BURSA
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
2-
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ... Lojistik Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirkette ortak olduğunu, şirket sözleşmesine göre müdürlük yetkisi bulunmadığını. Şirketin diğer ortağı ve müdürü olan davalı ...'ın, şirketin malvarlığını tehlikeye atan işlemler yaptığını. Davalı ...'ın, şirket aleyhine açılan icra takiplerine itiraz etmediğini, bu durum nedeniyle şirket borçlarının büyümesine ve şirketin hukuki haklarının korunamamasına yol açtığını. Davalı ...'ın ihmali hareketle şirketin mali durumuna zarar verdiğini, şirket adına yetkisiz harcamalar yapmakla ve şirket banka hesaplarından şirket faaliyetleriyle ilgisi olmayan harcamalar yaparak şirketin nakit akışının ve mali yapısının bozulmasına yol açtığını, şirket yöneticisi ...'ın kendisinin akrabalık ilişkisi bulunan kişiler tarafından icra takiplerine muvazalı biçimde itirazda bulunmadığını. ... 6. İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasında dosya haksız biçimde ilerletildiğini. Bu dosya kapsamında ivedi biçimde menfi tespit davası ikame edilmesinin zorunlu olduğunu. Bu nedenle tedbiren şirket adına menfi tespit davası açmak için yetki verilmesini, ... Lojistik Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti. yönetimine öncelikle müvekkilin kayyum atanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in, ... Lojistik Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi isimli şirketin ortağı olarak faaliyet yürüttüğünü. Şirketin büyüme sürecinde olduğunu, ...’da kömür işletme fabrikası kurulduğunu ve yatırım karşılığında kişileri şirkete ortak edeceğini beyan ederek çeşitli kişilerden yüksek meblağlı paraları şahsi hesabına temin ettiğini. ...’dan davacı şahsi banka hesabına ve elden yaklaşık 5.000.000,00 TL hesabına geçirdiğini, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu. Ancak davacının hiçbir yatırımcıyı şirket ortağı yapmadığını, ticaret sicilinde pay devri gerçekleştirmediğini, sermaye artışı yapmadığını, hisse tescili yapmadığını. Bunun üzerine ... hisselerini alamadığı için şirkete ver şahsına icra takibi yaptığını, haciz koydurduğunu. İtiraz edemediklerini çünkü hem taminat miktarını bulunmadıklarını, hem de icra inkar tazminatı ile şirketi borcunu arttırmak istemediklerini, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
davalı şirketin müdürü olan davalı ...'ın şirket aleyhine iş ve işlemler yaptığı, şirketi borçlandırdığı iddiaları ile şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ortakları, yöneticilerini gösterir belgeler ve genel kurul tutanakların ticaret sicil müdürlüğünden celp edilerek yapılan incelemede şirketin eşit olarak 1000 paya sahip iki ortaktan oluştuğu, davacı ve davalı ..'ın eşit paya sahip olduğu ve davalı ...'ın şirket müdürü olduğu tespit edilmiştir.Şirketlere yönetim kayyımı atanması ise Türk Ticaret Kanunun'da açıkça düzenlenmemiştir. Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 427/4 maddesi uyarınca '' Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanır'' şeklindeki hüküm doğrultusunda şirketlere de yönetim kayyımı atanabilmektedir.Türk Medeni Kanunu'nun 427/4 maddesine göre yönetim kayyımı atanabilmesi için öncelikle ortada bir mal varlığı unsurunun bulunması ve aynı zamanda bu mal varlığının yönetimden yoksun kalması gerekmektedir. Limited şirketlerde mal varlığını bir diğer deyişle sermayeyi yönetme hak ve yetkisini müdür kullanmaktadır.Davanın yalnızca şirkete süresi belirtilmeksizin kayyım atanmasına ilişkin olduğu, haklı fesih davası olmadığı tespit edilmiştir. Şirkete ait evrakların incelenmesiyle şirketin müdürünün halen davalı olduğu bu sebeple davalı şirketin yönetim organının eksik olmadığı anlaşılmıştır.Limited şirketlere yönetim kayyımı atanması, şirketin yönetim organından yoksun kalması ve bu yoksunluğun başka şekilde giderilmesine imkan bulunmaması halinde veya organ seçilememesi sebebiyle haklı sebeple fesih davasının açılması durumunda mümkündür. Şirketin kötü yönetildiği iddiası ile kayyım atanması istenemez.Nitekim ... 11'nci Hukuk Dairesi'nin 03/10/2012 Tarih, 2011/ Esas ve2012/ Karar sayılı ilamı "....Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, esasen limited şirket müdürlerinin azli istenmeksizin yönetim kayyımı atanamayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....." şeklindedir.Yine ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/... Esas ve 2018/... Karar sayılı kararı "....Somut olayda, davacıların miras yoluyla hissedarı oldukları davalı şirketlerin kötü yönetildiğini iddia ederek yönetim ve temsil yetkisi kaldırılmadan, doğrudan şirkete yönetici kayyımı atanması talep edilmiştir. Oysa bir tüzel kişiliğe kural olarak kayyım atanması ancak kişiliğin organsız kalması halinde mümkündür. Eldeki davada, davalı şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır. Ortak ve yönetici arasında sorun olmasından yola çıkılarak, ortak ve yöneticiler görevlerinin başındayken ve limited şirket müdürlerinin azli istenmeksizin yönetim kayyımı atanamayacak olmasına göre, ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçesi yerinde olup, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusus reddi gerekmiştir. " şeklinde olup, benzer niteliktedir.Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın REDDİNE.
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. Uyarınca takdir ve tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde 6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekilleri ile davacı asilin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/04/2026
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Katip
✍e-imzalı