Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin endüstriyel tasarım hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde talebini arttırmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın, 100 TL itibar tazminatının ve 40.000 TL manevi tazminatın delil tespitlerinin yapıldıkları tarihten itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ürünlerin üretim ve satışının durdurulması ile görüldüğü yerde toplatılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; resen gözetilecek diğer nedenlerle; öncelikle müvekkil ... bakımından davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesini, aksi takdirde ise her iki Müvekkil bakımından dava konusu edilen her bir talebin ayrı ayrı reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Sektör bilirkişisinin verilen adresler üzerinde yaptığı incelemeler ile tespit edildiği üzere ... numaralı tasarımın yayımlandığı ... adresinin aktif olduğu ve bir hayli beğeni aldığı bu tescilli tasarım benzerine erişim sağlandığı, ... No.lu tasarımların olduğu sayfalara erişim sağlanamadığı, erişim sağlanan sayfalarda ise bu tescilli tasarım benzerlerinin gözükmediğinin tespit edildiğini, davalı tarafın çoklu tasarımlar üzerindeki iddialar bakımından; tescilli tasarımların daha önce kamuya arz edildiği ve yenilik içeren tasarımlar olmadığı ile ilgili olarak sundukları iddiaları destekler; üretilmiş ve yayınlanmış tarihli delillere dayanarak yapılmış iddialar olması gerektiği kanaatine ve sonucuna varıldığını, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda yapılan incelemelerde; Anadolu giyim markasının mağazacılık anlamında etkin bir yapıya sahip olduğu, birçok markayı, gerek mağaza gerekse internet ve instagram adresleri üzerinden satışının gerçekleştirdiği ve yayımlanan görsel ve video içeriklerde yapılan incelemelerde: Ürünler üzerinde farklı etiket ve askı tasarımlarının bulunduğu tespit edilmiş olup, davalı tarafın iddia ettiği üzere üretim yapabilmesinin özellikle abiye (Özel gece kıyafeti) gibi bir tarzda güçlü bir organizasyon ve ekip gerektirdiği bu ekibin model ve üretim yapabilmesi için her an her an her tedarikçiye ulaşabileceği İstanbul gibi bir merkezde konumlanmış olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Davalı tarafın iddiasını destekler: Anadolu giyime ya da diğer davalı ...'a ait bir marka ve kuruluşun bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... 24/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı firmanın işyerinde, dosya bazında ve ticari defter ve belgeler incelemesinde, davalı firmanın alış ve satış kayıtlarında alt hesap kullanmadıklarından dolayı kati bir hesaplama yapılamamış olup, dosya bazında incelendiğinde ilgili tedarik firmasından mallar alınarak düzenlenen rapora istinaden 31/12/2021 sonu itibaren 72 adet maldan 2.520.00.-TL (ikibinbeşyüzyirmitürklirası) kazanç elde ettiğini bildirmiştir.
Bilirkişi ... 08/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı ...' un Vergi kaydının olmadığı, Davalı ...ŞİRKETİ'nin işyerinde yerinde inceleme yapılarak (iş bu tespitin vergi dairesi ve ticaret ve sanayi odası kayıtları ve diğer dosya evraklarıda incelemek sureti ile) ... ticaret odası kayıtlarının, kırıkkale defterdarlığı ırmak vergi dairesi verileri ve işyerinde yapılan tespitlerin birbiri ile örtüştüğü davalı kişi ve kuruluşların faaliyet alanları içerisinde tekstil üretimi imalatı olmadığını bildirmiştir.

Dava konusu uyuşmalık; Davacının endüstriyel tasarımına tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğu iddiası kapsamında belirsiz alacak hükümlerine göre SMK 151/2a maddesine göre hesaplanmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi, 100 TL itibar, 40.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya ödenmesi kapsamında açıldığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; tasarım hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin mevcudiyeti sebebiyle ikame edilen iş bu dava yönünden davacı taraf, davalıların üretim yaptığını, tazminat sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmekte olup, mahkememizce evvela davalıların üretici konumunda olup olmadığı ve tazminat istemleri yönünden sorumlu olup olmayacağı noktasında değerlendirme yapılmıştır.
