İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma ile davalı arasında 08.04.2016 tarihli iş sözleşmesi akdedildiği, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesi uyarınca davalı ------- olarak yönetici pozisyonunda çalıştığı, İş sözleşmesinin "Rekabet Yasağı" başlıklı 12. maddesi uyarınca davalının - "iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdikten sonra 12 ay süresince, işyerindeki görevi esnasında öğrendiği, yapılması gereken araştırma ve planlama çalışmaları, piyasaya sürülecek yeni ürünlerle rekabet halindeki hiçbir işi kabul etmeyeceği veya şirket ile aynı iştigal alanında faaliyette bulunan ve/veya işverenin ürün ve hizmetlerinin tümünü, bazılarını veya birini üreten ve/veya pazarlama ve satışını faaliyet konusu yapan başka işverene ait gerek iş sözleşmesi altında gerekse danışmanlık ilişkisi çerçevesinde çalışmamaya, bu konudaki kişi, kurum veya kuruluşlarda ücretli veya ücretsiz görev almayacağını" kabul ve taahhüt ettiği,Yine aynı sözleşmede ; ” Davalı yönetici işten ayrıldıktan iş sözleşmesinin 12. Maddesine aykırı hareket ederse işverenin ihlali öğrendiği tarihte emsali iş görenlerin aldığı ücretin 12 aylık tutarındaki meblağı cezai şart olarak ödemeyi ve bu ihlallerden dolayı firmanın uğrayacağı tüm zararları tazmin etmeyi" kabul ve taahhüt ettiği,Ancak, Davalının iş akdi feshedildikten sonra henüz 12 ay dolmamış olmasına rağmen davacı firma ile aynı alanda faaliyet gösteren -------- Firmasında "Medikal ve Uyumluluk Lideri" olarak çalışmaya başladığı,Davalının çalıştığı her iki firmanın da enteral beslenme ve bebek beslenmesi alanında faaliyet gösterdiği ve müşteri portföyü birebir örtüştüğü, Davalının her iki şirkette de medikal yönetici pozisyonunda çalışmakta olduğu, davacı firmaya ait gizli bilgileri ve pazarlama stratejilerini yeni çalışmaya başladığı ------- Şirketi' nde uygulayarak rekabet yasağını ihlal edeceğini, davacı şirket how çalışma yaptığı ve bu bilgileri paylaştığı, davalının davacı firma nezdinde medikal yönetici olarak çalışmış olması nedeniyle ürün satışları ile toptan fiyatlarını bildiği, davalı bu bilgileri hiçbir yerde kullanmadığı ve bunu kabul ettiğinden dolayı davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş akdinden kaynaklı rekabet yasağından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin iş mahkemesi değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir.Davacı şirket tarafından sunulan müvekkile ait özlük dosyasına, fesih bildirimine, --------- işten çıkış bildirgesine ve İhtiyari Arabuluculuk tutanaklarına bakıldığında rahatlıkla görüleceği üzere müvekkilin iş akdini davacı işveren sonlandırmıştır. İş akdi davacı şirket tarafından haklı nedenle değil geçerli nedenle sonlandırılmıştır. Fesih sebebinin organizasyonel değişiklik nedeniyle işveren tarafından geçerli nedenle fesih olduğu, bu kapsamda müvekkile tazminat ödemesi de yapıldığı taraflar arasında herhangi bir alacak bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Dava Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; dava konusu uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisinden kaynaklı işverenin davalı işçinin iş sözleşmesine aykırı davrandığından dolayı 12 aylık ücret miktarında cezai şart talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. Dosya --------- İş mahkemesince verilen görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiştir.
İlgili mahkemede alınan bilirkişi rapor içeriğine göre; Dava dosyasının kapsamında, davacı şirket tarafından aralarında imzalanan Hizmet Sözleşmesinde yer alan 12.Maddeyi esas dayanarak yaparak davalıdan tazminat talep ettiği, sınırlandırılan süre içinde rakip firmada çalışması nedeniyle karşılaşacağı riskler ve zararlar oluşacağını ileri sürerek davayı ikame ettiği, Davalının davacı firmada çalışırken edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı iddia ve ispat edilmeksizin, sadece davalının vakıf olduğu ticari sır niteliğindeki bilgilerden dolayı davacının zarar görebileceği varsayımına dayandığı,Pazar Kaybına/Müşteri Kaydırılmasına/Satış ve Karlılığı Olumsuz Etkileyen Fiillere yönelik olarak Somut verilere dayanan herhangi bir belge davacı tarafından sunulmamış olması ve yerinde İnceleme yapılmasına elverişli bilgi edilmediğinden bahisle davalı tarafın davacıya vermiş olduğu zarar yönü: Müspet bir zarar tespit ve hesap edilemediği,Tanık beyanından da Rekabet Yasağı İhlali sonucunda davacı şirket nezdinde somut zarar oluşturan bir fiili durum hususu belirlenmediği,Yapılan tespit ve değerlendirmeler kapsamında;Davalı tarafından kabul ve taahhüt edilen 12.Madde ihlali olduğu, ancak söz konusu ihlalin iş akdi feshinin işveren tarafından Haklı Sebep Belirtilmeden yapıldığı ve İhlal sonucunda somut bir zarar oluşturan fiili bir durum tespitine imkan veren denetlenebilir herhangi bir veri ibraz edilemediği, hususlarının hukuki değerlendirilmesi ve konu olarak sunulan Yargıtay İlamlarının değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," yönünde beyanda bulunulmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir.
Davalının İş Akdinin "İşveren tarafından Haklı Neden Bildirilmeden” işveren tarafından
feshedildiği, -------- Hizmet Çizelgesinde (4) "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından
haklı sebep bildirilmeden feshi Kodu" ile çıkış sebebinin belirtildiği görülmektedir.
TBK'nın 447/2 maddesinde; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Rekabet yasağı sözleşmesinin 5 maddesinde, "Çalışan,
rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak
12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart öder."hükmünü havidir.Ancak somut olayda; iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeden feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği belirlenmektedir..
Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 447/2 maddesi hükmü gereği davalı işçinin rekabet yasağı işveren tarafından haklı bir sebeb gösterilmeden fesih edildiği anlaşılmakla kararlaştırılan rekabet yasağı sona erdiğinden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 6.801,84 TL harçtan mahsubu 6.069,84 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren 63.726,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı veklinin yüzüne karşı,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/04/2026