Şirketin İhyası

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde; İhyasına karar verilmesini talep edilen ... Ticaret Anonim Şirketi aleyhine yürütülen davacı müvekkili şirketin alacaklısı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2007/... E. sayılı dosyası ile derdest icra takibinde; borçlu şirketin ticaret sicil kaydı kapalı olduğu için haciz ve satış işlemlerine devam edilemediği, bu sebeple müvekkili şirketin alacağına kavuşamadığı, borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önce faaliyet adresi "..." olarak göründüğü, 16/07/2014 tarih, 8613 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanından da görüleceği üzere borçlu şirketin 07/07/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği tescil ve ilan olunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547/2. maddesi uyarınca; mahkeme, ihya talebini yerinde gördüğü takdirde, şirketin ek tasfiye amacıyla yeniden tesciline karar vermek ve bu işlemleri yürütmek üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birden fazla tasfiye memurunu atamakla yükümlü olduğu, somut olayda, borçlu şirket hakkında daha önce atanmış bir tasfiye memuruna ilişkin herhangi bir kayıt veya belgeye ulaşılamadığı, bu sebeple, ihya kararı verilmesi halinde; icra dosyasındaki kıymet takdirinin kesinleştirilmesi, satış ve paraya çevirme işlemlerinin yürütülmesi ile şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla, mahkemenizce re’sen bir tasfiye memuru atanmasına, bu hususun ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği, müvekkili şirket tarafından yürütülen .... İcra Müdürlüğü’nün 2007/... E. sayılı dosyasında dava dışı borçluya ait malvarlığı unsurları yönünden kıymet takdiri yapılmış olmakla birlikte, borçlu şirketin ticaret sicil kaydının terkin edilmiş olması nedeniyle kıymet takdir raporu kesinleştirilememekte, buna bağlı olarak satış ve paraya çevirme aşamasına geçilemediği, borçlu şirketin ticaret sicilden resen terkin edilmiş olması, icra dosyasında yapılması gereken zorunlu usul işlemlerini akamete uğrattığı; bu durumun müvekkili şirketin Anayasa ile güvence altına alınmış mülkiyet ve alacak hakkını ihlal eder nitelik taşıdığı, bu nedenle, icra dosyasında yapılan kıymet takdirinin kesinleştirilebilmesi, satış işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi ve takibin sonuçlandırılabilmesi için borçlu şirketin ihyasına karar verilmesi zorunlu olup, işbu dava yönünden müvekkili şirketin güncel, meşru ve somut hukuki yararı bulunduğu, bu nedenlerle; sicil müdürlüğündeki kaydı resen silinen ... Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasına, şirketin yeniden ticaret siciline tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyan ettikleri anlaşıldı.

Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Davalı şirkete ait ... sicil dosyası ve kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün 2007/... E. Sayılı dosyası, Ticari defter ve kayıtlar, Bilirkişi incelemesi, Tanık, Keşif, Yemin, Her türlü delile dayanmışlardır.
Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı " ... " adresinde faaliyet gösterdiği, Yetkililerinin ... Tiicaret Anonim Şirketi olduğu, Şirketin sicil kaydı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7.maddesine göre 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.

Dava; Ticaret sicilden resen terkin olunan ... Ticaret Anonim Şirketi'nin (...-0) ticaret sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir.
Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. İncelenen dosyalar kapsamına göre; sicilden terkin edilen ... Ticaret Anonim Şirketi aleyhine başlatılan icra dosyaları bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının devam eden dava dosyasının kesinleştirmesi ve takip eden icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğu gibi belirtilen yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu davalı tarafça ispat edilememiş olup, buna göre usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin sicil kaydının ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket müdürü olarak görev yapan ...'in tayinine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;

1-)Davanın KABULÜNE, ... Ticaret Anonim Şirketi'nin (...-0)'nin sicil kaydının .... İcra Müdürlüğü’nün 2007/... E. sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden İHYASINA,
2-)İlgili kararın Ticaret sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına,
3-)Tasfiye memuru olarak ... (...) tayinine, kendisine ücret takdirine yer olmadığına,
4-)Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5-)... yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-)Davacı yanca yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,
7-)Davacının gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya/vekiline iadesine,

Davacı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026