Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR NO: 2025/891
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ......
DAVALILAR:
1- ...
2- ......
3- ......
4- ...

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.07.2025 günü Şoför ... yönetimindeki ... plaka ve ... hat nolu ... otobüsü içinde yolcu vaziyette yer alan müvekkili ..., otobüs seyir halinde iken ...... ilçesinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde araç içerisinde savrulmuş ve yaralanarak bedensel zarara uğradığını, otobüs içerisinde yolcu olarak bulunan kimsenin, otobüs şoförünün kusurundan kaynaklansın veya kaynaklanmasın her halükarda koltuk ferdi kaza sigortası kaynaklı olarak tazminat hakkı bulunduğunu, otobüste gerçekleşen yaralanmalı trafik kazalarında aynı zamanda yaralananın içinde bulunduğu otobüsün ve kusur oranında başkaca bir aracın bulunması durumunda bu aracın sigortasından yana tazminat talep etme hakkı bulunduğunu, yani yolcu olan kişi kendi bulunduğu araç ve karşı aracın sigortasından tazminat yönünden faydalanabildiğini, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; 16.07.2025 tarihinde ...'da gerçekleşen ... hat numaralı davalı ... poliçelisi, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ... otobüsü kazasında müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi amacıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi (geçici iş görememezlik, sürekli iş görememezlik, tedavi ve bakım gideri), 1.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsten düşmesi sonucu yaralandığını belirterek aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sigorta şirketine karşı dava açmıştır.
Bu hâli ile, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak davalı konumunda olduğu görevin asıl uyuşmazlık tarafları arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmesi gerektiği.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.
Bu durumda davanın, davacı yolcunun yolcu taşımaya tahsis edilmiş araçta yolcu olarak seyahat ettiği ve meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, davanın da bu kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi zararının tazmini istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın 6100 sayılı H.M.K'nun 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6502 sayılı Yasa'nın 83/2,6100 sayılı HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
......Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,

Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli ...... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,

Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2025