BURSA
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI:
1-
VEKİLLERİ: Av.
Av.
Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
Davacı dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilleri ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'de toplam %10 oranında paya sahip azınlık pay sahipleri olduğunu. Müvekkillerinin şirketin mali durumunda gözlemledikleri ağır tutarsızlıklar ve yönetim zaafiyetleri üzerine, TTK m. 437/4 kapsamında 10.02.2026 tarihinde ... yoluyla inceleme talebinde bulunulduğunu. Ancak davalı şirketin 20.02.2026 tarihli cevabıyla bu talebi haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle reddedildiğini, şirket varlıklarının korunması ve işletme yönetimi bakımından ciddi zafiyetlerin bulunduğunu, şirket bünyesinde resmi kayıtlara yansımayan ve ortaklar arasında eşitlik ilkesine aykırı şekilde gerçekleştirildiği iddia edilen yüksek tutarlı nakit dağıtımların bulunduğunu, şirket varlıklarının korunması ve işletme yönetimi bakımından ciddi zafiyetlerin bulunduğunu, davalı şirket verilerine göre, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen haksız personel çıkarmaları nedeniyle yaklaşık 5.850.000 TL tutarında tazminat yükünün doğduğunu, dosyada ortaya konulan nakit–ciro uyumsuzluğu, kayıt dışı ödeme iddiaları, kârlılık anomalileri ve şirket varlıklarının izlenmesine ilişkin zafiyetlerin bulunduğunu, yönetim kurulunun TTK m. 369 kapsamında düzenlenen özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olabileceğine dair ciddi ve objektif emarelerin bulunduğunu. Bu nedenle davalı şirketin, müvekkillerin TTK m. 437 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme talebini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasında davacıların hukuki yararının bulunmadığını, davacıların taleplerinin ne belirli bir işleme, ne belirli bir sözleşmeye, ne de belirli bir muhasebe kaydına dayanmadığını, 6102 sayılı TTK m. 437 uyarınca, azınlık pay sahibinin bilgi alma hakkını öncelikle genel kurulda kullanması, inceleme hakkını ise ancak belirli ve somut belgeler bakımından talep etmesinin gerekli olduğunu, davacıların dava dilekçelerinde, korunmaya değer, somut ve güncel bir menfaat gösteremediklerini, kişisel ve güncel bir zarar ihtimalinin de ortaya koyamadıklarını, davacıların bilgi isteme hakkını kullanma şekillerinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava, davacıların davalı şirketten bilgi alma ve inceleme talebine ilişkindir.Davacılar, davalı anonim şirketin toplamda %10 payına sahip paydaşlarıdır. Davacılar vekili, 10.02.2026 tarihli ihtarını ... vasıtasıyla şirkete mail yolu ile ulaştırmış ve bilgi alma hakkını kullanmak istemiştir.Davalı şirket ise 20.02.2026 tarihli cevabi maili ile bu talebi reddetmiştir.Davacılar bilgi edinme ve inceleme hakkını mahkeme aracılığı ile kullanmak için işbu davayı açmışlardır.Türk Ticaret Kanunu'nun 437. Maddesinin 5. Fıkrası "Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir." şeklinde olup davacının bilgi edinme hakkının dava yolu ile kullanılması usulünü düzenlemektedir.Bilgi alma hakkı kural olarak belirli ve somut bir bilginin edinmesi cihetiyle kullanılmalıdır. Bu hakkın kapsamı; paydaşa, tüm şirket bilgi ve belgelerini sınırsız inceleme yetkisini ihtiva ettiği şeklinde yorumlanmamalıdır.Davacı bu hakkı mahkeme yolu ile kullanmak istediğinde genel olarak değil, somut bir biçimde tasvir edip talepte bulunmak ve bu talebinin haksız olarak reddedildiğini kanıtlamak zorundadır. Dolayısıyla şirkete başvuru da bu çerçevede istenilen bilginin somutlaştırılması ve sınırlarının belirlenmesi suretiyle yapılmalıdır. Genel bilgi ve inceleme taleplerinin şirket tarafından reddedilmesi de bu kapsamda mümkündür.Benzer bir olayda ... 11. HD, 13.11.2017 Tarih, 2016/ Esas ve 2017/ Karar sayılı ilamı da ".....şirket ortağının bilgi alma ve inceleme talebinin müdürler tarafından karşılanması gerektiği, ancak ortağa genel bir inceleme hakkı verilmediği, ortağın somut olarak neyi incelemek istediğini bildirmesi gerektiği, davacı ihtarında inceleme ve bilgi alma hakkının ihlal edildiğini belirmiş olsa da somut olarak hangi konuda bilgi alma ve inceleme yapma hakkını kullanmak istediğini belirtmediği............gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.......Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket iki ortaklı olduğundan diğer ortağa husumet yöneltilmişse de, husumetin şirkete yöneltilmiş olduğunun kabulünün gerekmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir......Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA...." şeklindedir. Dolayısıyla davacı vekilinin, davalı şirkete ... vasıtasıyla gönderdiği bilgi edinme istemi incelendiğinde, istenilen bilginin somutlaştırılmadığı, sınırlarının çizilmediği, genel bir denetleme yapılmak istendiği, davacının somut bir bilgi istemeksizin genel bir inceleme yapmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin bu kapsamda istemi reddetmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının artan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair TTK'nun 437/5 maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Katip
✍e-imzalı