Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----------Ş., antrepo işi ile uğraşan bir şirket olup, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren firmalara hizmet verdiğini, bu sebeple ihtiyacı olan depoyu kiralamak için arayışa geçmiş ve --------- yetkilisi olduğu ---------Ş firmasına ait “-------- Mah. --------- Sok. No:------- --------” adresinde bulunan depoyu ticari amaçla kiralamak için görüştüğünü, ---------- bu talebi olumlu karşılamış ve deponun müvekkili şirkete kiralanmasını kabul ettiğini, -------- --------- yerleşik bir kişi olmadığını, --------- yaşadığını, bu sebeple kira gelirlerini yurtdışına transfer ettiğini söyleyerek, deponun mülkiyet hakkına sahip olan -------- isimli şirketi ile kiralama işlemini gerçekleştirdiğini, bu şekilde taraflar arasında kiralama ilişkisinin ilk olarak 2013 yılında başladığını, 2013 yılında kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra, 2014 ve 2015 yıllarında da bu şekilde doğrudan kiralama ilişkisi devam ettiğini, söz konusu kira ilişkilerinin her bir döneminde kiralamaya konu alanın büyüklüğü ve kira bedelinin son derece yüksek miktarlı olması sebebiyle; ---------- talebi üzerine ilgili yıla ait kira bedelini karşılayacak şekilde şikayet edilenlerin gösterdikleri kendi idarelerinde olan şirketleri lehine teminat senetleri müvekkili kiracı tarafından düzenlenmiş ve kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin, başta ---------- olmak üzere davalı yana, kiralamadan kaynaklanan yakın ticari ilişkileri sebebiyle bu şekilde istenilen uygulamayı ticari hayatın bir parçası olarak itiraz etmeksizin kabul etmişler ve teminat senedi lehdarının ne sebeple kiralayan yerine onun bağlantılı olduğu söylenen başka bir firma olarak düzenlettirilmesinin istendiğini sorgulamadığını, Sistemin bu şekilde işlemesinden müvekkili ----------Ş. ilk başta şüphelenmediğini, güven ilişkisine dayalı olarak bu teklifi kabul ettiğini, bu şekilde teminat verilmesi ve kira bedelinin ödenmesiyle geri alınma işlemleri kiralama ilişkisinin doğrudan --------- firması İle müvekkil şirket arasında süre gelen kiralama döneminde; 2013,2014,2015,2016,2017,2018 ve 2019 yılları için düzenli şekilde gerçekleştirildiğini, zaman içerisinde ------- çeşitli finansal kazançlar ve vergisel avantajlar elde etme amacıyla, mülkiyet hakkı sahibi olan -------- firması üzerinden kiralama ilişkisini sürdürmek istememiştir. Bu nedenle, --------- firması organik bağ içerisinde olduğu şirketlerden olan ---------Ş. firmasına “alt kiralama hakkı” verdiğini, müvekkili şirket 2013 yılından beri söz konusu taşınmazı kiralamakta olduğundan ve bu taşınmaz üzerinde ulusal ve uluslararası alanında tanınmış global firmalara depo ve lojistik hizmeti verdiğinden; ---------- olmak üzere kiralayan firma yetkisi olan davalının araya bir başka firma sokarak artık kira ilişkisini bu şekilde sürdürme isteklerini bir sıkıntı olmayacağı düşüncesiyle kabul ettiklerini, kiralayan şirket yetkilisi ---------, bu şekilde araya bir başka şirket konulmak suretiyle alt kiracılık kurulmasının sağlanması ve artık çeşitli kendi işleyişlerine dair nedenlerle doğrudan bir sözleşme ilişkisine girmek istemediğini müvekkillerine bildirildiğini, müvekkilleri de aynı kira ilişkisinin sadece alt kiralayanla imzalanacak olması sebebiyle sadece kira sözleşmesinde bu firmanın unvanı geçeceği ve bu firmanın zaten --------firması ile bu şekilde organik bağ içerisinde olması sebebiyle bu talebi kabul ettiklerini, taraflar arasında geçmişten beri devam eden kira ilişkisinin sürdürülmesi amacıyla; müvekkili şirket yetkilileri-------- geçmişten itibaren duydukları güven nedeniyle bu şekilde alt kiralamaya dayalı yeni bir kira ilişkisinin kurulmasının müvekkili şirket ---------Ş. yönünden bir sıkıntı olmayacağını ilk başta düşünerek, istenilen şekilde alt kira ilişkisi kurulmasını kabul etmişler ve sözleşmeler imzalandığını, bu sebeple, taraflar arasındaki bu kez alt kiralamaya dayalı yeni kiralama ilişkisi, 2019 yılı itibariyle;--------Ş firmasının verdiği alt kiralama yetkisi neticesinde müvekkili --------Ş ile bu kez alt kiralayan unvanına sahip olan ----------Ş firması arasında yıllara sari şekilde kurulan kira sözleşmeleriyle devam ettiğini, bu şekilde 2019 yılında imzalanan “Alt Kira Sözleşmesi” kira sözleşmesi için de yine --------- geçmişten beri yaptığı yönlendirme nedeniyle bu kez ilgili kira dönemine ait teminat senetleri düzenlenmiştir. --------- yönlendirmeleriyle, alt kiralayan ---------- firmasının