Dosya kapsamına alınan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarında;" davacı tarafın iddiaları doğrultusunda yapılan incelemelerde; Anadolu giyim markasının mağazacılık anlamında etkin bir yapıya sahip olduğu, birçok markayı, gerek mağaza gerekse internet ve instagram adresleri üzerinden satışının gerçekleştirdiği ve yayımlanan görsel ve video içeriklerde yapılan incelemelerde: Ürünler üzerinde farklı etiket ve askı tasarımlarının bulunduğu tespit edilmiş olup, davalı tarafın iddia ettiği üzere üretim yapabilmesinin özellikle abiye (Özel gece kıyafeti) gibi bir tarzda güçlü bir organizasyon ve ekip gerektirdiği bu ekibin model ve üretim yapabilmesi için her an her an her tedarikçiye ulaşabileceği İstanbul gibi bir merkezde konumlanmış olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Davalı tarafın iddiasını destekler: ... ya da diğer davalı ...'a ait bir marka ve kuruluşun bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği kanaatine varıldığı" tespit edilmiştir.
Bilirkişilerce yapılan tespit ve değerlendirmelerden de görüleceği üzere, davalıların söz konusu ürünleri üretecek durumda olmayacağı ayrıca ürünler üzerinde farklı etiket ve askı tasarımları bulunduğu da belirtilmiştir.
Mahkememizce bilirkişiler tarafından yapılan tespitler ile yetinilmeyerek davalıların vergi kayıtları, faaliyet alanları üzerinden inceleme yapılmış, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş, dosya kapsamına alınan 08/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı ...' un Vergi kaydının olmadığı, Davalı ... ŞİRKETİ'nin işyerinde yerinde inceleme yapılarak (iş bu tespitin vergi dairesi ve ticaret ve sanayi odası kayıtları ve diğer dosya evraklarıda incelemek sureti ile) kırıkkale ticaret odası kayıtlarının, ... defterdarlığı ırmak vergi dairesi verileri ve işyerinde yapılan tespitlerin birbiri ile örtüştüğü davalı kişi ve kuruluşların faaliyet alanları içerisinde tekstil üretimi imalatı olmadığı" tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan tespitler ışığında davalıların üreteci konumunda olmadığı davalı tarafın sadece satıcı konumunda olduğu tespit edilmiştir.
Tasarım hakkına tecavüz iddiaları yönünden değerlendirme;

Dosya kapsamı incelendiğinde; satışa konu ürünler davalı ...Şti. ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olup, diğer davalı gerçek kişi..., davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan, davalı ...'un taraf sıfatı bulunmaktadır.
Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ve ...karar sayılı ilamında "Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 632. maddesi uyarınca, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de, ... sayılı TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel hükümlere göre, şirketler ise 6102 sayılı TTK'nın 632. maddesine göre sorumlu olabilirler. Markaya tecavüz sebebiyle sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. Hal böyle olmakla, mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir." denilmektedir.
Tasarım hakkına tecavüz eylemi aynı zamanda haksız fiil olup; haksız fiilden şirket ile birlikte şirket müdürü olan davalının, davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sebeple davalı ... yönünden husumet itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça, dava dışı ...Ltd. Şti. İle davacı arasında görülmekte olan davanın bekletici mesele yapılmasına yönelik talepte bulunulmuş ise de;

Dava dışı ...Şti. Tarafından davacının eldeki davaya konu....tasarımlarının tamamının taklitleri "..." markası ile üretim ve satışı yapıldığı, yine dava dışı üçüncü kişiye ait ... adlı internet satış sayfasında ve... adlı ... satış sayfasında satışı gerçekleştirilmek suretiyle davacının tasarımlarının ihlal edildiği kapsamında açılmış bir dava olup, iki dava yönünden dayanılan argümanların ve davalıların farklı olması sebebiyle bekletici mesele yapılması talebi mahkememizce uygun bulunmamıştır.
Davalı taraf dilekçesinde davaya konu ürünün üretimini yapmadığını, bu nedenle tasarım hakkına tecavüz etmediğini iddia etmekteyse de davalı tarafça taklit ürünlerin satışı yapıldığı sabit olması nedeniyle tasarım hakkına tecavüz gerçekleşmiş olup sorumluluğu bulunmaktadır.
554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. Maddesi'nde tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.
Bu fiiller şu şekildedir: “Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır.
a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, SATMAK, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak;
b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
c) Bu maddenin önceki a ila b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,
e) Gasp..." denilmektedir.
