KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İSTİNAF KARAR YAZIM
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2025 tarih ve 2024/744 Esas 2025/885 Karar sayılı ilamına karşı,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili asıl davacı olan ... Şirketi'nin 31/05/2024 tarihinde ... ile birleştiğini, sonrasında ise ...nın davalı firmaya ortak olduğunu, işbu ortaklıktan sonra, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...'nin şirketin devamı ve işleyişi için gerekli olan birçok görevini yerine getirmediğini, yöneticilik görevini usulüne uygun yerine getirilmediğini, şirketin mevcut borçları olduğunu ve davalı şirket yöneticisi mali ve vergisel anlamda yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve şirkete ait tüm borçları kasıtlı olarak ortak olan müvekkiline yüklediğini, tüm bu sebeplerle şirketin haklı nedenle feshine, olmadığı taktirde müvekkilinin şirketten ayrılması halinde payının karşılığına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİ NE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Müvekkilinin diğer ortağı olan ... Ltd. Şti isimli şirketin yetkilisi olan ...'ın şahitler huzurunda yapılan protokol ve görüşmeler neticesinde ortaklığın devam etmesinin maddi ve manevi açıdan sıkıntı doğuracağını ve kendisine ait diğer şirketleri otel adresine taşıyacağını beyan ederek ... A.Ş isimli şirketin tüm hisselerini devralmak istediğini ve bu nedenle diğer ortak olan ...'ye ait paylarını devralmayı taahhüt ettiğini, bu doğrultuda taraflar arasında devir bedeli olarak 6.500.000,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını ve davacı şirket hesabından 25/01/2023 tarihinde devir bedeli avansı olarak 1.500.000,00 TL'yi diğer ortak olan ...'ye gönderildiğini, diğer ortağın gelen paranın devir bedel avansı olduğu düşüncesi ile gönderilen dekonttaki açıklamayı kontrol etme ihtiyacı duymadığını, diğer ortağın bakiye hisse devir bedeli ücretinin kendisine ödeneceği düşüncesiyle ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere bu devre onay verdiğini ve devir işleminin gerçekleştiğini, geçen süre zarfında bakiye satış bedeli ödenmediği gibi yeni kurulan firmanın adresinin de davaya konu şirketin adresine taşındığını, davacı ... yetkilisinin Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkiline ...te bulunan hisselerini satma niyetinde bulunduklarını beyan etmek suretiyle yeni bir ihtarname gönderildiğini, ayrıca dava dışı... isimli firma tarafından 04/10/2023 tarihinde mülk sahibinin ... Üniversitesine ihtar çekmek suretiyle doğalgazın açılmasını aksi takdirde yasal işlemlere başvurulacağını beyan ettiğini, açılan davanın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Dosya kapsamına göre; davacı şirket, davalı ... Anonim Şirketi'nin % 50 hissesine sahip olup TTK'nun 531. maddesi uyarınca davacının şirket sermayesinin 1/10'undan fazlasına sahip olduğundan dava açma hakkının olduğu, davalı şirketin varlıkları toplamının 2.583.374,54 TL, borçları toplamının ise 3.294.375,37 TL olduğu, şirketin öz kaynaklarının (-) 756.000,83 TL olduğu, dolayısıyla davalı şirketin borçlarının mal varlığından fazla olduğu ve borca batık olduğu, şirketin faaliyetlerinden kazanç elde etmediği, dönemin faaliyet zararının 830.439,71 TL olarak gerçekleştiği, yalnız 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi olduğu, şirketin halihazırda gayri-faal olduğu, şirketin ekonomik olarak katma değer yaratmaktan uzak gözüktüğü netice itibariyle şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel verilerin mevcut olmadığı ve şirketin ana sözleşmesinde yazılı amaçlarını gerçekleştirme imkanın olmadığı, şirketin kayden varlığını devam ettirmesinde beklenebilir bir yarar bulunmadığı, bu nedenle de fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin gerçekleştiğinin anlaşılmakla; davanın kabulü ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı davalı ...'nin TTK'nun 531. maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine, feshine karar verilen davalı şirkete TTK'nun 536/3 maddesi uyarınca SMMM ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde tasfiye memuru tarafından tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yaptırılmasına, tasfiye memuruna karar kesinleşip görevine başladıktan sonra emek ve mesaisi karşılığında bürüt 30.000,00 TL ücret takdirine, belirlenen ücretin ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. 