İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
ALACAK (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı (... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında davalı) ...Şirketi ile aralarında kurulan satış sözleşmesi kapsamında 66 ton ... Platform Izgarası ve 3.400 set Izgara Bağlantı Takımı'nın satışı konusunda anlaştıklarını, 1.080.060,00 TL nakit ve 2.000.000,00 TL bedelli 21.02.2025 tarihli ... seri numaralı çek ve yine 2.000.000,00 TL bedelli ...tarihli ... seri numaralı 2.000.000,00 TL Tutarlı 2 adet çek ile olmak üzere ödeme planı oluşturulduğunu, 1.080.060,00 TL'nin 31.12.2024 tarihinde gönderildiğini, daha sonra 2.000.000,00 TL tutarlı ...tarihli ... seri numaralı çekin de hamilince bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsil edildiğini,, tahmini teslim süresi 6-7 hafta olarak belirtilmesine rağmen Mart 2025 itibariyle halen daha teslim edilmediğini, 66 ton ürünün yalnızca 23 tonunun teslim alındığını, teslim edilen ürünlerin de ayıplı olduğunu, bu olay nedeniyle (17.03.2025 tarihinde) ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.sayılı dosyasında "Ödemeden Men Niteliğinde İhtiyadi Tedbir Talepli 20.03.2025 tarihli (... seri numaralı) çeke istinaden borçu olunmadığının tespiti davası açtıklarını, dava dışı ... A.Ş.nin elinde bulundurduğu söz konusu çeki davalı faktoring şirketine ciro ettiğini, davalı tarafından da çekin 20.03.2025 tarihinde bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsil edildiğini, davalının, yasada belirtilen koşullara uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirmediğinden çekin yetkili hamili olmadığını, Faktoring işleminin 6361 sayılı yasa ile düzenlenmekte ve kanunun 38. maddesinde tanımı, alacağın devri olarak yapıldığını, davalının hukuki bir sebebe dayanmayan bir alacağı kendi malvarlığına geçirmekle sebepsiz zenginleştiğini ve müvekkilinin bu sebeple zarara uğradığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edilen dava konusu 2.000.000,00 TL tutarlı 20.03.2025 tarihli ... seri numaralı çek bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca çekin tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, iş bu davanın, ...A.Ş. aleyhine Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış ve derdest bulunan... Esas sayılı dava dosyası ile bağlantılı olması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine aykırı olarak elinde bulundurduğu ve tahsil ettiği, bu nedenle ödenen bedelin iadesi talebine dayanan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin ... tarihli ... sayılı kararı ile;
"Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek;
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı,
b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı,
d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6,7 ve 8 numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir.
Adı geçen HSK kararı uyarınca 15/12/2021 tarihinden itibaren, adı geçen kararda belirtilen kanuni düzenlemelerden kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere sadece yukarıda anılan mahkemelerce bakılacaktır.
Yasal düzenlemelere bakıldığında:
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun 9/2. maddesi "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz."
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun 9/3. maddesi "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun."
Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesinde "Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;
a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,
b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,
c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur." şeklinde düzenlenmiştir.
Anılan yasal hükümler uyarınca somut olayın ele alınması zorunludur.
Davacı vekili aradaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle davamız dosyasının ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Dosyası ile birleştirilmesini talep etmektedir.
Dava dilekçesinin içeriğine ve dilekçeye ekli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Dosyasından verilen 19.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararından da anlaşılacağı üzere davamızın davacısı ...Tic. Ltd. Şti. Tarafından 17.03.2025 tarihinde taraflar arasındaki imalat ve satış ilişkisine konu 66 ton malın sadece 23 tonunun teslim edildiği, malların bedellerinin 1.080.060,00 TL'sinin nakit, bakiyenin ise 2.000.000,00 TL bedelli 21.02.2025 tarihli ... seri numaralı çek ve yine 2.000.000,00 TL bedelli 20.03.2025 tarihli ... seri numaralı çek ile ödendiği, 21/02/2025 tarihli ilk çekin tahsil edildiği, davalının malların tamamının teslim etmediği iddiasıyla Menfi Tespit davası açtığı, mahkemece dava konusu 20/03/2025 tarihli çekin banka tarafından ödenmemesi yönünde taraflar arasında geçerli olmak üzere 19.03.2025 tarihinde ihtiyati tedbir ara kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davamızın konusu ise; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Dosyasına konu 2.000.000,00 TL bedelli 20.03.2025 tarihli ... seri numaralı çekin bu mahkemede dava açıldıktan sonra, davamızın davalısı Faktoring şirketince 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine aykırı olarak elinde bulundurduğu ve tahsil ettiği belirtilerek ödenen bedelin iadesi amaçlı alacak davası açılmıştır.