SMK'nın 81. maddesinde
"Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak."
Anılan kanun hükmünde kararname ve kanun maddesine göre tasarım hakkına tecavüz eyleminde satıcı - üretici ayrımında bulunulmadığı, tasarım hakkına tecavüz eden taklit ürünlerin üretilmesinden nihai tüketiciye ulaşana kadarki süreçte yer alan tüm aktörlerin tasarım hakkı sahibine karşı tecavüz eyleminden sorumlu olacağı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Kaldı ki, davalı taraf cevap dilekçesinde davacıya ait tescilli tasarımların davalıya ait instagram satış sayfalarında tüketicinin beğenisine sunulduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla davacıya ait tescilli tasarımların davalı tarafça satışının yapıldığı sabit olduğundan davalı yanın sorumluluğu kaçınılmazdır.
Davacının ... nolu tasarımlara ilişkin olarak yapılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İŞ sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacının... tescil sayılı çoklu tasarım belgesindeki (5) no'lu tasarım bakımından;
''Aleyhine tespit istenene ait olduğu belirtilen ... ve ... adlı internet sitelerinde 05.06.2021 ve 09.06.2021 tarihlerinde tüketicilerin beğenisi sunulmak üzere yayınlanmış olan elbiselerin tasarımlarının tespit isteyen taraf ...'a ait... sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan (...) no'lu tasarım ile benzer oldukları ve koruma kapsamında yer aldıkları görüş ve kanaatine varılmıştır'' denilmekte,
Davacının ... sayılı çoklu tasarım belgesindeki (...) no'lu tasarım bakımından;''Aleyhine tespit istenene ait olduğu belirtilen ...ve...adlı internet sitelerinde 06.06.2021 tarihinde tüketicilerin beğenisine sunulmak üzere yayınlanmış olan elbisenin tespit isteyen taraf ...'a ait ... sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan (...) no'lu tasarım ile benzer olduğu ve koruma kapsamında yer aldığı görüş ve kanaatine varılmıştır'' denilerek tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edilmiştir.
Davacının ... nolu tasarımlara ilişkin olarak yapılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...D.İŞ sayılı Delil Tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunun 6.sayfasında "Tespit isteyen adına tescilli çoklu tasarım içeriğinde yer alan 35 numaralı tasarım hakkını ihlal ettiği iddia edilen elbiselerden 4 farklı tenkte 9 adet ürün bulunduğu tespit edilmiştir." denilmekte,
Anılan delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında ;
Davacının ... tescil sayılı çoklu tasarım belgesindeki (...) no'lu tasarım bakımından;''Aleyhine tespit istenene ait olduğu belirtilen ... ve ... adlı internet sitelerinde 22.04.2021 ve 06.05.2021 tarihlerinde tüketicilerin beğenisi sunulmak üzere yayınlanmış olan elbise ile ... adlı Mağazada bulunan tespite konu elbiselerin tasarımlarının tespit isteyen taraf ...'a ait ... sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan (...) no'lu tasarım ile benzer oldukları ve koruma kapsamında yer aldıkları görüş ve kanaatine varılmıştır'' denilmekte,
Davacının ...sayılı çoklu tasarım belgesindeki (...) no'lu tasarım bakımından;''Aleyhine tespit istenene ait olduğu belirtilen...ve ... adlı internet sitelerinde 15.03.2021 tarihinde tüketicilerin beğenisine sunulmak üzere yayınlanmış olan elbisenin tespit isteyen taraf ...'a ait ... sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan ...no'lu tasarım ile benzer olduğu ve koruma kapsamında yer aldığı görüş ve kanaatine varılmıştır'' denilerek tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise; Sektör bilirkişisinin verilen adresler üzerinde yaptığı incelemeler ile tespit edildiği üzere 13 numaralı tasarımın yayımlandığı... adresinin aktif olduğu ve bir hayli beğeni aldığı bu tescilli tasarım benzerine erişim sağlandığı, ...No.lu tasarımların olduğu sayfalara erişim sağlanamadığı, erişim sağlanan sayfalarda ise bu tescilli tasarım benzerlerinin gözükmediğinin tespit edildiği, ayrıca 13 nolu tasarım yönünden yapılan karşılaştırmalı incelemede tasarımların aynılık derecesinde benzer olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporu yerinde tespit ve değerlendirmeler ihtiva etmekte olup, 13 numaralı tasarım yönünden gerekli karşılaştırma neticesinde çok net bir şekilde aynıya yakın derecede benzer olduğu tespit edilmiş ve 3 renk varyantı ile yayınlandığı görülmüştür.
