvekkilin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu,poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğunu, kolluk kuvvetleri tarafından kusur dağılımı yapılmamış olduğunu ve beyanın tek taraflı olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacı taleplerinin kabul anlamına gelmemekle birlikte fahiş olduğunu, ayrıca aracın geçmiş hasar kayıtlarının irdelenmesi gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 10. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plaka sayılı aracın eksper rapor bilgisi, hasar bilgisi,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı ...'a, 19/09/2024 tarihli trafik kazası sebebiyle kasko sigortası kapsamında ödenen 43.622,52 TL bedelin rücuen tahsili talebine ilişkin yürütülen ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 18/02/2025 tarihinde, 43.622,52 TL asıl alacak ve 6.061,14 TL işlemiş faiz toplamı olan 49.683,66 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "19.09.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ödenen tazminatın rücuen tazmini istemidir." şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 24/02/2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 19/02/2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 19/04/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, 19/09/2024 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken kavşağa geldiği esnada sürücü beyanına göre aracının sol arka kısmına aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan plakası alınamayan ancak dorse plakası ... olan çekicinin çarpması ve kaza mahallinden ayrılması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından 18/01/2024-18/01/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko sigortası ile sigortalanan ... plaka sayılı araç malikine 12/11/2024 tarihinde 43.622,52 TL ödeme yapıldığı, dorsenin ... plaka sayılı çekiciye bağlı olduğunun tespit edilmesi sebebiyle 21/08/2024-21/08/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere araç başına 200.000,00 TL maddi tazminat ile sınırlı olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın sigortacısı aleyhine takibin başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, dava konusu kaza tarihinin 19/09/2024, yapılan ödeme tarihinin 12/11/2024, takip tarihinin 18/02/2025, arabuluculuk başvuru tarihinin 07/03/2025, arabuluculuk son oturum tarihinini 28/03/2025 ve dava tarihinin 19/04/2025 olması karşısında zamanaşımını kesen sebepler de dikkate alınarak 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açıldığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile, 19/09/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin taraflarının kusur durumunun ve % (yüzde) olarak kusur oranının ne olduğu, davacının sigortalısı olan ... plaka sayılı araca ilişkin hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise önceki tramer kayıtları ve hasar dosyaları da göz önünde bulundurularak nisbi metoda göre hesaplanacak değer kaybı bedelinin ve onarım bedelinin ne olacağı, davacı tarafından yapılan ödemenin hangi alacak kalemine ilişkin olduğu, ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme var ise bakiye rücu talebinin ne olacağı, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinin bakiye sorumluluğunun kalıp kalmadığı, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin ne olacağı, davacının istemlerinde haklı olup olmadığı, haklı ise ve kısmi ödeme söz konusu ise ödenmeyen rücu alacağının miktarının ne olacağı, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, arkasına ... plaka sayılı dorse takılı bulunan ve kaza sonrası olay yerini terk eden çekici sürücüsünün meskun mahalde araç kullanırken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve önündeki aracı yeterli ve güvenli mesafeden takip etmek zorunda olduğu halde, önündeki aracı Karayolları Trafik Yönetmeliğinde güvenli takip mesafesi olarak belirtilen, kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre ya da, aracının 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar mesafeden takip etmediği, dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özen yükümlülüğüne uymayarak, önünde seyir halinde bulunan ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde sebebiyet vermiş olduğu kazada tam kusurlu olduğu, kazanın karşı aracın asli kusur sayılan arkadan çarpma şeklinde meydana gelmiş olması nedeni ile ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan ekspertiz raporu ve dekont içeriği göz önünde bulundurulduğunda yapılan ödemenin hasar ödemesi olduğu, kaza sebebiyle meydana gelen zararın giderilmesine yönelik davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin aracın markası, modeli, yaşı ve diğer özelliklerine göre kadri marufunda olduğu, davalı tarafından kısmı ödeme söz konusu olmadığından icra takibine konu edilebilecek rücu alacağının 43.622,52 TL olacağı kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olması karşısında rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
İcra takibinde yer alan bir diğer alacak kaleminin faiz istemi olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, ödeme tarihinin 12/11/2024 olduğu, icra takip tarihinin ise 18/02/2025 olduğu, arada geçen süre için avans faiz re'sen hesaplandığında tutarın 5.905,77 TL olduğu, bu nedenle faiz istemi yönünden talebin kısmen kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, kaza tespit tutanağına, sigorta poliçelerine, dekont içeriğine ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelinin tamamının davalıdan tahsili gerektiği, davalının zorunlu mal sorumluluk sigortacısı olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu öyleyse davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takibin 43.622,52 TL asıl alacak ve 5.905,77 TL işlemiş faiz toplamı üzerinden devamının gerektiği kabul edilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas,...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp bilirkişi raporu alınması gerektiğinden, tarafların kusur durumu ve meydana gelen zarar rapor ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ...10.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 43.622,52 TL asıl alacak ve 5.905,77 TL işlemiş faiz toplamı olan 49.528,29 TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (49.528,29 TL) üzerinden alınması gereken 3.383,28 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 2.767,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 130,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.130,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 6.110,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 19,17 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 155,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 4.585,61 TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 14,39 TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025