İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle: İşbu davanın ikame edilmesine konu keşidecisi ... Şirketi Lehtarı ... Şirketi olan 640.999,25 TL bedelli çek, ihtiyati haciz talep eden tarafından iktisap edildiğini, kambiyo senedinin halihazırdaki yetkili hamili ihtiyati haciz talep eden olduğunu, ihtiyati haciz talep eden, bahse konu ... seri numaralı çeki 05.09.2025 tarihinde bankaya ibraz ettiğini ancak tahsil edemediğini, somut olayda ödeme gününde ilgili çekin, çekle işleyen banka hesabında para bulunmaması karşısında ihtiyati haciz talep edene müracaat hakkı doğurduğunu, ihtiyati haciz talep eden işbu çekten kaynaklı alacağını tahsil edebilmek için borçlularla ile bir çok kez iletişime geçtiğini, borcun ödenmesi hususunda birden çok bildirim ve hukuki girişimde bulunduğunu ancak davalılar alacaklı ihtiyati haciz talep edenin tüm girişimlerini sonuçsuz bıraktığını, ihtiyati haciz talep eden davalıların birden çok borcunun bulunduğunu, diğer alacaklılara olan borçlarını da ifa etmediğini, mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin de çok kuvvetli olduğuna dair duyumlar da aldığını, ihtiyati haciz talep eden davalıdan 1 adet çeke istinaden 640.999,25 TL alacağı bulunduğunu, ihtiyati haciz talep eden işbu ihtiyati haciz istenen para alacağı olduğunu, muaccel hale gelmesine rağmen ödenmediğini, alacağın rehinle veya başkaca bir şekilde güvence altına alınmamış olması dolayısıyla borçlunun mal kaçırma ihtimali durumunda ihtiyati haciz talep edenin alacağını tahsil edemeyeceği göz önünde bulundurulduğundan dolayı ihtiyati haciz kararı talep etme zorunluluğunun olduğunu, borçluların mal varlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesi talep etmiştir.

Mahkeme 30/01/2026 tarihinde talebin kabulü ile Talep konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; 640.999,25 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 96.149,88 TL teminat karşılığında İİK”nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine karar vermiştir.Buna karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekilince karara itiraz edilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenin vekili itiraz dilekçesinde özetle; Dava konusu çek keşideci ... Ltd. Şti. tarafından mermer ekipmanı alımı sebebiyle satıcı ihtiyati hacze itiraz eden .... Şti. namına düzenlendiğini, keşideci şirketin Şanlıurfa'da bulunması sebebiyle İstanbul'da bulunan ihtiyati haciz talep edene bu çek gönderilmiş ise de, kargoda çalındığını, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1186 E. sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, %40 teminat karşılığında ödeme yasağı kararı verildiğini, 18.07.2025 tarihinde ihtiyati tedbir niteliğindeki ödeme yasağı kararı muhatap bankaya bildirildiğini, ... isimli davacının bu çeki bankaya ibraz ettiğinin öğrenilmesi üzerine, bu şahıs aleyhine Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1815 E. Sayılı dosyası ile çek istirdadı davası açıldığını, çek iptali ve çek istirdadı davalarının birleştirildiği, mahkemenin ara kararı gereği karar kesinleşinceye kadar ödeme yasağı bulunduğunu, ... hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu, çek incelendiğinde ihtiyati haciz talep eden şirketin kaşesinin ve imzasının sahte olarak atıldığını, ihtiyati hacze itiraz edenin atfen yer alan cirodaki kaşe ve imzasının sahte olduğunu, ihtiyati hacze itiraz edenin çekin arkasında yazılı gerçek ve tüzel kişilerden, hiç biri ile en küçük bir şahsi, ticari ilişki, dolaylı veya doğrudan, tanışıklık vs. bir ilişkinin olmadığını, TTK 757.maddesinde belirtilen ödeme yasağı kararını tamamen ortadan kaldırma sonucu doğuracak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, işbu nedenle itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İhtiyati haciz isteyebilmek için İİK’nun 257/1.maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. İİK'nun 265.maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. Somut olayda Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekillince, takibe konu çek hakkında verilmiş ödemeden men yasağı bulunduğu, çek üzerinde yer alan cirodaki kaşe ve imzanın sahte olduğunu belirtilerek itiraz edilmiş ise de İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmekte olup, anılan yasal düzenleme ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları dikkate alındığında çek ile ilgili ödemeden men yasağı bulunmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayacağı, imza sahteliğine ilişkin itirazların ise menfi tespit davasına konu olabilecek nitelikte olduğu, çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ileri sürülen itirazların İİK'nın 265.maddesinde sınırlı şekilde sayılan itiraz nedenlerinden olmadığı anlaşıldığından ihtiyati hacze itirazların reddine" karar verilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenin vekili istinaf dilekçesinde özetle; anılan çek iptali davasının yargılaması sırasında celp edilen banka evrakından ismini ilk kez duydukları... isimli kişi tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini ancak ödeme yasağı sebebiyle çekin ilgilisine iade edildiğini, ...'