Her ne kadar güncel durum itibari ile davalıların sadece ... numaralı tasarımları ...adresinde kullandığı ayrıca 9 adet olarak 35 nolu tasarıma benzer tasarımları işyerinde kullandığı, diğer tasarımlar yönünden erişim engelleri sebebiyle söz konusu tasarımların görülemediği anlaşılmakta ise de; davaya konu diğer tasarımlar yönünden dosya kapsamına alınan yukarıda bilgileri ve izahatı yapılan değişik iş dosyalarından da anlaşılacağı üzere evvelce de davalıların diğer tasarımların da benzerlerini 35 numaralı tasarım yönünden 9 adet olacak şekilde işyerinde, diğer tasarımlar yönünden ise hali hazırda aktif olan ...adresi ile güncel durum itibari ile aktif olmayan ... adresleri üzerinden satışa sunulduğu ve alınan bilirkişi raporları ile usul ve yasaya uygun olarak yerinde inceleme yapılarak ve gerekli karşılaştırmalar yapılarak tasarım hakkına tecavüz olgusu net bir şekilde tespit edilmiştir.
Bu kapsamda yukarıda yer verilen değerlendirmeler uyarınca, davacının tasarım hakkına tecavüz iddialarının, yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı taraf, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edici olmadığını iddia etmiş olup, öncelikle eldeki davanın konusunu davacı tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği değil, davalının tasarım hakkına tecavüz eylemi oluşturmaktadır. Dolayısıyla eldeki davada tasarım hakkına tecavüz dışında, yenilik ve ayırt ediciliğine inceleme yapılması mümkün değildir. Çünkü herhangi bir tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesi, tazminat davalarında değil, hükümsüzlük davasının konusunu oluşturmaktadır ki davalının böyle bir davası bulunmamaktadır.
Nitekim SMK'nın 78. Madesinde "Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan haller dışında menfaati olanlar tarafından istenebilir.
(2) Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre sadece önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü maddelere göre ise ancak tasarım hakkına sahip kişiler tarafından ileri sürülebilir.
(3) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak koruma süresince veya tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir.
(4) Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi olarak görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca bu kişilere bildirim yapılır.
(5) Tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası, hak sahibi olduğunu iddia eden kişiye karşı açılır." denilmektedir.
Dolayısıyla davalıca açılmış bir hükümsüzlük davası bulunmaksızın eldeki tazminat davasında tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğinin incelenmesi mümkün değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...esas ... karar sayılı ilamında "...Ancak, 554 sayılı KHK'nın 43/a maddesi uyarınca bir tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için aynı KHK'nın 5 ila 8 inci maddelerinde sayılan koşullara sahip olmadığının İSPATI GEREKLİDİR. Öte yandan, 554 sayılı KHK'nın 11 inci maddesi kapsamında bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, bir tasarımın yenilik unsuruna sahip olmadığından bahisle hükümsüzlüğüne karar verilmesi için onun yenilik vasfını ortadan kaldırıcı bir başka tasarımın aynısının başvuru ya da rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş OLMASI GEREKİR. Davacı tarafça açıklanan bu hükümsüzlük nedenlerini gerektiren bir tasarım örneği dosyaya sunulmadığına ve bilirkişi tarafından da herhangi bir literatüre ve belgeye dayalı olmaksızın bu tasarımların "anonim" olduğu belirtildiğine göre, ispata yarayan ve somut herhangi bir delile dayanmayan soyut ifadeler esas alınarak bir tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilemez. Bu bakımdan, hükümsüzlük davasının mahkemece kararda yazılı şekilde değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar VERMEK GEREKMİŞTİR." denilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı yönünde somut her hangi bir delile dayanılmaksızın soyut iddialarla tasarımın hükümsüzlüğü'ne karar verilemez.
