KARAR NO:...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI:...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av....

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının, iş makinası kiralama ve davalının sahasında çalıştırma konusunda anlaştıklarını, müvekkili tarafından davalı şirkete "İş Makinası Kiralama Bedeli" karşılığında 30/09/2025 tarihli ve 268.479,60 TL tutarlı e-Arşiv Faturası tanzim edildiğini, davalı şirketin, söz konusu fatura bedeline karşılık 04/12/2025 tarihinde müvekkilinin Ziraat Bankası hesabına 170.000,00 TL tutarında "Fatura Bedeli" açıklamasıyla kısmi ödeme yaptığını, toplam fatura tutarı olan 268.479,60 TL'den yapılan bu kısmi ödeme düşüldüğünde, davalının müvekkiline halen 98.479,60 TL borcu bulunduğunu, bakiye borcun ödenmemesi üzerine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi... esas sayılı icra takibine davalı şirketin, borcu olmadığını iddia ederek haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının kendi gönderdiği dekonttaki "Fatura Bedeli" ibaresinin, ticari ilişkinin ve borcun varlığının ikrarı niteliğinde olduğunu beyanla davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin bakiye alacak üzerinden devamına, alacağın likit (belirlenebilir) olması sebebiyle borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibine konu ettiği alacak bedelinin, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin, müvekkilinin yapılan kiralamanın karşılığında davacıya ödeme yaptığını, bu kapsamda müvekkilince söz konusu kiralama işinin karşılığının ödendiğini, nitekim müvekkilinin, davalının operatörüne de ödeme yaptığını, müvekkilinin davalının operatörü Bekir Kalçık'a 27.10.2025 tarihinde "..." açıklaması ile 50.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin de hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, nitekim ticari teammüller gereği kiraya verenin operatör maaşını da üstlendiğini, ancak kiraya veren bu bedeli ödemediği için müvekkilinin davacının alacağından mahsup edilmesi şartıyla bu operatör maaşını da ödediğini, ancak davacının başlatmış olduğu takipte bu bedeli de mahsup etmediğini beyanla davacının haksız, hiçbir hukuki sebebe dayanmayan, delillerden yoksun davasının REDDİNE, icra takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı aleyhine reddolunacak miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
Bingöl Deftertarlığı Karlıova Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/04/2026 tarihli yazı cevabında davacı ...'ın birinci sınıf tacir olmayı gerektiren hadleri aşmadığı, bu nedenle ikinci sınıf tacir olduğu hususu mahkememize bildirilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesine ilişkin olduğu bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:

1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,

2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,

3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu karar verildi. 09/04/2026