İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler, Türk Patent ve Marka Kurumu marka sicilinde tescilli “...’’ ibareli markaların ve bu markalara ait aşağıdaki amblemlerin sahibi olduğunu, Müvekkili şirketlerin ayrıca Marka Tescil Belgelerini ibraz etmiş olduklarımız dışında da Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli birçok markaları daha bulunmaktadır. Zikredilmiş olan tüm markalar gerek Türkiye’de ve gerekse tüm dünyada tanınmış olup çanta ve aksesuar alanında dünya çapında satış yapmakta olduğunu, taraflarınca davalıya ait iş yerinde taklit ürünler olduğu görülmüş, tespit ve el koyma talep edilmiştir. ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin...D.İş ve... K. sayılı tespit ve el koyma kararı ile bilirkişiye tam yetki verilmiş ve bilirkişiler ile davalıya ait ..." adresinde 12.02.2026 tarihinde tespit ve tespit edilen ürünlere tedbiren el koyma işlemi gerçekleştirilmiş ve ürünler yediemine teslim edildiğini, yapılan işlem kapsamında dava konusu adrese gidilmiş ve marka hakkını ihlal eden Longchamp markalı sahte ürünlere el konulması sağlandığını, el konulan 9 adet ürün yediemin deposuna kaldırılmış olup söz konusu ürünlerin depo masrafları müvekkil şirket tarafından karşılanmakta olduğunu, tespit esnasında ürünlerin sahte olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi raporu dosyaya sunulduğunu, marka hakkında tecavüzün tespiti ve el konulan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkili ... firması, taklit markalı ürünler ve bunu üreten, satan, dağıtan, depo eden, ihraç ve ithal eden kişi ve/veya kurumlara karşı büyük bir mücadele vermekte, bu mücadeleye karşı da yüksek miktarda maddi kaynak ayırmakta olduğunu, müvekkili bu süreçte özellikle tüm Türkiye çapında taklit olduğu hususunda herhangi bir belirsizlik olmayan taklit markalı ürünlerin yediemin depolarında uzun süreler bekletilmesi karşısında büyük depolama ücretleri ödemekte ve bu durumdan ötürü zarara uğramakta olduğunu, ayrıca müvekkilinin markalarının tanınmış markalardan olması dolayısıyla tüm Türkiye çapında marka haklarına tecavüzler nedeniyle her bir olayda depo masrafları artmakta ve büyük mali külfetlere sebebiyet vermekte olduğunu, SMK md 149-1/f: "Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası." şeklinde olup marka hakkı ihlal edilen hak sahibinin mahkemeden talep edebileceği hususlar düzenlendiğini, söz konusu hüküm gereğince ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında el konulan ürünler sahte olup marka hakkına tecavüzün tespiti ve el konulan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava konusu uyuşmalığın; Marka hakkına tecavüzün tespiti ve ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş Sayılı dosyası kapsamında el konulan ürünlerin 6769 sayılı kanunun 149. maddesi uyarınca imhası talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya içeriği incelendiğinde; ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin...D.İş Sayılı dosyasında tespit edilen ürünlere tedbiren el koyma işlemi gerçekleştirilmiş ve ürünler yediemine teslim edilmiş olup el konulan 9 adet ürünün talep eden tarafından bildirilen yediemin deposuna kaldırıldığı söz konusu ürünlerin ilgili dosyada alınan rapordan da anlaşılacağı üzere orjinal olmadığı, taklit olduğu, bu hususun bizatihi olay anında bulunan davalı beyanından da sabit olduğu, davalının ürünleri piyasadan aldığını iddia ettiği, davalı her ne kadar ürünlerin taklit olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, bu beyanın sorumluluktan muafiyet için yeterli olmadığı, marka hakkına tecavüz eylemlerinin tespit raporu ile tartışmaya açık olmayacak şekilde saptandığı anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile; Marka hakkına yapılan tecavüzün tespitine, ... 3.FSHHM ... D.iş sayılı dosya kapsamında tedbiren el konulan ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakiben masrafı davalı yana ait olmak üzere imhasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
1-Açılan davanın kabulü ile; Marka hakkına yapılan tecavüzün tespitine, ... 3.FSHHM ... D.iş sayılı dosya kapsamında tedbiren el konulan ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakiben masrafı davalı yana ait olmak üzere imhasına,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeni bir harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça iş bu dava dosyasında yapılan başvurma harcı, peşin harç ve posta masraflarından oluşan 2.009,00 TL yargılama gideri ile ilgili değişik iş dosyasında yapılan başvuru aşamasında alınan harçlar, posta ve bilirkişi masrafından oluşan 12.427,00 TL olmak üzere toplam 14.436,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,(davacı tarafça yedi emin için yapılan masraf kaleminin ne kadar olduğu noktasında delil sunulmamış olması sebebi ile yedi emin masraflarının yargılama giderlerine dahil edilmesi talebinin reddine)
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/04/2026