BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sigorta şirketi tarafından kendisinde istenen tüm evrakları göndermesine ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taahhüt ve beyan edilen bedeli ödemediklerini 20.05.2025 tarihinde, '....." plakalı aracı kullanan .....'in 100 kusuru il sebebiyet verdiği kaza sonucunda, davacının "....." plakalı aracı hasar aldığını ve araçtakilerin yaralandığını davacının "....." plakalı aracı pert olduğunu, davacının kasko poliçesi(...... no' lu poliçe) sahibi sigorta şirketi ..... SİGORTA A.Ş. tarafından akdedilmiş olan ibraname formu kapsamında, davacının, 20.05.2025 tarihli hasar dolayısıyla ..... plakalı aracı için tam hasar(.....) işlemini yapılmasını kabul ve taahhüt ettiğini, davalı sigorta şirketi, davacının aracı için eksperin tespit ettiği rayiç değer olan 1.230.,000,00 TL' yi ödemeyi beyan ve taahhüt ettiğini, kaza sonucu, araç hasarı, davacı ve araçtaki yolcuların yaralanması sebebiyle hatalı araç sürücüsü hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ..... Sor. Sayılı dosya devamında kovuşturma: aşamasına geçildiğini, beyanla davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 830.000 TL'nin davalıdan kaza tarihinden itibaren uygulanacak olan ticâri temerrut faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine, davalının araç pert ücretinin ödenmemesi ve aracının haksız şekilde ihaleye çıkarılıp satılması sebebiyle, davacının kiralamak zorunda kaldığı kiralık araç bedellerinin/ikame araç bedellerinin ulaşım masraflarının şimdilik, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla. HMK. 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak 1,000 TL olarak, davalı ..... SİGORTA A.Ş.'den alınarak, kaza tarihinden ilibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine karar verilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
kasko sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalının sigortacıdan tazminat talebine ilişkindir.
Davacı ve davalı arasında kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklı olarak doğrudan akdi sigorta ilişkisinin bulunduğu, dosya ieçrisindeki sigorta sözleşmesi incelendiğinde; kasko sigorta sözleşmesi ile rizikosu teminat kapsamına alınan davacıya ait aracın hususi binek araç olarak sigortalandığı, ticari ve mesleki amaçla kullanılan bir araç olarak sigortalanmadığı anlaşılmaktadır.
UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davacının potansiyel mükellef (gelir getirici kazanç olmaksızın Vergi Dairesi kayıtlarına kayıtlı olduğu anlaşılmakta olup, davacı adına kayıtlı vergi mükellefi herhangi bir işletme olmadığı, aracın da işletme aracı olarak kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda eldeki davada davalı sigortalının ticari işletmesinin bulunmaması ve sigortalı aracın kullanım şeklinin "gayri ticari" hususi binek otomobil niteliğinde olması bir arada gözetildiğinde davacı sigortalı ile davalı sigortacı arasındaki ilişkinin akdi tüketici ilişkisi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davalı sigortalı tarafından taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesine istinaden davalı sigortacıya karşı açılan tazminat davasında davacının davalıya karşı akdi tüketici konumunda bulunması nedeniyle 6502 sayılı Kanun gereğince eldeki uyuşmazlıkta görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda, davacı kasko sigorta poliçesi kapsamında, davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunmuş olup, sigorta poliçesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, Maslak Vergi Dairesinin yazı cevabına göre sözleşme tarihinde davacının mükellef kaydının bulunmadığı, davacının tüketici konumunda bulunduğu anlaşıldığından davanın İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir."
Tüketici işleminden kaynaklanan sigortacının sigortalısına rücu davası niteliğindeki itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesi olup Tüketici Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. 31/12/2025