KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Zayi Belgesi Verilmesi
Davacı tarafından Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan zayi belgesi verilmesi davasında 03/02/2026 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin TTK kapsamında ticari işletme sayılan bir tüzel kişilik olduğunu, kooperatif faaliyetleri gereği tutulması zorunlu olan ve ortakların kimlik bilgileri, pay durumları, aidat ödemeleri gibi bilgileri içeren üye kayıt defterinin, yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, müvekkili kooperatifin başkanının intihar ettiğini, bu sebeple de kayıt ve defterlerinin nerede tutulduğunun ispat edilemediğini, hatta bir kısım evrakların Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke dosyası ile elde edildiğini, ancak bir kısım defter ve evrağa hiç bir zaman ulaşılamadığını, defterin kaybolduğunun, kooperatifin arşivinde, yönetim kurulu üyelerinde ve muhasebe biriminde yapılan detaylı incelemeler sonucunda anlaşıldığını, defterin zayi olduğu yönünde kuvvetli kanaat oluştuğunu, yeniden düzenlenebilmesi ve resmi işlemlerde kullanılabilmesi için zayi belgesi alınması gerektiğini beyan ederek müvekkili ...’ne ait üye kayıt defterinin zayi olduğunun tespiti ile HMK 398 vd. maddeleri uyarınca zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "...davacı vekili, üye kayıt defterinin müvekkili kooperatifin başkanının intihar etmesi ve bu sebeple kayıt ve defterlerin nerede tutulduğunun ispat edilemediği hasebiyle kaybolduğunun fark edildiğini, bu nedenle söz konusu defterlerin zayi olduğundan bahisle zayii belgesi verilmesi için dava açtıkları belirtilmiş ise de, davacı şirkete ait defterlerin zayi sebebinin kanunda belirtilen yangın, su baskını, yer sarsıntısı ve hırsızlık benzeri bir sebebe dayanmadığı anlaşılmakla, davacının kanıtlanmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince HMK'nın 398. maddesinde sayılan sebepleri tahdidi olarak yorumladığını, oysa kanun koyucunun amacının ticari hayatın güvenliğini sağlamak olup, defterlerin zayi olmasına yol açan her türlü öngörülemeyen ve önlenemeyen olayın bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili kooperatif başkanının intiharı sonrası defterlerin nerede tutulduğunun ispat edilememesinin, defterlerin kaybolması ve arşivlerde bulunamamasının, öngörülemeyen ve önlenemeyen bir olay olup bu durumun mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zayi belgesi verilmemesi halinde, müvekkili kooperatifin ticaret sicil işlemleri, genel kurul toplantıları ve resmi işlemlerinin yapılamayacağını, bu durumun ortakların haklarını doğrudan ihlal edeceğini, ayrıca tereke dosyasından elde edilen belgelerin, defterin mevcut olmadığını ortaya koyduğunu, mahkemenin kararının, ticari hayatın güvenliği ve hukuki düzenin korunması amacına aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 82/1-a maddesinde: "Her tacir ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini saklamakla yükümlüdür"
Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterlerin afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaya uğraması halinde mahkemeden belge talep edilebileceği hususu düzenlenmiş olup, değinilen düzenleme uyarınca tacirin defter ve belgelerini özenli bir şekilde saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka anlatımla tacir özen yükümlülüğüne uymasına rağmen defter ve belgelerin zayi olduğunu kanıtlamak durumundadır. Anılan madde uyarınca tacir, afet veya hırsızlık halinde mahkemeden zayi belgesi talep edebilecektir. Davacı kooperatifin ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden zayi belgesi talebinde bulunmadığı gibi davacının özen yükümlülüğüne uyduğu halde meydana gelen bir afet yada hırsızlık nedeniyle ticari defterinin zayi olduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Somut olayda davacı kooperatifin üye kayıt defterinin ziyaa uğraması ile ilgili olarak kanunda sınırlı olarak belirtilen sebeplere dayanmadığı gibi özen yükümlülüğüne uyduğunu, basiretli bir tacir gibi davrandığını da ispat edemediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/04/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.ç maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.