BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu bononun davacının yedinde bulunduğu sırada kaybolduğunu tahsilatı mümkün olmadığını bu durumda ciddi mağduriyet yaşadıklarını, bononun üçüncü şahısların eline geçmesi müvekkil açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğini, bononun bedelinin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da belirtilen bononun zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
zayi nedeni ile bononun iptali istemlidir.
Davacı tarafından e-imzalı olarak Mahkememize sunulan feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı şahısın davadan feragat ettiği, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olduğu, feragatin usulüne uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur."
Feragat, tek taraflı ve davayı sona erdiren kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran işlem olup, feragatın hüküm ifade etmesi mahkemenin ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalardandır. Davacı davadan usulüne uygun feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı daha sonradan Mahkememize gönderdiği dilekçe ile feragat beyanının sehven senedin bulunduğu düşüncesiyle gönderildiğini, aslında senedin aslını bulamadığını fotokopisini bulduğunu feragat beyanının hatalı olduğunu dikkate alınmamasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından her ne kadar hataya dayalı olarak feragat beyanı gönderildiği, hata sebebiyle iradenin fesada uğradığı iddia edilmiş ise de davacının feragat beyanının açıklamada veya iletmede hata olarak değerlendirilemeyeceği, davacının iddiasının saikte hataya ilişkin olduğu ve fakat 6098 sayılı Kanun'un 32. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince de saikte hatanın esaslı hata olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve davacının feragat beyanının saikte hata sebebiyle geçersiz olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacının feragat beyanının hatalı olduğuna yönelik dilekçesine itibar edilmemiş, davacının feragat beyanı doğrultusunda davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVACININ DAVASININ FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde taraf yokluğunda karar verildi. 31/12/2025