lehine değil, ---------- firmasının hissedarı olan--------- firması lehine müvekkil ----------Ş tarafından, düzenlenerek kendilerine teslim edildiğini, yine talepleri üzerine söz konusu teminat senetleri ayrıca müvekkili ----------Ş'nin yetkililerine ait şirketler olan ---------Ş. İle -------- Şti. tarafından da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla da imzalandığını, alt kiralama ilişkisinin 2019 yılı itibariyle kurulmasından sonra, yine kira bedellerinin eksiksiz şekilde ödenmesiyle bu senetler de iade edilmiş olduğunu, taraflar arasında 2022 yılı itibariyle imzalanan kira sözleşmesi için de yine ---------- geçmişten beri yaptığı yönlendirme nedeniyle bu kez anılan döneme ilişkin olarak aynı şekilde------- şirketi lehine düzenlenmiş teminat senetleri ödemeler ile iade edildiğini, huzurdaki davanın, ilk olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını ancak hatalı görevsizlik kararları üzerine, takip eden aylara ilişkin davalar sulh hukuk mahkemelerinde açılmış olmakla, ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmış olduğundan davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, kiralanan depoda yangın çıkmasıyla taraflar arasındaki tek ticari ilişki olan kira ilişkisi sona ermiş olup; bu ilişki nedeniyle verilen işbu davanın konusu olan teminat senedi de bedelsiz kaldığını, Müvekkili şirket yetkilileri yangın olayından sonra kira ilişkisinin sona ermesi nedeniyle söz konusu teminat senetlerinin iadesini talep etmiş iken; davalılar tarafından kötü niyetle esasen bedelsiz olan senetlerden iki tanesi İcra takiplerine konu edilerek haksız kazanım elde edilmeye girişildiğini, tüm bu açıklamalar kapsamında, kira ilişkisi sebebiyle kira bedellerinin teminatı amacıyla verildiği sabit olan dava konusu senedin yangın olayı sebebiyle bedelsiz kalması neticesinde işbu senede dair açtığımız huzurdaki haklı davanın Mahkemece öncelikle senedin vadesinin 08 Nisan 2026 olduğu dikkate alınarak tedbir taleplerimizin kabulü ile esastan da kabulü gerektiğini beyan ederek Müvekkili tarafından düzenlenen 08/04/2026 vade tarihli ve 162.000 USD bedelli, kira bedelinin teminatı olarak verilen ve fakat yangın olayı sebebiyle bedelsiz kalmış olan işbu teminat senedi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti, iadesi ve bu senedin iptaline, telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmesinin engellenmesi bakımından dava konusu 08/04/2026 vade tarihli ve 162.000 USD bedelli teminat senedinden bahisle haksız ve hukuka aykırı şekilde icra haciz işlemlerine başlanılamaması ve icra takibine konu edilmemesi amacıyla İİK madde 72/2 ve HMK madde 389 vd. ilgili hükmü gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, hukuki niteliği itibariyle kira bedelinin teminatı için verilen 08/04/2026 vade tarihli ve 162.000 USD bedelli teminat senedi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davalı şirketin yurt dışına dava dilekçesi ile tensip tutanağı tebliğe gönderilmiş ancak henüz tebligat yapılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 4/1. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmakla görevlidir.Dava dilekçesi içeriği ve dilekçe ekinde sunulan kira sözleşmeleri incelendiğinde, davacılar ile davalı şirket arasında kira ilişkisi bulunmadığı görülmüş ise de, davacılar tarafından verilen sıralı senetlerin ve dava konusu 08/04/2025 vade tarihli ve 162.000,00 USD bedelli senedin, kira ilişkisine istinaden kira bedelinin teminatı olarak verildiği, bu durumun davacıların da kabulünde olduğu, dolayısıyla görevli mahkemenin HMK'nun 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, nitekim aynı taraflar arasında farklı vade tarihli bir senede ilişkin görülen bir dava dosyasında ---------- sayılı, 03/12/2025 tarihli ilamı ile uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınır. Görev hususu dava şartı olduğundan, ---------- sayılı ilamı doğrultusunda doya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliğine ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair tensiben aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-HMK 20 ve 114 ve 115 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli---------- ADLİYESİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ NE HMK 20. maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE,

3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

4-Yargılama harç ve masraflarının gönderilen mahkemede dikkate alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/04/2026