Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı şirket ... vergi numaralı Limited Şirket olduğunu, müvekkili şirket aleyhine davalı şahıs tarafından ... 37. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ilamsız takip başlatıldığını, yapılan takibin usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açıldığını, takip talebinde borcun dayanağı olarak kime ait olduğu belli olmayan konuşma ekran görüntüsü ve davalının kendisine ait bir hesap ekstresi gösterilmiş ayrıca takip talebinde ise takibin konusu " Taraflar arasında geçmişe dayanan ticari ilişki kapsamında, farklı hukuki sebeplere mal/hizmet teslimi,, fatura vb.) dayanan toplamda 650.000 TL'yi bulan alacak kalemleri. (İstenen: Yıllık Reeskont Avans)" şeklinde açıklandığını, müvekkili şirketin davalı ile fatura kesilmesini gerektirecek herhangi bir ticari alışverişi olmadığını, bu takibin müvekkili şirketin taşınma sürecinde yapıldığını, İİK. Md 35 kapsamında tebliğ edildiğini, müvekkil şirketin bu takipten haciz aşamasına gelininceye kadar haberi olmadığını, bu sebeple takibe itiraz edemediğini, müvekkili şirketin böyle bir alışveriş yapmamış olduğunu, ticari işlerinde her şeyi usulüne uygun olarak yaptığını, davaya konu icra takibinde borcunun olmadığından dolayı davalı taraf ile arabuluculuk nezdinde yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davacının, davalıya dava konusu ... 37. İcra Dairesi ...E. Sayılı takip dosyasına borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini; telafisi imkansız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle ve ivedilikle teminatsız olarak veya Mahkemece belirlenecek teminat karşılığı icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bilahare yargılama yapılarak menfi tespit davasının kabulü ile % 20 kötüniyet tazminatın davalıdan alınıp, davacıya verilmesini, dava harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin dahi davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili tarafından başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası nedeniyle, davacı tarafça “borçlu olmadığı” iddiasıyla açılan menfi tespit davasının tamamen haksız, dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu ve davanın reddini talep ettiğini bildirmiştir.
Mahkememizce yasaya uygun araştırma ve inceleme yapılmış, taraf vekilleri, iddia ve savunmalarını duruşmalarda aynen tekrar etmişler, yazılı delillerini sunmuşlar, deliller toplanmış ve tetkikinden;
Huzurdaki davanın ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas nolu icra dosyasında davalının davacı aleyhinde yaptığı ilamsız icra takibine dayalı olarak davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine ilişkin açılmış bir menfi tespit davası olduğu görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dosya incelendiğinde, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere yanıtında davalının ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından gelen yazı cevabına göre davalı ...'in esnaf kaydına rastlanılmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gelen yazı cevabında ise beyanname bilgisi ile ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; ''Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Eldeki davada; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gelen cevabi müzekkereleri uyarınca dava tarihi itibari ile davalının tacir olmadığı ve davaya bakmakla görevli mahkemenin davanın niteliği itibariyle genel görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,

2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2026