İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilişkili olarak 03.02.2024 tarihinde genel haciz yoluyla takip yoluna başvurulmuş olup davalı (takip borçlusu) .... Nakliyat tarafından 01.03.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini ve bu sebeple icra takibinin durdurulduğunu, borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olup kötüniyet içerdiğini, davaya konu olayın 11/11/2023 tarihli trafik kazası olduğunu, 11.11.2023 tarihinde saat 01.10 sıralarında sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile ... Caddesinden ... istikametine seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesiyle birlikte ... plakalı aracın savrulmanın etkisiyle demir bariyerlere çarptığını ve hasar gördüğünü, iş bu kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı aracın sürücüsü ....'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.84/1-d "Araç sürücüleri trafik kazalarında; ...Arkadan çarpma... Hallerinde asli kusurlu sayılırlar." uyarınca asli ve tam kusurlu sayıldığını, ayrıca işbu kazada sürücü ...'ın Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre sigortalı aracı kullanmak için yeterli ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığını, kazaya sebebiyet veren aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, poliçe başlangıç tarihinin 10/10/2023, bitiş tarihinin 10/10/2024 olmakla; kazanın işbu tarihler aralığında gerçekleştiğini, trafik sigortası kapsamında maddi hasara uğrayan ... plakalı aracın maliki tarafından değer kaybı yönünden müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, müvekkili şirketin ... plakalı araç üzerinde meydana gelen değer kaybı için ... No.lu dosya kapsamında 12.01.2024 tarihinde 47.605,40 TL ödediğini, ... plakalı aracın tamir işlemlerinin .... Sanayive Ticaret Limited Şti. nezdinde yapıldığını, söz konusu tamirhaneye ise ... plakalı aracın onarımından kaynaklı olarak ... 81.956,12 TL (9.561,65 TL KDV tevkifatıdır) ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin davalı tarafa ait aracın sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip olmaması ve kazada asli kusurlu bulunması sebebiyle ödediği tazminat miktarı için rücu imkanı bulunduğunu, sigortalı ... plakalı aracın türünün çekici olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği m.75'e göre ise çekici türündeki araçların kullanılabilmesi için C ve azami yük miktarına göre C1 sınıfı ehliyetnameye sahip olmak gerektiğini, ancak kaza tarihinde sigortalı aracın sürücüsünün C sınıfı ehliyete sahip olmadığı, ayrıca kaza tespit tutanağına göre de ilgili tarihte sürücünün sürücü belgesinin bulunmadığının görüldüğünü, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre sürücünün sigorta ettirenden / sigortalıdan farklı bir kişi olması halinde dahi netice değişmeyecek olup sigortacının rücu imkanının ihdas olacağını, davalı tarafından icra dosyasına haksız bir şekilde itirazda bulunulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşma imkanlarının bulunmadığının anlaşıldığını iddia ederek; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı tutularak; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin rücuya esas ödemeden itibaren takip öncesi ve takip sonrası işlemiş ve işleyecek faizler ile birlikte devamına, alacağın faizi ile birlikte davalı / borçludan tahsiline,
söz konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak, hükmolunacak borç miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı/borçludan tahsiline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın birbiriyle çelişen belgelere dayalı açıldığını, icra takibine konu edilen sözde alacak tutarlarıyla dosyaya sunulan belge ve delillerin farklı olduğunu, ödeme emrinde talep olunan hasar tazminatı tutarı ile fatura, ekspertiz raporu ve değerleme şirketi raporu arasında farklılık olduğunu, davacı şirket tarafından .... San.Tic. unvanlı şirkete 72.394,57 TL'lik havale yapıldığını, zaten bu faturanın da kendi içinde çelişkili olduğunu, faturadaki mal ve hizmet tutarının KDV dahil 68.297,50 TL olduğunu, icra takibine konulan tutarın ise 81.956,12 TL olduğunu, bu çelişkinin dava dilekçesinde açıklanmadığını, kaza tespit tutanağında davalı aracın hasarlı araca arkadan çarpmış olduğunun yazılı olduğunu, çizilen krokide de davalı araç ile