Nitekim dosya kapsamına alınan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda da tescilli tasarımların daha önce kamuya arz edildiği ve yenilik içeren tasarımlar olmadığı ile ilgili olarak sundukları iddiaları destekler; üretilmiş ve yayınlanmış tarihli delillere dayanarak yapılmış iddialar olması gerektiği kanaatine ve sonucuna varılmış olup, yapılan tespitlerin de mahkememiz kanaatine uygun olduğu, davalı taraf bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında; Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacının tasarım hakkına yapılan tecavüzün Tespitine, Durdurulmasına ve Önlenmesine, Mahkememizce verilen 02/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına hükmün kesinleşmesi ile birlikte hüküm özetinin masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı en yüksek olan 3 gazeteden bir tanesinde yayınlanmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar itibar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, itibar tazminatı için salt tecavüzün ve buna bağlı maddi ve manevi kayıp yaşanmasının yeterli olmadığı, bunun için tecavüz kapsamında husule gelen kullanımların kötü kullanılması ve buna bağlı olarak davacı yanın tasarımının değer ve buna bağlı itibar kaybı yaşaması gerekmektedir. Lakin somut olayda kullanımların kötü olduğu ve davacı yanın buna bağlı olarak itibar kaybı yaşadığını destekler bir delil bulunmamaktadır. İş bu sebeple itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan aynı zamanda maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkememizce davalı yanın kusurlu olmadığı yönünde tespit yapılarak ret kararı verilmiş ise de;
Bam kaldırma ilamında da açıkça bahsi geçtiği üzere;

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK 149 maddesi ile düzenlenmiş olup, Tazminat başlıklı devam eden 150 maddesinde; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişilerin, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu belirtildikten sonra "ürün veya hizmetlerin tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi", "bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi" yahut "uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi" sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebileceği de hüküm altına alınmıştır.
SMK'nın 150-151 maddeleri kapsamında açılabilecek olan maddi ve manevi tazminat davası, temelinde haksız fiil davası olup, zarar ile fiil arasında nedensellik bağı yanında mütecavizin kusurunun da varlığı gereklidir. Kusur kasıt biçiminde olabileceği gibi, ihmal biçiminde de ortaya çıkabilir. Satışı yapılan ürünlerin başkasına ait sınai haklara tecavüz teşkil ettiğinin bilinmediği ve/veya bilinmesi gerekmediğine dair savunma basiretli tacir kapsamında dinlenemez.
Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında; Davacı tarafından adına tescilli çoklu tasarıma tecavüz iddiası ile huzurdaki dava açılmış olup, yapılan bilirkişi incelemesi ve değişik iş dosyalarından keşfen alınan bilirkişi raporları ile davacı adına tescilli tasarıma ayniyet derecesinde benzer olduğu belirtilen bir kısım ürünler yönünden davalı işyerinde ve davalının sosyal medya hesaplarında farklı renk varyantları ile satışa arz edildiğinin tespit edildiği, yine davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacıya ait tescilli tasarımların bir kısmının davalıya ait instagram satış sayfalarında tüketicinin beğenisine sunulduğunun kabul edildiği görülmüştür.
