Alacak (Ticari Nitelikteki Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalının yapmış olduğu, ... dosya numaralı "İdare Ambarındaki Kullanılmış ... mm Soğuk Su Sayaçlarının Teknik Şartnameye Uygun Yeni Hız Esaslı DN25mm Soğuk Su Sayaçları ile Değişimi" ihalesini aldığı -nı, hale gereği ilk parti mal olarak davalı kuruma 4.650 adet su sayacını müvekkil şirket 27.09.2022 tarihinde teslim ettiğini, Davalı kurum tarafından davacı şirkete, .....Noterliginin 27 Ekim 2022 tarih...yevmiye nolu ihtarı çekildiğini, ihtarda şartnameye uygun olma-dığı ileri sürülen malların müvekkil şirketçe teslim alınarak yeni mallarla değiştirilmesinin istendiğini, anılan su sayaçlarının teslimi için müvekkil şirketin yetkilendirdiği ...isimli şahsın, ... idaresine başvuruda bulunarak malların teslim edilmesini talep ettiğini, davalı kurum çalışanları tarafından, Şartname uyarınca, teslim edilen su sayaçlarının şartnameye uygun olmadığı, ayıplı olduğu şeklinde iddia içerir tutanak tutulması gerekirken, müvekkil şirketin temsilcisine, gerçekle ilgisi olmayan ve müvekkil şirketi "…teknik şartnameye uygun imal edilmemiş, idaremize hileli teslim edilmiş sayaçların teknik şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak 10 gün süre içerisinde teslim edilmesi yüklenici firmaya 01/11/2022 tarihinde ihtar edilmiş ..." şeklinde "idaremize hileli teslim edilmiş" ithamı ile ve sözde hile iddiasını içerir tutanağı imzalatmaya çalıştıklarını, ısrarla sayaçların hileli şekilde idareye teslim edildiği ileri sürüldüğünü, içeriği suç teşkil eden tutanak müvekkil şirket temsilcisi tarafından imzalanmayınca bu defa ayıplı olduğu İddia edilen su sayaçları müvekkil şirkete teslim edilmediğini, ... tarafından ayıplı olduğu iddia edilen su sayaçlarının müvekkili şirkete teslim edilmemesi üzerini müvekkil şirketçe su sayaçları yenileri ile değiştirilemediğini, davalı kuruma ...... Noterliğinin 11.11.2022 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkil şirkete yönelik hukuka aykırı işlemlere son verilmesi ihtaren bildirildiği-ni, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından bu defa ihalenin feshedildiği ve tasfiye protokolü imzalanması için şirket yetkilisi kuruma davet edildiğini, davalının 08/12/2022 tarihli protokolü imzaladığını, tasfiye protokolünde hukuk ve gerçeğe aykırı içeriklerin olması ve protokolün davalı tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını ve müvekkil şirketi tarafından protokolün içeriğine müdahale veya değişik lik talebinin kabul edilmemesi nedeniyle müvekkil şirket temsilcilisi tasfiye protokolünün içeriğini kabul etmediğine dair şerh düşerek imzaladığını, tasfiye protokolünün imzalanmasın dan dolayı müvekkil şirkete ait 4650 adet su sayacının müvekkil şirkete teslim edilmesinin talep edildiğini, davalı kurumun bu başvuruya herhangi bir cevap vermediğini, davalı şirketçe müvekkil şirkete 249.795,00 TL ihalenin feshi nedeniyle ceza uygulandığının bildirildiğini, müvekkil şirketçe bu cezanın yatırıldığını, ceza ödenmesine rağmen müvekkil şirkete sayaçların teslim edilmediğini, bunun üzerine arabulucuya gidildiğini, uzlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini, 4.560 adet soğuk su sayacının iadesini, dava tarihi itibariyle 30.000,00 TL'nin arabuluculuk tarihi olan 27/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilin, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının haksızlığının İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/19 Değişik iş sayılı dosyas4ı ile kanıtlandığını, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasında yapılan değerlendirme ve bilirkişi raporunda davacının haksız ve mesnetsiz ve sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiğini, sayaçların teslim edilmemesinin söz konusu olmadığını, sayaçların teslim almayanın davacı olduğunu, davanın hukuki menfaat yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 12/11/2025 tarih ve 2024/535 Esas - 2025/784 Karar sayılı