BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... San.Ve Tic. Ltd Şti. adına kayıtlı olan ... Plakalı araç, 23.06.2019 tarihinde müvekkil şirket tarafından kasko ile teminat altına alınan araca çarptığını, kaza sonrası davalının olay yerini terk ettiğini, dava dışı kaskolu ...'ın .... Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği ifadesi doğrultusunda da davalının olay yerini terk ettiği ve kusurlu olduğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine tarafımızca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ise tebliğ edilen bu takiplere itiraz ettiği ve takibin durduğunu, ancak davalının yapmış olduğu bu itirazın taraflarına tebliğ edilmediini ve bu sebeple İcra ve İflas Kanunu Madde 67 gereği hak düşürücü süre başlamadığını, takibin durması olayından sonra tarafımızca dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidilmiş ve Arabuluculuk Tutanağı "anlaşmaya varılamama" olarak düzenlendiğini, bu nedenlerle, öncelikle ihtiyati haciz talebimizin kabulüne neticesinde ise davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce davalılara dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı taraflarca süresinde cevap dilekçeleri sunulmamıştır.
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar ve 25/02/2026 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuen tazmini istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 24/06/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 18.301,00 TL hasara yönelik asıl alacak ile 5.563,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.864,50 TL yönünden 19/04/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak maddi hasarlı trafik kazasının gösterildiği, davalılar tarafından 24/06/2021 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle, davacı sigorta şirketinin, zarar görenin hasar tazminatı, taraflar arasında bulunan zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesine istinaden sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Davacı vekili 06/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde; Davalı taraf aleyhine ikame ettikleri işbu alacak davasının temelini oluşturan Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasının, davalı borçlu tarafından bugün itibarıyla tamamen ödendiğini ve tahsil edildiğini, dava konusu alacağın icra dosyasında dosyaya infazen ödendiğinden, işbu davanın konusunun kalmadığını, bu kapsamda davalı taraftan herhangi bir yargılama gideri, icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talebimiz bulunmadığını beyan ettiklerini, davanın konusuz kalması sebebiyle "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açılmasından sonra davanın konusu ortadan kalkarsa veya davacının dava açmaktaki hukuki yararı ortadan kalkarsa dava konusuz kalır.
Davanın konusuz kalması, taraf usul işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın konusuz kalması halinde nasıl karar verileceği düzenlememiş olup Yargıtay kararlarına göre Mahkeme’nin “dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekmektedir.
İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır ( 28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı İ.B.K). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir sebeple dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka dair davalarda taraflardan birinin ölümü gibi sebeplerle artık davaya konu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davanın konusu, davacının icra takip talebindeki maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin sigortalıya ödenen bedelin karşı taraftan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket tarafından Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına 03/04/2026 tarihinde kapak hesabı yapılmak sureti ile ödenmiş olduğu tartışmasızdır. Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyleyişle tarafların davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın göz önüne alınması ve mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmekte olduğundan davanın konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilemesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin olmadığına ilişkin açık beyanı nedeni ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
HMK'nın 331. maddesi uyarınca, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması halinde, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerine, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarına göre karar verilmelidir. Ancak davacının yargılama giderleri talebini olmaması nedeni ile yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesindeki, “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”şeklinde düzenleme mevcuttur. Mahkememizce ön inceleme duruşması imzalanmadan karar verildi ise de davacının vekalet ücreti talebinin olmaması nedeni ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın konusuz kalmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafça yatırılan 732,00 TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yatırılan avanstan kullanılan yargılama giderlerinin davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalının dava tarihinden sonra ödemesi ile davanın konusuz kalmasından ötürü DAVALIDAN tahsili hazineye irat kaydına,
6-Davacı vekilinin vekalet ücreti talebinin olmadığına ilişkin 09/04/2026 tarihli dilekçesi dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 09/04/2026