İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilinin aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, takip konusu alacağın, davalı tarafından bir bankadan devralındığı iddia edilen kredi/ kredi kartı borcuna dayandırılmakta olduğunu, ancak müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında doğrudan herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, alacağın devrine ilişkin usulüne uygun temlik belgesi ve bildirimin mevcut olmadığını, takibe konu edilen borcun kaynağının, miktarı ve hesaplanma şeklinin belirsiz olduğunu, talep edilen tutarın fahiş faiz ve hatalı hesaplamalar içermekte olduğunu, borcun zamanaşımına uğramış olduğunu ve herhangi bir kaynağı olmadığını, bu haliyle davalı şirketin icra takibi başlatması hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğunu, icra takibinin devamı halinde müvekkilinin maaşına haciz uygulanacak olup, bu durumun telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkilinin, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına konu borçtan borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin adli yardım talebinin kabülü ile yargılama sonuna kadar icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
09/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinden, sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şarttır.
Yine 7155 sayılı kanunun 22. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3'ncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır." cümlesi ile arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur.
Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun Dördüncü bölümünden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak Arabuluculuk" başlığıyla eklenen Beşinci Bölüm ve maddeye göre;
"Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
2-Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında; "...Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır..." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın niteliği itibariyle menfi tespit davası olduğu, davanın 7445 sayılı kanunla değişik TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağı sunmadığı, Mahkememizin 17/03/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması için 1 hafta süre verildiği, ara kararın davacı vekiline tebliğine rağmen arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulsa dahi arabuluculuk dava şartının, yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte olmadığı gözetilerek HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 7155 sayılı kanunun 20 ve 23. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, dava ilk açılışta harç alınamadığından, alınması gereken 732 TL. karar ve ilam harcı + 732 TL. başvurma harcı toplamı olan 1.464 TL. harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkememize hitaben yazılmış, Mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.08/04/2026