hasarlı aracın aynı hizada ve çarpmanın arkadan olduğunu, kaza sonrası fotoğrafların ise tam tersini gösterdiğini, hasarlı aracın sadece sol arka tamponunda içeriye bombe şeklinde göçme olduğunu, yüzeyde kırılma, tonlarca ağırlıktaki koca çekicinin çarpması neticesi küçük boyuttaki aracın arka tamponunda yerinden çıkıp düşme dahi olmadığını, öte yandan .... oto ekspertiz firması tarafından değer kaybı raporu hazırlandığını, değer kaybının bu rapora göre talep edildiğini, raporda sol arka çamurluk değişimi ve sol ön kapı sacı değişimi yapıldığından bahisle yedek parça aksam ve işçilik masrafı dikkate alınarak değer kaybı hesaplandığını, oysaki aracın hasar anı fotoğrafları ve oto tamirhane fotoğraflarında sol arka çamurluk ve sol ön kapı saçı değişimi yapılmadığının görüldüğünü, aynı parçalar sökülmeden üzerlerinde düzeltme ve boya işçiliği yapıldığını, oto tamir servisinin de faturayı şişirdiğini, zira hasar anı fotoğraflarında aracın sol arka çamurluğunda hiç bir hasar meydana gelmediğinin görüldüğünü, üzerinde boya bile gerektirecek bir hasar bulunmayan sol arka çamurluğun adeta " hazır kaporta boyaya gelmişken bir elden geçsin temizlensin" hesabına macun ve boya işleminden geçirildiğini, aynı şeyin sol ön kapı saçı içinde geçerli olduğunu, kapı saçının değişmediğini, sadece basit düzeltme ve boya yapıldığını, pek tabi ki hasar fotolarından görüldüğü üzere değişimi ve komple boya işlemi ihtiyaç olmadığı halde bu işlemler yapılan kaporta aksamı üzerinde değer kaybı ortaya çıkmasının muhtemel olduğunu, hasarlı araçtaki değer kaybı tespitinin tamamıyla oto tamir servisinin ve değer kaybı tespit firmasının ortaklaşa çalışması sonucu davalı aleyhine ortaya çıktığını, oto tamirhane faturasının 15.12.2023 tarihli olduğunu, oto değer kaybı formunun ise 08.01.2024 tarihli olduğunu, değer kaybı tespitlerinin raporda zaten hatalı olduğunu, bu hata silsilesinin oto tamirhanesinde araç üzerinde hasarlanmayan kısımlarda yapılan onarım ve bakım sebebiyle olduğunu, sigorta şirketi ekspertiz rapor tarihinin her nedense oto tamirhane faturasıyla aynı tarihli olduğunu, ekspertizin tamirhane de yaptığı hasar tespitlerinin de değer kaybı firmasıyla çelişkili olduğunu, değer kaybı şirketinin sol arka çamurlukta değişim boya tespitinde bulunduğunu, oto tamirhanesinin de sol arka çamurluğu komple boyadığını, ekspertizin sol arka çamurluk hasarına hiç değinmediğini, konusunda uzman bilirkişiler tarafından olay yeri hasar fotoğrafları, oto tamirhanesi fotoğrafları, ekspertiz raporu ve oto değerleme firması belgeleri doğrultusunda kaza tarihi itibariyle araç üzerinde gerekli gerçek hasar ve onarımların tespitiyle güncel gerçek aksam- işçilik bedellerinin tespitini talep ettiklerini, hasarlı araç sürücüsünün alkollü olduğunu, sürücünün alkollü olması halinde rücu olanığının da ortadan kalktığını, davalıya ait çekici sürücüsünün her nedense ifadesinin alınmadığını, kazanın oluş şekline dair beyanının alınmasına gerek dahi duyulmadığın ve usulsüz ve tek taraflı bir safahat gerçekleştirildiğini, kazanın gerçekleşme şeklinin alkollü araç sürücüsünün hızlı sürdüğü aracın kontrolünü kaybedip davalının aracına çarpmış olması olduğunu, kaza tespit tutanağının olay yerine sonradan gelen trafik ekibince tanzim edildiğini, davalının aracının sürücüsünün de yabancı uyruklu olması nedeniyle korkarak olay yerinden kaçtığını, dolayısıyla kazanın nasıl meydana geldiğine dair taraf beyanları bulunmadığını, hasar fotoğrafları incelendiğinde kazanın .... istikametine giden yol üzerinde ... yönüne sapan noktada gerçekleştiğini, hasarlı aracın sürücüsünün aracını hızlı olarak sürmekte iken, ani bir manevra ile direksiyonu sola kırdığını, alkollü olmasından ötürü manevra kabiliyetini yitirmiş şekilde davalıya ait çekicinin sağından geçiş yapmak isterken çekicinin önüne doğru yöneldiğini ve hakimiyetini kaybederek aracının tamponunun sol tarafıyla çekiciye vurmak suretiyle hakimiyeti kaybederek savrulduğunu, çekici sürücüsünün ani fren yapmasıyla durduğunu, böylelikle hasarlı aracın sürüklenmesinin önlendiğini ancak hasarlı aracın savrularak demir bariyere ve çekicinin bu seferde sol tarafına vurarak durabildiğini, davacı sigorta şirketinin kazanın oluş şeklini kendi hasar rücu servisine inceletmeden, hasarlı araç sürücüsünün 