İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket, .../0 Numaralı 13.11.2023 - 13.11.2024 başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı ...'na ait ... plakalı araç ile, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ...'a ait ... plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü ilgili kazada KTK 52/1A maddesi yönünden kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen hasara ilişkin müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin kusur oranında rücuen tazmini maksadıyla .... İcra Müdürlüğü ... E. sayısına kayıtlı olara takip başlatıldığını, ancak davalılar tarafından icra dosyasına haksız itiraz edilerek takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyet ilkesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin araç işleteninden kusuru oranında rüuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle ; dava dışı ...'na ait, davacı şirket nezdinde sigortalanmış olan ... plakalı araç ile davalıya ait ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sigortalının aracında meydana gelen hasar sebebiyle ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin kusur oranında rücuen tazmini maksadıyla davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasından başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu beyanla davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacı dava dışı sigortalısı olan ...'nun yerine geçerek dava açmış olup mahkememizce UYAP sisteminden yapılan kontrolde sigortalanan ... plakalı aracın dava dışı ...'na ait, hususi kullanılan bir araç olduğu, aracın ticari amaç ile kullanılmadığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
TTK'nun 4. Maddesinde ticaret mahkemelerinin görevli olduğu haller düzenlenmiş olup birinci fıkrasına göre her iki tarafından ticari işletmesi ilgili davaların nispi ticari dava olduğu vurgulanmış olup diğer fıkralarında ise mutlak ticari davalar sayılmıştır.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12639 Esas, 2017/5840 Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Davacı sigorta şirketine sigortalı ve kullanım amacı hususi olan ... plakalı traktörün sahibi sigortalısı K** D** isimli gerçek kişidir. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davaya konu aracın davacı sigorta şirketi tarafından da hususi kullanım amacı ile sigortalandırıldığı, davacının dava dışı gerçek kişi ...'nun yerine geçerek eldeki davayı açtığı, işbu hali ile somut olayda tarafların karşılıklı tacir olmaları ve olayın haksız fiilden kaynaklanmadığından bahsedilemeyeceği, davanın haksız fiilden kaynaklı bir dava olduğu kabul edilerek davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2026