ın davalı olduğu çek istirdadı davasında ihtiyati tedbir niteliğinde ödeme yasağı kararı verildiğini, somut olayda ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, çek hamili... aleyhine açılan çek istirdadı davasında verilen bir ödeme yasağı kararı bulunmadığını, ödeme yasağı kararı hasımlı ve çekişmeli bir dosyadan verildiğini ve dolayısıyla bu ödeme yasağı kararının davanın tarafları için bağlayacağı olacağını, hasımsız çek iptali davasında verilen ödeme yasağı kararının davanın tarafı olmayan çek hamilini bağlamayacağına dair kararının somut olayda uygulanmasına imkanın olmadığını, aleyhine soruşturma işlemleri devam eden şüpheli olan... lehine ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuk mantığına aykırı olacağını, çek iptali davası, çek istirdadı davası ve bunlara dayalı olarak verilen ödeme yasağı kararları ile savcılık şikayetlerinin tamamı ihtiyati haciz kararından çok önce olduğunu ve dolayısıyla beyan ettikleri vakaların gerçekliğinden şüphe edilmemesi gerektiğini, çek hamili... anılan çek istirdadı davasında davalı olduğuna göre verilen ödeme yasağı kararının onun için bağlayıcı olması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin, söz konusu hasımlı dosyada verilen ödeme yasağı kararının aksine karar ittihazının açıkça hukuka aykırı olduğunu, ezcümle hasımsız olarak açılan çek iptali davasında, hakkında ödeme yasağı kararı verilen bir çeke ilişkin olarak, bu çeke dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi bir tarafa, icra takibine bile konu edilip edilmeyeceği konusundaki tartışmalı durumu göz önünde bulundurulduğunda hasımlı olarak açılan çek istirdadı davasında verilen ve taraflar için bağlayıcı olan ödeme yasağı kararına göre bu çekin icra takibine bile konu edilmemesi gerekirken, doğrudan doğruya ihtiyati haciz kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kötüniyetli şahısların emellerine alet olmasının hukukla bağdaşır yanı olmadığını, ilk derece mahkemesi gerekçesinde itirazlarıyla ilgili hatalı hukuki nitelendirme yaptığını, itirazlarının alacaklının meşru hamil bulunmadığından bahisle kambiyo ilişkisine dayalı olduğunu, hasımlı-çekişmeli çek istirdadı davasında verilen ödemeden men yasağı kararı gereğince çekin icra takibine bile konu edilmemesi gerekirken doğrudan doğruya ihtiyati hacze konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çekin arkasında ödeme yasağı kararı şerhi bulunduğundan ilk derece mahkemesinin bu hususu atlaması ve itirazlarında bunu kale almamasının doğru olmadığını, dava konusu çekte ihtiyati hacze itiraz eden şirketin imzasının ve kaşesinin sahte olduğunu çünkü çek çalıntı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz eden şirketten sonra gelen cirantalarla ilgili icrada yapılan mal varlığı sorgulamalarında hiçbir mal varlıklarının bulunmadığını ve bu haliyle paravan şirketler olduğunu, bu çekle ilgili cirantalar ile kötüniyetli çek hamili... arasında haksız kazanç sağlamaya yönelik bir organize eylem olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu kadar şaibeli ve çek arkasında ödeme yasağı kararı bulunduğu yazılı olmasına rağmen bu çeke dayalı ihtiyati haciz kararı vermesi, keşideci şirket ile ihtiyati hacze itiraz eden adeta ani hacizlerle felç edildiğini, iddia edilen alacağı ödemenin de çözüm olmadığını zira sözde icraya para yatırıldığında bunun karşı taraftan geri alınmasının imkansız olduğunu, normalde çek tutarı 640.999,25.TL olmasına rağmen, Şanlıurfa ATM dosyasına yatırılan teminat hariç anılan dosyalara istinaden toplam 1.794.498,50.TL teminat yatırılmak zorunda kalındığını ve bunun sebebinin de ilk derece mahkemesinin verdiği hatalı ihtiyati haciz kararı olduğunu, ihtiyati haciz kararı yerine alacaklı tarafça normal icra takibi başlatılmış olsa idi ihtiyati hacze itiraz eden ve keşideci şirket imzaya itiraz ve diğer savunma haklarını rahatlıkla kullanabileceğini, bu şekilde kötüniyetli hamil, tabiri caiz ise ihtiyati haciz talep eden ile keşideci şirketin haksız kötüniyetli bir alacağı tahsil edip kayıplara karışmak istediğini, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Talep İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına borçlu çek keşidecisi tarafından talebe konu çek hakkında iptal davası ve çek istirdatı davası açıldığının bilinmesine rağmen kötüniyetli olarak ihtiyati haciz talep edildiğini ve keşideci imzasının sahte olduğuna yönelik yapılan itiraz üzerine mahkemece ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı itiraz eden vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların bulunması gerekir.İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İİK 265 maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup keşidecinin imzasının sahtelik iddiası İhtiyati haciz istemine konu çek hakkında iptal davası ve devamında çek istirdatı açılması ve ödemeden men kararı verilmesi ihtiyati haciz istemine ve infazına engel olmadığı gibi, bu husus İİK 265. Maddesinde düzenlenen ihtiyatı hacze itiraz sebeplerinden de değildir.(Y.19.H.D'nin01/11/2016 tarih ve E: 2016/13594 -K: 2016/14156; Y.11 H.D'nin 304/102016 tarih ve E: 2016/8590 K: 2016/7768).Yine İhtiyati haciz istemine konu çek nedeniyle daha önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ihtiyati haciz istemine ve infazına engel olmadığı gibi,bu husus İİK 265. maddesinde düzenlenen ihtiyatı hacze itiraz sebeplerinden de değildir.(Y.11 H.D'nin 30/09/2015 /2015 tarih ve E: 2015/10103 -K: 2015/9707,Y.12 H.D'nin 22/06/2015 tarih ve E: 2015/8471 -K: 2015/17229) Buna göre mahkemece yasal unsurları tam ve şeklen ciro silsilesi düzgün olan çeke istinaden verilen ihtiyati haciz kararına yapılan ve İİK 265 maddesindeki itiraz sebepleri kapsamında kalmayan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/04/2026