0.58 promüllü alkollü oluşunun kazaya olan etkisini araştırıp tazminatta tenkis yada ödemeden imtina etmeden tazminat ödemesi gerçekleştirdiğini, davacı sigorta şirketinin kendi rücu servisinde yeterli incelemeyi yapmadığını ve davalıya ait araç sürücüsünün çekici yeterlilik ehliyetinin sonradan iptaline dayanarak doğrudan davalıya rücu yoluna gittiğini, davalıya ait aracın sürücüsünün çekici yeterlilik ehliyetinin sonradan iptal edilmiş olmasının davalının %100 kusurlu olarak kabulünü gerektirmediğini, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında yer verdiği üzere ehliyetnamenin sadece trafiğe çıkış için gerekli yasal bir belge olduğunu, kişinin araç sürmedeki yeteneği ve uzun yıllara yayılan tecrübesi dikkate alındığında sırf ehliyetinin olmaması yada nüfus işlemlerinden dolayı sonradan iptal edilmiş olmasının tek başına %100 kusurlu sayılmasını gerektirmeyeceğini, kaldı ki davalı araç sürücüsünün iptal edilmeden önce çekici sınıfı ehliyeti bulunduğunu savunarak; davacının davasının, dava dışı hasarlı araç sürücüsünün alkollü araç kullanması neticesi araç hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet vermesi, neticede davalıya yöneltilecek kusur olmaması nedeniyle tümden reddine. davanın tümden reddedilmemesi halinde, tarafların kazadaki gerçek kusurlarının ve gerçek tazminat tutarlarının ortaya çıkarılarak davanın reddine. davacı sigorta şirketinin icra takibine konu ettiği tutarların dayanak belgeleriyle çelişik olması, alacağın likit alacak olmaması sebebiyle icra takibinde talep olunan alacakların yargılamayı gerektiriyor olması, icra takibine itirazın haksız olmadığını ortaya koyduğından davanın ksımen dahi kabul edilmesi halinde icra inkar tazminatı talebinin reddine, tüm yargılama masraf ve karşı dava ücreti vekaletinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı tarafından zarar gören dava dışı üçüncü kişiye yapılan hasar ve değer kaybı bedeline dair ödemenin ehliyetsizlik teminat dışı hali nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemli açılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın, davacı şirkete .... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 11/11/2023 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı ... plakalı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan rücu talebinin kabul edilip edilemeyeceği, meydana gelen trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, ... plaka sayılı araçta hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hasar ve değer kaybı bedelinin ne olduğu, hasar ve değer kaybı bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, dava dışı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan meydana gelen kazada dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ın ehliyetsiz ve asli kusurlu olması nedeniyle rücuen tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının savunması kapsamında; ... plakalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle kazanın meydana gelip gelmediği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli ve/veya müterafik kusurlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş; incelenmesinde; alacaklısının ... Sigorta Anonim Şirketi, borçlusunun ... Oto Yıkama Ticaret Limited Şirketi olduğu, 11.11.2023 tarihinde ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza sebebi ile ... plakalı araç için ödenen tazminat borç sebebi gösterilerek toplam 130.296,29 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 28/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 01/03/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen tüm asıl alacaklara, tüm faiz ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 04/03/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