kararında; " HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargıla-ma giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama esnasında davalının uyuşmazlığa konu su sayaçlar-ını davacıya iade etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kalmış olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden mahkememiz-ce davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun tespitine esas olmak üzere; İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/19 D.iş sayılı dosyasının ve İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/97 Değişik iş sayılı dosyasının dosyamız arasına gönderilmesi istenmiş, bu dosyalardan alınan raporların taraflara ihtaratlı biçimde tebliği ile rapora karşı beyan ve itirazlarını sunmaları için süre ve imkan tanınmış, ayrıca taraflara dava ve cevap dilekçesinde dayandıkları ve dosya arasında bulunmayan tüm delillerini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak mahkememiz dosyası açılmadan evvel yapılan delil tespiti dosyası içerikleri ve bu dosyalarda alınan bilirkişi raporu içerikleri incelendiğinde; İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/19 D.İş sayılı dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporunda özetle; davaya konu su sayaçlarının su giriş bölümünde bulunan süzgecin üzerine silikon ile pirinç parçalarının yapıştırılmış olduğu, bu hali ile sayaçların ağırlığının sözleşmede belirlenen ağırlığa ulaştırılmaya çalışıldığı, bu parçaların sayacın çalışması ile ilgili bir parça olmadığı, süzgecin üzerine ekstra ağırlık sağlayarak hileli bir şekilde sayacın teknik şartnamede belirlenen 1900 gr ağırlığını yakalayabilmek için yapıştırılmış olduğunun tespit edildiği, yine sayaçların seri numaralırının okunmasının zor olduğu ve üzerinde çiziklerin bulunduğu ve sayaçların teknik şartnameye uygun olma-dığı yönünde tespitlerin bulunduğu, yine İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/37 D.İş sayılı dosyasında alınan rapor içeriğine bakıldığında da; benzer hususlara yer verildiğinin ve sayaçların teknik şartnameye uygun olmadığının tespit edildiğinin görüldüğü, davaya konu sayaçların incelenmesi için alınan bilirkişi raporlarının mahkememizce de taraflara tebliğ edilerek itirazlarını sunmaları için süre ve imkan tanındığı, davacı tarafça her ne kadar ek bilirkişi raporu alınması talep edilmiş ise de ; alınan raporların yeterli inceleme içerdiği, değişik iş dosyalarında alınan ek rapor ile taraf itirazlarının da irdelendiği, bu hali ile usul ekonomisi gereğince ve ilgili raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığından mahkememizce yeniden rapor alınmasına gerek bulunma-dığı kanaati oluştuğu, dava konusu sayaçların incelenmesine ilişkin mahkememizce de hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerin-den davaya konu su sayaçlarının su giriş bölümünde bulunan süzgecin üzerine silikon ile pirinç parçalarının yapıştırılmış olduğu, bu hali ile sayaçların ağırlığının sözleşmede belirlenen ağırlığa ulaştırılmaya çalışıldığı, bu parçaların sayacın çalışması ile ilgili bir parça olmadığı, süzgecin üzerine ekstra ağırlık sağlayarak hileli bir şekilde sayacın teknik şartnamede belirlenen 1900 gr ağırlığını yakalayabilmek için yapıştırılmış olduğunun tespit edildiği, bu hali ile davalı idarenin 07/11/2022 tarihli tutanak içeriğinde dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu da dikkate alındığında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının su sayaçlarını, sayaçların teslimine ilişkin tutanak içeriğinin aykırılığını ileri sürerek imzalamaması nedeniyle teslim alamadığı, dosya kapsamındaki deliller-den ve bilirkişi raporundan tutanak içeriğinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bu hali ile davacının dava açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği kanaatine varılmakla yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
'' 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 103,07 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.

