İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememiz dava dosyası tetkik edildi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile Gaziemir'de bir tanıdık aracılığıyla tanıştığını, kendisiyle tarla satış işleriyle ilgili görüştüğünü, iş yapmak ve kar elde etmek için parayı borç gibi verebileceğini söylediğini, Davalı ... ile bir arsa alıp satmak işi için anlaştığını, davalının arabasını satacağını bir miktarı ile ticaret olabileceğini söylediğini, ..., ...'ın hesabından 333.000 TL gönderdiğini, bu tutarın 500.000,00 TL'ye tamamlaması gerektiğini ancak eksik gönderdiği gibi sonrasında davacıdan yüksek miktarlarda paralar talep ettiğini, bu talepler üzerine davalıya elden ve banka üzerinden çeşitli ödemeler yapıldığını, En son gönderdiği ödemeye ilişkin açıklama kısmına "kalan bakiye 150.000 TL" şeklinde belirttiğini, davalının birden fazla kez fiziksel şiddetine maruz kaldığını, şikayette bulunduğunu, bu süreçte ...'ın yurtdışına kaçtığı bilgisine ulaştığını beyan ederek davalılar tarafından başlatılan ve borçlu olmadığı halde aleyhime sürdürülen icra takibine konu borcun mevcut olmadığının tespiti ile, yürütülen takibin durdurulmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, İzmir .... İcrada bulunan tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf dava dosyasına cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/A maddesi ile de "(1) İlgili kunanlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmüne yer verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 115 maddesi ise "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiğilinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davacı tarafça hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı aleyhinde menfi tespit istemine ilişkin huzurdaki davanın ikame edildiği, ilk olarak mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde arabuluculuk anlaşamama son tutanağının yer almadığı, 12/03/2026 tarihli tensip zaptında davacıya arabuluculuk anlaşamama son tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından yapılan aslı gibidir onaylı bir örneğini sunmak üzere bir haftalık (1 hafta) kesin süre verildiği, ihtarlı tensip zaptının 28/03/2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ve süresi dolmasına rağmen arabuluculuk anlaşamama son tutanağının sunulmadığı tespit edilmiştir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartının mevcut olduğu, davacının dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurmadığı, arabuluculuk dava şartının giderilebilir bir dava şartı da olmadığı gözetilerek dava şartına ilişkin eksikliğin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2)Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.08/04/2026