BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline ait çeklerin rızası dışında elinden çıktığını, işbu konuda Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosya ile çek iptali davası açıldığını, işbu iptali istenen çekler hakkında ilgili mahkemece tedbiren ödeme yasağı kararı verildiğini ve bu kararın ilanı üzerine davalı tarafça çeklerin kendi uhdesinde olduğu hakkında mahkemeye cevap ve bilgi verildiğini, bunun üzerine mahkemece dava konusu çeklerle ilgili olarak çekleri elinde bulunduran davalı aleyhine istirdat davası açılması amacıyla taraflarına süre verildiğini, söz konusu çeklerin .... bank ... Şubesi, Keşide Tarihi 06.01.2026, Keşide Yeri İstanbul, Çek No ..., Meblağı 1.000.000.-TL, İbraz Tarihi 06.01.2026, İbraz Yeri T... Bankası A.Ş. ... Sitesi Şb. Antalya, ... bank İstanbul Sultançiftliği Şubesi, Keşide Tarihi 03.01.2026, Keşide Yeri İstanbul, Çek No ..., Meblağı 1.000.000.-TL, İbraz Tarihi 06.01.2026, İbraz Yeri ... Bankası A.Ş. ... Sitesi Şb. Antalya olan 2 adet çekler olduğunu, davaya konu çeklerin ... Kağıtçılık San. Tic. A.Ş. tarafından müvekkili emrine düzenlendiğini, müvekkili uhdesinde bulunan çeklerin kaybolduğunu, müvekkilinin gerek işyerinde gerekse sair tüm yerlerde aradığını ancak çekleri bulamadığını, çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, çek üzerinde silsilesinde yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalıya ciro edilen çekte yer alan ciro silsilesinin hukuka ve gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini, çek üzerinde yapılan inceleme de her ne kadar çekin müvekkili tarafından .... Ambalaj Matbaa Tekstil Sanayi Ltd. Şti. adına ciro edildiği görülmekteyse de müvekkili şirketin bu şirketle hiç bir ticari ilişkisinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir ilişkisi olmayan 3. Kişiye elinde bulunan çekleri ciro etmesinin düşünülemediğini, çek dikkatle incelendiğinde ciro silsilesinde yazılı olan lehtarlardan .... Ambalaj Matbaa Tekstil Sanayi Ltd. Şti. ve .... Bilişim Teknolojileri İç Ve Dış Tic. Ltd Şti. isimli cirantalar üzerinde karalama ve silme işlemi yapılarak çek ... Tekstil ve Danışmanlık San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti isimli şirkete ciro edildiğini, müvekkili şirketin bu şirketle de herhangi bir ticari iş ilişkisi mal alışverişinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin hiç bir ticari iş ilişkisi olmayan davalıya dava konusu çekler nedeniyle hiç bir borcunun olmadığını, beyanla müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkan ve imzası olmayan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı çek iptali dava dosyasına konu sayılan çekler sebebiyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek yapraklarının taraflarına iadesine ve istirdadına, dava konusu çek yapraklarının halihazırda davalı uhdesinde olması nedeniyle çeklerin davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibine konu edilmemesine, mahkemeye teslim edilmesine ve mahkemeye teslim edilecek çeklerin sayın Mahkemece teminatlı veya teminatsız olarak yargılama sonuna kadar davalıya verilmemesi yönünde tedbiren karar verilmesine, söz konusu çeklerin icra takibine konu edilmiş ise icra takip dosyası ya da dosyalarının tedbiren durdurulmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
menfi tespit ve çeklerin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından hazırlanan 07/04/2026 tarihli muhtıra ile davacı vekiline "Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin tebliğden itibaren başlamak üzere 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu." ihtar edilmiştir.
Davacı vekili 08/04/2026 tarihli talep dilekçesinde; dava dosyası ile ilgili olarak TTK 790-792.maddesi gereği müvekkili adına davalı tarafın elinde bulunan davaya konu çeklerin davalı tarafça eline geçirdiği çek aslının davalı tarafta olması sebebi ile iş bu davaya konu çeklerin müvekkili şirkete iadesine yönelik taleplerinin bulunduğunu, TTK gereği arabuluculuk bir miktar para alacağının tahsili, itirazın iptali, tazminat davalarında davalarında dava şartı olarak zorunludur ancak şimdilik, dava konusunun para alacağı olmadığını, çekin fiziken teslimini ve istirdadını talep ettiğini, açılmış bir icra takibinin de şu aşamada bulunmadığını, dava dilekçesinde de çek iptali davasına konu olan benzer çeklerle ilgili aynı şekilde yeni açılmış olan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı çek istirdadı dava dosyasında da görüleceği üzere mahkemece arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunulması amacıyla taraflarına süre verilmediğini, muhtıra çıkarılmadığını, tensip zaptının dilekçede olduğunu, bu hususta TTK,Yargıtay ....Hukuk Dairesinin... E ... Karar sayılı ilamından da açıkça anlaşıldığı üzere davanın arabuluculuğa tabi olmadığın anlaşıldığını, taraflarınca çeki elinde bulunduran davalı tarafın 3. Şahıs olmadığı ve davaya konu çeklerin iadesi yönünde telafisi güç zararların oluşmaması açısından tedbir ve davanın kabulüne karar verilmesini ve muhtıra yönünden ara karardan rücu edilmesini talep etmiştir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir.
6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın menfi tespit ve çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu, davacı vekiline 07/04/2026 tarihli muhtıra ile kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından Mahkememize sunulmuş olan 08/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı ve davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşıldığından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1595 Esas 2024/9423 Karar sayılı 25.12.2024 tarihli emsal nitelikteki ilamı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın, harç için peşin alınan 34.155,00 TL harcın mahsubu ile fazla 33.423,00 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı . 08/04/2026
Hakim ...