3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

5-Davalı tarafça yapılan 423,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talepleri olan su sayaçlarının iadesi işleminin davalı tarafça yargılama devam ederken gerçekleştirilmiş olmasının, davanın açılmasındaki haklılıklarının en büyük ispatı olduğunu; davalı idarenin, teslimat yükümlülüğünü arabuluculuk aşamasında kabul etmeyerek davacıyı dava açmaya zorladığını, ancak dava açıldıktan sonra bu hatasından dönerek malları iade ettiğini; bu teslimatın davalı tarafın haksızlığını ve davacının taleplerindeki haklılığını zımnen ikrar etmesi anlamına geldiğini; dava devam etmeseydi davacının zaten davayı kazanacağını ve mallarını geri alacağını; davanın konusuz kalmasını sağlayan tarafın davalı olduğu göz önüne alındığında, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi gerekirken aleyhlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin, hile iddiasına ilişkin değişik iş dosyalarındaki raporları nihai birer hüküm gibi kabul etmesinin hukuk tekniği açısından kabul edilemeyeceğini; sözleşmenin feshinden sonra malın ayıplı olup olmamasının, o malın iade edilmemesinin gerekçesi olamayacağını; ayıplı olduğu iddia edilen malın asıl sahibine geri verilmesinin, tasfiyenin doğal bir sonucu olduğunu; davacının davasındaki asıl talebin, malların mülkiyet hakkına dayalı olarak aynen iadesi olduğunu ve bu talebin haklılığının, davanın devamı sırasında davalı tarafın teslimatı gerçekleştirmesiyle ispatladığını; Ayrıca taraflar arasında imzalanan tasfiye protokolüne davacı temsilcisinin şerh düşerek imza atmış olmasının, davacının süreci hukuki zemin içinde tamamlama iradesini gösterdiğini, cezası ödenmiş, protokolü şerhli de olsa imzalanmış bir süreçte, idarenin kendi istediği ifadelerle tutanak tutulmaz ise malı iade etmeyeceğine yönelik tutumunun kamu gücünün kötüye kullanılması olduğunu, davanın açılmasına neden olan süreci mülkiyet hukuku ve HMK 331. madde çerçevesinde değerlendirmek yerine, esasa dair henüz kesinleşmemiş ayıp/hile tartışmaları üzerinden şekillendirerek hatalı bir haklılık kararı verdiğini; davalı tarafın arabuluculuk masasında dahi çözmediği bu ihtilafın dava açıldıktan sonra teslimatla çözülmüş olmasının, davalının haksızlığının en somut göstergesi olduğunu, Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı idarece tek taraflı olarak feshedildiğini, fesihten kaynaklanan cezai şartın davacı tarafından itirazsız şekilde ödendiğini ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tasfiye protokolü ile hukuken sona erdiğini; sözleşme ilişkisi sona erdiği andan itibaren davalı idarenin elinde bulundurduğu 4.650 adet su sayacı üzerindeki zilyetlik dayanağı nın ortadan kalktığını, bu malların mülkiyet sahibi olan davacıya kayıtsız şartsız iadesinin yasal bir zorunluluk olduğunu; davalı idare -nin, mülkiyeti davacıya ait malları iade etmek için davacı temsilcisini ağır suçlamalar içeren bir tutanağı imzalamaya zorlamasının ve bu "şartlı iade" dayatması nedeniyle teslimatın gerçekleşmemesinin, davanın açılmasına bizzat davalının sebebiyet verdiğini açıkça kanıtladığını, davacının ileride aleyhine delil teşkil edebilecek ve ticari itibarını zedeleyecek mahiyetteki bu tutanağı imzalamaktan imtina etmesinin en temel anayasal ve hukuki hakkı olduğunu; davalı idare, malların teknik şartnameye aykırı olduğuna dair iddiasını zaten tespit dosyalarıyla kayıt altına almışken, iade işlemini müvekkilin bu iddiaları ikrar etmesinin şartına bağlaması iyiniyet kurallar-ıyla bağdaşmadığını,İleri sürerek, yukarıda anlatılan ve resen gözetilecek nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarının istinaf incelemesinde kaldırılmasına, davanın açılmasına haksız tutumuyla sebebiyet veren davalı tarafın tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari satış sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle, satım konusu su sayaçlarının davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında su sayaçlarının iade edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı-nın sorumlu tutulmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dairemizin 2024/905 esas, 2024/1256 karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Davacı yan; davalı tarafından açılan su sayacı teminine ilişkin ihaleyi aldığını, ihale konusu 4.650 adet su sayacını davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından su sayaçlarının ihale şartnamesine uygun olmadıkları ve ayıplı oldukları gerekçesi ile, su sayaçlarının teslim alınarak yenileri ile değiştirilmesinin istenildiğini, davacı tarafından yetkilendirilen ...'