Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.03.2025 günü saat 11: 10 sularında davacı müvekkil ...’a ait ... plakalı ... marka araç, sürücüsü ... idaresinde ... üzerinde seyir halindeyken, aynı istikamette seyreden ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı römorkun sol arka tekerleğinin koparak yola savrulması sonucunda meydana gelen çok araçlı zincirleme trafik kazasına karıştığını, yola savrulan tekerlek nedeniyle müvekkilinin aracının yoldan çıktığını, ağır hasar aldığını ve pert total hale geldiğini, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesine sebep olan Ukrayna plakalı tır sürücüsü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek, 29.03.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın pert total hale gelmesinden kaynaklanan başta pert total tazminatı olmak üzere, araçtan yoksun kalma (kullanılamama) zararı, sovtaj farkı, çekici ve kurtarma masrafları ve sair her türlü maddi zararın, zarar miktarı bilirkişi incelemesiyle tam ve kesin olarak belirlendikten sonra HMK 107. Maddesi gereğince şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davalıların yabancı menşeli ve yurt dışında mukim olmaları, Türkiye’de sabit ve kolayca tespit edilebilir malvarlıklarının bulunup bulunmadığının belirsizliği ve ileride verilecek hükmün tahsilinin ciddi biçimde zorlaşma ihtimali dikkate alındığında; davanın amacına ulaşabilmesi ve ileride telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca, davalıların Türkiye’de mevcut veya ileride doğabilecek her türlü hak, alacak ve malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine, Mahkemece ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılması hâlinde, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalıların Türkiye’deki hak ve alacaklarının dava sonuna kadar korunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ...ye ait ve davalı ... idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı römorkun tekerleğinin yola savrulması ile davacının aracının da karıştığı çok taraflı (zincirleme) trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen zararların davalılardan tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Tam dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, davalı şirkete ait ve diğer davalı ...'un idaresindeki yabancı plakalı aracın römorkundan koparak yola savrulan lastik nedeniyle gerçekleşen kaza neticesinde aracında meydana gelen zararları talep etmekte olup, uyap sistemi üzerinden davacıya ait ... plakalı aracın kayıtları sorgulanarak alınan rapor dosyamız arasına alınmış olup, yapılan sorgulama neticesinde davacıya ait aracın kullanım şeklinin hususi olduğu görülmüştür.

Uyuşmazlık haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık kapsamında davanın mutlak ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmıştır. Davacının gerçek kişi olması ve davacıya ait aracın kullanım şeklinin hususi olması da göz önünde bulundurulduğunda, davacının kazaya karıyan diğer araç maliki ve sürücüsüne karşı açtığı davada, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendiren bir iş olmadığından uyuşmazlığın nispi ticari dava da sayılamayacağı, tekrarla uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve mal varlığına ilişkin bir dava olduğu dikkate alındığında, 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,

2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/12/2025