Her ne kadar davalıların üretici konumunda olmadığı yapılan araştırmalar ile sabit ise de, yukarıda atfı yapılan açıklamalar ve bam ilamı nazara alındığında tazminat kusur sorumluluğunun "üretici" olma koşuluna bağlanmadığı ve tacir konumunda davalı yönünden kusurun ihmal şeklinde de gerçekleşebileceği nazara alınarak kusur değerlendirmesi yapılması gerektiği, tüm bu hususlar, yukarıda yapılan tespitler ve Bam açık ilamı nazara alındığında davalıların kusurlu olduğu ve bu kapsamda maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluştuğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları incelendiğinde tespit edildiği üzere davalı tarafın mütecaviz ürünleri ihbar olunan şirketten aldığı, bu hususun ihbar olunan şirketin de kabulünde olduğu, toplam 72 ürün alındığı ve alınan ürünler üzerinden elde edilen karın 2.520,00 TL olduğu lakin alınan ürünlerin tamamının dava konusuna ilişkin olduğu noktasında bir tespit yapılamadığı gibi salt ürün bazlı olarak elde edilen kazancın tespitinin de mevcut deliller ve incelenen kayıtlara göre yapılamadığı bu durumda mahkememizce takdir hakkının kullanıldığı, ihbar olunan şirketten alınan ürün sayısı üzerinden elde edilen karın davacının isteyebileceği maddi tazminatın üst sınırını oluşturduğu ancak tamamının dava konusu olduğunun tespit edilememesi sebebi ile takdiren yarı ürünün(72/2= 36 adet ürün) dava konusu olabileceği(her ne kadar tespit dosyasında 9 ürün tespit edilmiş ise de, tespit edilen ürün sayısı sadece o an tespit edilen ürün sayısını göstermekte olup sadece tespit esnasında belirlenen ürün sayısının baz alınması hakkaniyete uygun bulunmamıştır.) değerlendirmesinin somut olaya uygun düşeceği mahkememizce değerlendirilmiş bu kapsamda 1.260,00 TL maddi tazminata karar verilmiş iş bu maddi tazminata ise delil tespit tarihi olan 28/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Husule gelen tecavüz eylemleri, yoğunluğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve ihlal tarihi nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminat somut olaya uygun bulunmuş, 10.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2021 tarihinden(ihlal başlangıç tarihi daha eski olmakla birlikte taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak iş bu tarih başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır.) itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar davalı yanca husule gelen eylemler hasebiyle tasarım hakkına tecavüzün yanında aynı zamanda eylemlerin haksız rekabet kapsamında olduğunu iddia ederek haksız rekabetin tespitini de dava etmiş ise de, güncel tarihli verilen yüksek mahkeme kararları gereği tasarım hakkına tecavüz kapsamında telakki edilen eylemlerin kümülatif korumanın mümkün olmaması sebebi ile aynı zamanda haksız rekabet kapsamında da korunması mümkün olmadığından bu yöndeki talebin reddi yönünde aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
-Davacının tasarım hakkına yapılan tecavüzün Tespitine, Durdurulmasına ve Önlenmesine,
-Mahkememizce verilen 02/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,
-Maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile; TBK 50 ve 51.Maddeler nazara alınarak mahkememizce takdir hakkı kullanılarak 1.260,00 TL maddi tazminatın 28/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-İtibar tazminatı talebinin reddine,
-Haksız rekabete dayalı davanın reddine,
- Davalı tarafın husumet itirazının reddine,
-Hükmün kesinleşmesi ile birlikte hüküm özetinin masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı en yüksek olan 3 gazeteden bir tanesinde yayınlanmasına,
-Delil tespit dosyasında yapılan masrafların yargılama gideri hesabında dikkate alınmasına,

2-Davanın kabulüne konu kısım üzerinden davalı taraftan alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 701,89 TL peşin harç ile 26,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 727,89 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 4,10 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalılardan alınması gereken karar ve ilam harcına mahsubu yapılan davacının peşin ve ıslah harcı olarak yatırdığı toplam 727,89 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacı tarafça iş bu dava dosyasında yapılan başvurma harcı, posta ve bilirkişi masrafları olmak üzere yapılan 3.117,20 TL ile dava öncesi başlatılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş dosyasında yapılan başvurma harcı, peşin harç, keşif harcı, taşıma ücreti, bilirkişi ücreti ve posta masrafından oluşan 1.426,90 TL, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş dosyasında yapılan başvurma harcı, peşin harç, keşif harcı, taşıma ücreti, bilirkişi ücreti ve posta masrafından oluşan 2.176,90 TL olmak üzere toplam 6.721,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 1/2'si olan 3.360,50 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılar tarafından yapılan 2.100 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren yarısı olan 1.050,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu kısım üzerinden hesaplanan;
Tasarım hakkına tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL, maddi tazminat istemi yönünden 1.260,00 TL, manevi tazminat istemi yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 66.260,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davanın reddine konu kısım üzerinden hesaplanan;
-Haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL, Maddi tazminat istemi yönünden 1.260,00 TL, itibar tazminatı istemi yönünden 100 TL olmak üzere toplam 56.360,00 TL tek vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalılara yarı yarıya olacak şekilde verilmesine(28.180,00'er TL), (Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 esas sayılı kararı ile manevi tazminat istemli davalarda redde konu kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin uygulama kaldırıldığından redde konu manevi tazminat istemi yönünden vekalet ücreti takdir edilmemiştir.)

7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/04/2026