İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı alacaklının müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıp hakkı olmayan bir alacağı kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, bahse konu çek ile ilgili müvekkilinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas ile hasımsız olarak kayıp/çalıntı ile ilgili dava açtığını, ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına ilgili çek ile ilgili hem kayıp/çalıntı hemde tefecilik suçlaması ile ilgili suç duyurusunda bulunduğunu beyan ederek; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı miktarın ödeme tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile istirdadına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 06/04/2026 tarihli muhtırası ile Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin iş bu muhtıranın tebliğinden itibaren başlamak üzere 1 haftalık kesin süre içerisinde sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu davacı vekiline ihtar edilmiştir. Davacı vekilince 07/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davanın arabuluculuk ön şartı bulunan bir dava olmadığı beyan edilmiş, arabuluculuk tutanağı sunulmamıştır.

menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir.
6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden menfi tespit ve istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, davacı vekiline 06/04/2026 tarihli muhtıra ile kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından Mahkememize sunulmuş olan 07/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı ve davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşıldığından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1783 Esas 2025/6626

Karar sayılı,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1736 Esas 2025/6567 Karar sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1424 Esas 2025/6232 Karar sayılı ilamı))

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafça yatırılan 42.693,75 TL harçtan mahsubuyla bakiye TL 41.961,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı . 08/04/2026