Şirketin İhyası

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye memuru bulunduğu Tasfiye Halinde ---- tasfiye süreci tamamlanarak Ticaret Sicilinden 23.09.2025 tarihinde resen terkin edildiğini ancak şirket adına, ------ Vergi Dairesi Müdürlü tarafından düzenlenen Vergi Tarhiyatlarına karşı açılmış ve halen ---. Vergi Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında görülmekte olan bir iptal davası bulunmakta olduğunu, ----. Vergi Mahkemesi, 18.12.2025 tarihli ve ------ sayılı kararı ile; şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması nedeniyle davanın 2577 sayılı İYUK m.26/1 uyarınca işlemden kaldırılmasına, şirketin ihyası halinde devaya devam edileceğine karar verildiğini, vergi borcuna bağlı tarhiyatlar şirketin hukuki yarını doğrudan ilgilendirmekte olup, bu davanın sonuçlamdırılabilmesi için şirketin geçici olarak ihyası ve ek tasfiyeye tabi tutulması zorunlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile şirketin ek tasfiye için ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket hakkında kurumlarınca TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.madde hükümlerine göre işlem yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, Mahkememizce ek tasfiye kararı verilmesi halinde tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu belirterek özetle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; ticaret sicilinden resen silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.
Davacının dava dışı Tasfiye Halinde ----- hakkında açılan dava yönünden resen terkin olmuş şirketin ihyasını talep ettiği anlaşılmıştır.Terkin olan şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. Maddesi ve ilgili tebliğin 7. Maddesi kapsamında yapılan ilanlara müteakip 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.

Dava dilekçesinde bahsi geçen ----. Vergi Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Anılan dosyada davacının ------Vergi Dairesi Müdürlüğü olduğu, 17/09/2025 tarihli davanın KDV iadesine ilişkin olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir.İhyası istenen şirketin, devam eden dava dosyası işlemleri için ihya olunmasını talep etmekte davacının hukuki yararı ve aktif husumetinin olduğu açıktır.Özetle, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ... sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre, terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE;
2----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde -----TTK.nun 547. maddesi uyarınca, ---. Vergi Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dava dosyası işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

3-Ek tasfiyenin tamamlanıp sonuçlandırılması için davacı ...'un (T.C:...) tasfiye memuru olarak atanmasına; tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığında,

4-İhya kararının --- Gazetesinde ilanına, masrafın davacı tarafından karşılanmasına,

5-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

6-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

9-Davalı ... yasal hasım olduğundan vekalet ücretine hükmolunmamasına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.