1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı davalı ...'nin TTK'nun 531. maddesi gereğince FESİH VE TASFİYESİNE, 2-TTK'nun 533/2. maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin ünvanına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, 3-Tasfiyesine karar verilen davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapması için TTK'nun 536/3. maddesi uyarınca SMMM ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, bu hususta kendisine yetki verilmesine,4-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 30.000,00 TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesi ile "...Yerel mahkemece müvekkil şirket aleyhine açılan davanın kabulüne ve şirketin feshine karar verilmiştir. Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasalara aykırı olup mezkur kararın istinaf incelemesi neticesinde müvekkil şirket lehine kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz. Şöyle ki; Müvekkil şirket ... Mahallesi ... Bulvarı No:... ... Kapı No:... .../Kayseri adresinde kain ...A.Ş ticari ünvanlı otel işletmesidir. Müvekkil şirket mezkur yeri yazılı kira sözleşmesi ise ... ortaklığından kiralamıştır. Davacı şirket ise mezkûr şirketin diğer ortağı durumundadır. Davacı şirket yetkilisi ile dava dışı... isimli firmanın birden fazla ortaklıklarının olduğu başkaca şirketlerde bulunmaktadır. Müvekkilin diğer ortağı olan ... Ltd. Şti. isimli şirketin yetkilisi olan ... şahitler huzurunda yapılan protokol ve görüşmeler neticesinde ortaklığın devam etmesinin maddi ve manevi açından sıkıntı doğuracağını ve kendisine ait diğer şirketleri otel adresine taşıyacağını beyan ederek ...A.Ş isimli şirketin tüm hisselerini devralmak istediği ve bu nedenle diğer ortak olan ...'ye ait paylarını devralmayı taahhüt etmiştir. Bu doğrultuda taraflar arasında ve şahitler huzurunda devir bedeli olarak 6.500.000,00 TL üzerinden anlaşma sağlanmış ve davacı şirket ... hesabından 25.01.2023 tarihinde devir bedeli avansı olarak 1.500.000,00'TL yi diğer ortak olan ...'ye gönderilmiştir. Diğer ortak gelen paranın devir bedel avansı olduğunu düşüncesi ile gönderilen dekontta açıklamayı kontrol etme ihtiyacı duymamıştır. ... satış avans bedelinin geldiği ve geri kalanın da ödeneceği düşüncesiyle otelden şahsi eşyalarını almak suretiyle ayrılmıştır. Devamla davacı şirket yetkilileri 27.01.2023 tarihinde çift ortaklı olan... isimli şirkette müvekkili temsile yetkili olan ...’ın hisselerini bila bedelle ...isimli kişiye devretmesini istemiş ve ... tarafından da ...’a gerekli talimatlar verilmiş ve hisse devri yapılmasını istemiştir. Diğer ortak bakiye hisse devir bedeli ücretinin kendisine ödeneceği düşüncesiyle ticaret sicil kayıtlarında da anlaşılacağı üzere bu devre onay vermiş ve devir gerçekleşmiştir.Geçen süre zarfında ...'ye bakiye satış bedeli ödenmediği gibi yeni kurulan firmanın adresi de davaya konu şirketin adresine taşınmıştır. Ticaret sicil evraklarında da anlaşılacağı üzere 21.02.2023 tarihinde... isimli şirketin adresi ... Mahallesi ... Caddesi ... No:... .../Kayseri adresinden ... Mahallesi ... Bulvarı No:... .../Kayseri adresine taşınmıştır. Buna ek olarak otel çalışanları yeni kurulan... isimli şirkette işe başlatılmıştır. Bunun yanısıra taraflar otelin bulunduğu alanda yer alan diğer kiracılar ile asıl kira sözleşmesinin tarafı... gibi gösterilmek suretiyle kira bedellerini uhdelerine geçirmişlerdir. 01.06.2023 tarihli fatura ve 13.06.2023,14.08.2023,29.09.2023 tarihli dekontlarla sabit olduğu üzere sanıkların kira bedellerini... isimli firmanın hesaplarına geçirmişlerdir. Belirtilen hususlara ek olarak otelin demirbaşları Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... es. sayılı dosyası üzerinden ...’da ... isimli sanıklardan ...’ın bağlantılı olduğu farklı bir firmaya rızaen cebri satış yoluyla satılmış ve devamında aynı demirbaşlar... isimli şirkete kiralanmış olarak gösterilmiştir.Sonrasında Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... es. sayılı dosyası üzerinden mezkûr mallar 02.03.2023 tarihinde yapılan haciz işlemleri neticesinde muhafaza altına alınmıştır.Yapılan haciz işlemlerinde şirket yetkilisi ...yapılan hacze karşı istihkak iddiasında bulunmuş ve yukarıda da ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere mahcuzların ... isimli firmadan kiralandığı iddia etmiştir. Buna müteakip ... mayıs ayı içerisinde aldığı ihtarname ile de adeta şok yaşamıştır. Adana 11. Noterliği’nin ...tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde ...'ye ...’den borç olarak aldığı 1.500.000,00 tl tutarı iade etmesi aksi halde kendisine yasal işlem başlatılacağı ihtar edilmiştir. ...'de bu sayede kendisine aslında satış avans bedeli olarak gönderilen