ün önceki sayaçları teslim almak için kuruma başvurdu-ğunu, ancak davalının şirket temsilcisine "…teknik şartnameye uygun imal edilmemiş, idaremize hileli teslim edilmiş sayaçların teknik şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak 10 gün süre içerisinde teslim edilmesi yüklenici firmaya 01/11/2022 tarihinde ihtar edilmiş ..." ibaresini içeren bir tutanak imzalatmak istediğini, bu tutanak imzalanmak istenmediğin den sayaçların da geri alınamadığını ve yenileri ile de değiştirilemediğini, bu konuda davalı kuruma ihtar çekildiğini, bu kez davalının ihalenin feshedildiğini bildirerek davacı şirket yetkilisine tasfiye protokolü imzalattığını, davacı şirket yetkilisi tarafından tasfiye protokolünün içeriği kabul edilmediği şerhi ile imzalandığını, davalı şirkete ihalenin feshi nedeniyle 249.795,00 TL ceza ödendiğini, buna rağmen sayaçların teslim edilmediğini ileri sürmüştür.Davalı yan; davacı tarafından davalıya teslim edilen sayaçlar üzerinde yapılan labotauar incelemesi sonucu sayaçların hileli olduklarının tespit edildiğini, bunun üzerine davacıdan ihlal şartnamesine uygun yeni sayaçlarla eldeki sayaçların değiştirilmesinin istenildiğini, davacı şirket yetkilisinin önceki sayaçları teslim almaya geldiğinde, davacıya gönderilen ihtarnamede yer alan hileli teslim ibaresini kabul etmediğinden sayaçları teslim almayacağını belirttiğini, davacının itirazı nedeniyle İstanbul 5 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/19 değişik iş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, davacı itirazları üzerine bu dosyada ek rapor da alındığını, hem kök hem de ek rapordan dava konusu sayaçların ihale şartnamesine uygun olmadıklarının, hileli şekilde üretilmiş olduklarının tespit edildiğini, önceki sayaçları teslim almayanın davacının kendisi olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda tahkikata devam edildiği, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/19 D.İş sayılı dosyası, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/37 D.İş sayılı delil tespiti dosya-larının, bu dosyalarda alınan bilirkişi raporları ve davacının itirazları üzerine alınan ek raporların celbedildiği, teknik şartnameye göre davalıya teslim edilen sayaçlarda 29/09/2022 tarihinde muayene ve kabul komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucu düzenle-nen raporda, sayaçlardan numune olarak alınan 80 adedinde sayaç girişinin bulunduğu bölgedeki filtrenin içerisine ağırlığı arttır-mak amacıyla tirinç konulduğunun ve silikon ile sabitlendiğinin, böylece sayaç ağırlıklarının teknik şartnaede belirtilen 1900 gr'ın üzerine çıkmasının sağlandığının, sayaçlarda hile olduğunun tespit edildiği, davalı idare tarafından 4650 adet sayacın davalı ambar-ından teslim alınması ve yirmi gün içerisinde teknik şartnameye uygun 4.650 adet DN25mm soğuk su sayacının teslim edilmesinin 12/08/2022 tarihli yazı ile davacıdan istenildiği, davacı yetkilisinin 07/11/2022 tarihinde sayaçları teslim almak için idareye başvur-duğu, ancak sayaçlarda hile bulunduğuna dair tutanak içeriğini imzalamayarak sayaçların teslim almadığı, bu nedenle davalı tarafın-dan delil tespitine gidildiği, alınan rapora davacı itirazları üzerine delil tespiti dosyasında rapor tanzim eden bilirkişiden iki ek rapor alındığı, delil tespiti dosyası ek rapor aşamasındayken davacı tarafından iş bu iade davasının ikame edildiği, mahkeme gerekçesin-de de belirtildiği üzere, sayaçlar üzerinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen teknik açıdan yeterli, bilimsel verilere dayalı delil tespiti raporunun davacıya ulaştırıldığı, delil tespiti sürecinde davacının da dahil olarak itirazlarını bildirdiği ve itirazlarının ek raporlar-da karşılandığı, davalının dava konusu sayaçları davacıya teslim tutanağı ile iade etmek istediği, davacının tutanağı imzalamak istemediği ve sayaçları teslim almadığı,, davacının kendi iradesi ile tutanakta yer alan sayaçlarda hile bulunduğuna yönelik ifade nedeniyle sayaçları teslim almamış olması, delil tespiti raporları kapsamından, sayaçların teknik şartnamede belirtilen ağırlığa ulaştırılmasının sağlanması için sayaç filtreleri içerisinde pirinç yerleştirildiğinin anlaşılması karşısında, teslim tutanağındaki bilgilerin gerçeği yansıtmadığına yönelik davacı iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan, davacının tutanağa itiraz ederek sayaçları teslim almaktan imtina etmesi nedeniyle başlayan delil tespiti sürecinin eldeki dava açıldıktan sonra tamamlanmış olduğu da gözetildiğinde, dava tarihi itibariyle davacının eldeki davayı açmakta haklı olmadığı, mahkemece bu gerekçelerle konusuz kalan davada davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.