KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
KAYSERİ
GEREKÇELİ KARAR
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememize açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketi aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine itirazda bulunduğunu ve takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, itiraz edip takibin durdurulmasından sonra davalı tarafça yalnızca icra takibindeki anapara olan 590.000,00 TL'nin müvekkili şirkete ödendiğini, icra takip masrafları, vekalet ücreti ve faiz alacaklarının ödenmediğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: dava konusunun davacının faaliyet alanı ile ilgili olmadığını, dolayısıyla işlemin tüketici işlemi olduğunu, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, başvuruya ilişkin taleplere dair cevaplarını sunmadan önce kasko poliçesi genel şartlarının ve sözleşmenin dava konusu kısımlarının incelenmesi gerektiğini, zenginleşme yasağı ilkesinin her durumda gözetilmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından poliçeye eklenen "özel koşulların" aykırılığının öne sürülebilmesinin belli bir süreye bağlandığını, bu sürenin poliçe tanzim tarihinden itibaren 14 gün olduğunu, somut dosya durumu incelendiğinde bu hususta sigortalı davacı tarafından davalı müvekkili sigorta şirketine bir bildirim bulunmadığını, eldeki davada sözleşmeler hukukuna ilişkin çözümlenmesi gereken bir ihtilaf bulunduğunu, dava konusu alacağın iddiasının yargılama gerektirdiği için likit olmadığını, inkar tazminatı taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketi kdv'den sorumlu olmadığını, neticeten davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, sigorta poliçesi, eksper raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları ve tüm deliller toplanmış, İcra İflas Hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında: alacaklının ...Boru Profil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, 590.000,00 TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosyaya mübrez 04/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda: dava dosyasında ve eklerinde mevcut bilgi ve ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin ferilerinin toplamının 122.484,53 TL olduğu, davacı tarafın 22.230,11 TL fazla faiz talebinin bulunduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, sigorta bedeli istemine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın takibin ferileri yönünden iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 Esas, 2022/1077 Karar sayılı örnek ilamında da görüleceği üzere asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmemiş ise alacağın fer'isi durumundaki talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden "...plakalı aracın sigorta bedeli" dayanak gösterilerek 590.000,00 TL üzerinden 30/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 01/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirketin 04/11/2024 tarihinde borca ve ferilerine itirazlarını içeren dilekçe sunduğu, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının sunduğu Ziraat Katılım Bankası dekontuna göre 12/11/2024 tarihinde "17 ... hasar ödemesi" açıklaması ile davalı sigorta şirketi tarafından 590.000,00 TL davacı şirket hesabına ödeme yapıldığı, ödeme dekontunda ihtirazi kayıt bulunmadığından borçlu tarafça borcun kabul edildiği ve takibin ferileri yönünden de sorumlu olduğu, bu nedenle asıl alacak ile ilgili rapor alınmasına gerek görülmediği, takibin ferileri yönünden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 07/04/2025 tarihli talep açıklama dilekçesinde 92.500,00 TL işlemiş faiz, 38.123,74 TL takip sonrası işlemiş faiz, 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 13.422,50 TL icra tahsil harcı, 175,00 TL icra posta gideri, 5,00 TL icra dosya gideri olmak üzere talebini toplam 144.714,64 TL olarak açıkladığı, icra iflas alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan 04/11/2025 tarihli rapora göre davacının alacağının ferilerinin 92.500,00 TL icra vekalet ücreti, 15.893,63 TL işlemiş faiz, 13.422,50 TL tahsil harcı, 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 175,00 TL icra posta gideri, 5,00 TL icra dosya gideri olmak üzere toplam 122.484,53 TL olarak hesaplandığı, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteminde de bulunmuştur. İİK 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatı takibe haksız yere itiraz edilmesi ve itirazın iptali davası açılmak zorunda kalınması nedeniyle asıl alacak üzerinden talep edilebilen bir tazminat türüdür. Somut olayda ise dava tarihinden önce asıl alacak ödenmiş olduğundan icra inkar tazminatı talep etme şartları oluşmamıştır. Bu nedenle davacınını icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 92.500,00 TL icra vekalet ücreti, 15.893,63 TL takip sonrası işlemiş faiz, 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 13.422,50 TL tahsil harcı ve 180,00 TL icra takip masrafı yönünden iptaline, fazlaya dair istemin reddine,
2-Şartları oluşmamakla davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 8.366,92 TL ilam harcından, tahsil edilen 615,40 TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 7.751,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 706,62 TL'lik kısmının davacıdan, 3.893,38 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.237,50 TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.468,30 TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 5.474,68 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 22.230,11 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2026