Bu itibarla, iddianın ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre davaya konu çekin, bedelsiz olduğunu ileri sürmektedir. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki alacağın temliki hükümlerine göre diğer davalıdan (... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Dosyasına konu davada) devraldığı, bedelsizlik def'inin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, sürülebiliyor ise çekin devralınması sırasında 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi uyarınca davaya konu edilen ve faktoring şirketi tarafından temlik alınan dava konusu çekin davalı faktoring şirketi tarafından yasadan kaynaklanan sorumluluklarının ihlal edilip edilmediği ile Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesindeki yasal prosedürlerin yerine getirilip getirilmediği noktasında; anılan Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleri incelenmeksizin davalının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilemeyeeceği, esasen bu noktada anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca faktoring mevzuatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması da gerekeceğinden uyuşmazlığın hallinde Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6,7,8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir.
Bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2017 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı emsal nitelikte olup, söz konusu kararda;
''Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının sahte imza ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir faktoring firmasının kendisine ibraz edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine ciro edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek hamil olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir. Davalı tarafça da, çekin faktoring işlemi kapsamında alındığı hususunda fatura sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da faktoring sözleşmesi doğrultusunda kendisine ciro edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal yetkili hamil olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın kambiyo senetlerine dair genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna dair Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çek bedelinin istirdadının gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan, davalı tarafça dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi, fatura ve belgelerle faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğinin tevsik edildiğinin kabulüyle davanın reddine karar vermek gerekir.'' denilmektedir. Buna göre davalının yukarıda belirtilen lasal düzenlemeler karşısında üzerine düşün edimi yerine getirip getirmediği, çeki kötü niyetle ve haksız olarak elinde bulundurup bulunmadığının takdirinin finans mahkemelerince yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar faktoring şirketinin yanı sıra diğer şirket hakkında da dava açılmış ise de incelemenin ve toplanacak delillerin bir arada değerlendirilmesi gerekip gerekmediği, bedelsizlik iddiasının doğru olup olmadığı sonucuna göre alacağın temliki hükümlerine göre faktoring şirketine devredilen çekin bedelsizlik def'i karşısındaki değerlendirmenin bir arada değerlendirilip incelenmesinin zorunlu olup olmadığı, davaların birleştirilmesi gerekip gerekmediği, davalar arasındaki fiili ve hukuki irtibat (bağlantı) bulunup bulunmadığının takdirinin finans mahkemelerince yapılması gerekmektedir.
Yine 1957 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı TTK ile asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında iş bölümü ayrımının getirildiği, iş bölümüne dayalı olarak hukukumuzda sadece adı geçen mahkemeler arasında gönderme kararı verilmesinin mümkün hale geldiği açık ise de 01/07/2012 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle beraber bu mahkemeler arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüşmüş, usul hukuku tekniği anlamında artık "gönderme kararı" verilebilmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır. Gönderme kararı hukukumuzda, 6762 sayılı TTK döneminde iş bölümü itirazı üzerine ve yasal koşulların oluşması durumunda, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemeleri arasında ancak verilebilen ve bağlayıcılığı olan bir karardır. Bu nedenle ihtisas mahkemesi olmayan asliye ticaret mahkemesinin, ihtisas mahkemesi sıfatı olan asliye ticaret mahkemesine yönelik olarak bir "gönderme kararı" verebilmesi artık usul hukuku tekniği açısından mümkün değildir (Emsal: Mahkememizin ... tarih ve ... E. ... K.).
Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için görevsizlik kararı verilerek dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HSK Birinci Dairesinin ...tarih ... kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın niteliği gereği kesin olmak üzere karar verildi. 09.04.2026
KATİP - HAKİM -