tutarın ödünç para açıklaması ile gönderildiğini ve bunun düzeltileceğine ilişkin beyanların asılsız olduğunu bu sayede öğrenmiştir. Davacı şirket bununla yetinmeyip Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/248 D.iş es. sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı almış ve bu kararı ve ödeme dekontunu dayanak göstermek suretiyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... es. sayılı dosyası üzerinden ... aleyhine icra takibi başlatmıştır.Bunun üzerine bir kıta daha inceleme yapan ... yoklama belgelerinden de anlaşılacağı üzere aynı adreste bulunan otele ... yerine ... numarası verilmek suretiyle ve fakat aynı adreste diğer işletmenin faaliyet göstermeye çalıştığını öğrenmiş ve bu doğrultuda resmi makamlarının da yanıltıldığı neticesine varmıştır. Belediyeden temin edilen numarataj numarası ve maliye den yapılan yoklamalara ilişkin evraklar yerel mahkemenin tetkikine sunulmuştur. Ayrıca bu süre zarfında kendisinden... isimli otel işletmesinin üçüncü şahıslara satılmaya çalıştığı ve... yetkileri ile ... yetkilisinin oteli devralmak isteyenlere ... bize hissesini sattı tek yetkili biziz diyerek otelin hileli yollara satılmaya çalışıldığını öğrenmiştir. Bunun yanısıra mezkur otelin kira sözleşmesinin tarafı ...A.Ş olmasına rağmen 2023 yılı içerisindeki 1 aylık kira bedelinin kısmının kiralayana... tarafından ödendiğini bu süre zarfında doğalgaz, elektrik ve su faturalarının asıl kiralayana ödendiğini sonrasında ise herhangi bir kira ödemesi gerçekleşmediği sabittir. Davacı ... yetkilisi Kayseri 8. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkile ...te bulunan hisselerini satma niyetinde bulundukların beyan etmek suretiyle yeni bir ihtarname gönderilmiştir. Ayrıca dava dışı... isimli firma tarafından 04.10.2023 tarihinde mülk sahibi ... Üniversitesine ihtar çekmek suretiyle doğalgazın açılmasını aksi takdirde yasal işlemlere başvurulacağını beyan etmişlerdir. Yargıtay’ın kararlarında vurguladığı gibi sermaye şirketi olan anonim ortaklıkta kural olarak pay sahipleri arasındaki ihtilafların haklı sebep oluşturması mümkün değildir.Haklı nedenlerle fesih davasının açılabilmesi için, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortağın kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı ilkesi de bunu gerektirmektedir (Yargıtay 11. H.D. 06/02/2014 gün ve E: 2012/9510 K: 2014/2041 sayılı Karar).Her hak gibi azınlığa tanınan bu hakkın kullanılması da TMK'nun 2. maddesindeki iyi niyet esasına tabi olacaktır. Yani azınlığın bu hakkı kullanması iyi niyet kuralı çerçevesinde korunmaya değer değilse ve talep iyi niyete dayanmıyorsa mahkemece koşullar oluşsa bile (iyi niyete dayanmadığı için) fesih talebi reddedilecektir.Buna karşılık fesih koşullarının oluşması için çoğunluk pay sahiplerinin kusurlu davranışlarının bulunması şart değildir (İlbasmış, s. 52). Davacının fesih için yaratmış olduğu tüm sebeplerin iyi niyet kuralları çerçevesinde korunmaya değer olmadığı ve fesih nedenlerinin tamamen davacının haksız davranışlarından kaynaklığı kanaatindeyiz. Bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve mezkur kararında istinaf incelemesi neticesinde müvekkil şirket lehine kaldırılmasını talep ederiz. 12.11.2025 Yukarıda arz ve izah olunan sebepler yanısıra resen gözetilecek sair nedenlerle, istinaf incelemesi neticesinde, istinaf başvurumuzun kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/744 Es.-2025/885 Kr. Sayılı dosyasında vermiş olduğu 21.10.2025 tarihli ilamın müvekkil lehine kaldırılmasına, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini..." talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 531 inci maddesi hükmü gereğince haklı sebeplerden ötürü davalı şirketin feshi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında mevcut alanında uzman bilirkişi heyetinden aldırılan somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, toplanan delillere, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında davalı şirketin halihazırda amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak ekonomik ve rasyonel verilerin de mevcut olmadığı ve fesih isteme talep hakkı bulunan davacı şirketin dava konusu olaylarda (davalı şirketin ekonomik durumunu güçleştiren olaylarda) kusurunun bulunduğunun açık ve kesin olarak saptanamadığı göz önünde tutulduğunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2025 tarih ve 2024/744 Esas - 2025/885 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden davalı tarafça yapılan İstinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/01/2026