ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ANKARA
KARAR NO: 2026/2
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALILAR:
1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait, ... plakalı ... marka ile ... A.Ş nezdinde ... numaralı poliçe ile Trafik Sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 16.03.2025 tarihli trafik kazası sonucu, müvekkilinin aracında hasarlar meydana geldiğini, söz konusu hasarların araçta değer kaybına neden olduğunu, davalı ... ‘ın araç sürücüsü iken davalı ...’in araç maliki olduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ... plakalı aracın %100 KUSURLU olduğunu, müvekkiline ait araç ... marka çekici, orijinal bir araçken, mevcut kaza sebebiyle ayrıntısı hasar dosyasında görülebileceği gibi, ön tampon, farlar, aynalar vs.gibi ayrıntısı eskper raporunda yer alana parçaların değiştiğini ve onarım işlemleri gördüğünü, müvekkil aracının onarım süresi boyunca ikame araç bedeli tazminatı (araç mahrumiyet zararı) doğduğunu, müvekkilinin aracının kullanılmadığı süre için benzer, teknik özellikte ve donanımda ikame bir araç için günlük kiralama bedelinin ne kadar olduğu, aracın onarımının ne kadarlık bir sürede yapılabileceği, bu süre zarfında araç mahrumiyet zararının ne kadar olacağı hususları ile müvekkil aracının makul onarım süresi ve makul onarım süresi boyunca uğradığı zarar mahkeme tarafından yapılacak bilirkişi incelemesi ile hesaplanarak tespit edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü dava, takip ve talep hakkının saklı kalmak kaydıyla kısaca arz ve izah edilen nedenlerle HMK md. 107 kapsamındaki belirsiz alacak talepli davada, bilirkişi incelemesi sonucu bilahare arttırmak kaydıyla, şimdilik 500,00 TL araç mahrumiyet zararı ve 500,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin olarak % 100 kusur oranını kabul etmediğini, davacı aracında oluşan hasarla ilgili tüm onarım işlemlerinin kaza esnasında sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı araca ait sigorta / kasko üzerinden yapıldığını, kazaya karışan tırın tramer kayıtlarının celbini talep ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın değer kaybı ile davacının maruz kaldığı araç mahrumiyet zararının tahsili istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Açıklanan düzenlemeler ışığında somut olaya gelindiğinde; her ne kadar .... Mahkemesi'nin 09.09.2025 tarih .... sayılı kararında, davaya konu trafik kazasına karışan araçların kullanım amacının ticari mahiyette olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmış ise de, TTK'da ticari dava, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davaların mutlak ticari dava mahiyetinde olmadığı sabit olduğundan mahkememizce nispi ticari davanın varlığı, somut olarak uyuşmazlığın, tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tetkik edilmesi gerekmiştir. Bu minvalde ...'dan gelen 02.01.2026 tarihli müzekkere cevabından tarafların tacir olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı bildirilmiştir. Aynı amaçla tarafların davacı ... ile davalı araç maliki ...'in bağlı bulunduğu ...'ne yazılan müzekkere cevabından davacının gelirinin tacir düzeyinde olduğu ancak davalı ...'in gelirinin esnaf faaliyetini aşmadığı anlaşılmıştır. Diğer davalı sürücü ... hakkında yapılan UYAP sorgulamasından, aktif vergi dairesi kaydının bulunmayıp potansiyel vergi mükellefi olduğu ve dolayısıyla ticari kazancının olmadığı görülmüştür. Mevcut hukuki durum karşısında; davanın her iki tarafı tacir niteliğini haiz olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün görülmemiştir.
Bu nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Emsal: ... Dairesi'nin 30.06.2025 tarih ve .... sayılı ilamı).
1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının da istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, daha önce .... Mahkemesi’nce de görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından dava dosyasının merci tayini için.... Dairesi’ne gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme ile karar verildi. 07.01.2026