... ve ... plaka sayılı araçların UYAP Bilişim Sistemi üzerinden aktif-pasif tescil kayıtları çıkartılarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden; ... ve ... plaka sayılı araçların hasar ve eksper raporu bilgileri UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden; ... yabancı kimlik numaralı sigortalı araç sürücüsü ...'ın 17/11/2021 tarihli, ... belge numaralı sürücü belgesi olduğu, 03/11/2022 tarihinde Arnavutköy Trafik Denetleme birimlerince Aday Sürücü İken İptal şerhi düşülerek iptal edildiği hususları ile ayrıca sürücü belgesi bilgilerini gösterir sürücü belge bilgileri sorgulama formu ile iptal sorgulama formu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Otomotiv'den; ... plakalı aracın 11/11/2023 tarihli kaza nedeniyle servis/tamir işlemlerine ilişkin tüm bilgi, belge ve ödeme belgeleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Dava konusu trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti konusunda ve ayrıca davalı taraf savunması kapsamında kazada alkolün münhasıran etkili olup olmadığı hususunda heyete adlı tıp uzmanı ve psikiyatri uzmanı da eklenerek rapor düzenlenmesi bakımından Mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu .... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16/07/2025 tarih ... sayılı raporlarında; "...Kaza anı ile alkol ölçümünün yapıldığı saat arasında 24(yirmidört) dakika fark bulunduğu, metabolizma sonucu kandaki alkol düzeyinin bir saatte 0,12-0,18 Promil, ortalama 0,15 Promil azaldığı tıbben bilindiğine göre; 11.11.2023 tarihinde saat 01: 20 sıralarında meydana gelen kazadan 24(yirmidört) dakika sonra yapılan ölçümde 0,58(sıfırvirgülellisekiz) Promil saptanan alkol düzeyinin kaza anında 0,62-0,65 Promil ve ortalama olarak 0,64(sıfırvirgülaltmışdört) Promil olduğunun kabulü gerektiği, sonuç olarak alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde “emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde” olup olmadığının tespitinin bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomodasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tesbitine yönelik detaylı dahili muayenesine ait tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği cihetiyle alkol düzeyi 0,64(sıfırvirgülaltmışdört) Promil bulunan ...'a bu muayeneler yapılmamış olduğundan emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edip edemeyeceği hususunun mevcut verilerle tespit edilemediği, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği; kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç, iklim durumu gibi diğer koşulların kazadaki rolünün tıbbi bir konu olmadığı, kusur hakkında Trafik İhtisas Dairesi'nden görüş alınmasının uygun olduğu" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/08/2025 tarih ... sayılı raporlarında; "...Mevcut verilere göre; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki çekici ile meskun mahalde seyir halindeki dikkat ve özenini yola vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, önünde seyir halinde olan otomobille arasındaki güvenli takip mesafesini koruması gerekirken gerçekleşen olayda bu hususlara riayet etmeyerek önünde seyreden otomobile arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken gerisinden gelen çekicinin idaresindeki otomobile arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.

A.T.K. raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası; davacının iddiası, davalı taraf savunması, hasar dosyası, tramer kayıtları, sunulan ve toplanan deliller, 18/08/2025 tarih ve ... sayılı A.T.K. raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete .... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 11/11/2023 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı ... plakalı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan rücu talebinin kabul edilip edilemeyeceği, kaza nedeniyle ... plaka sayılı araçta hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hasar ve değer kaybı bedelinin ne olduğu, hasar ve değer kaybı bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, dava dışı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan meydana gelen kazada dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ın ehliyetsiz ve asli kusurlu olması nedeniyle rücuen tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, talep edilen tazminat miktarının kadri marufunda olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere Trafik kazası kusur/hasar konusunda uzman bilirkişi Mustafa Sönmez ve sigorta konusunda uzman bilirkişi ....'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 06/10/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, sürücü ....'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru olmadığı, ... plaka sayılı araç üzerinde meydana gelen hasar miktarının 81.956,12 olduğu, ... plaka sayılı araç üzerinde meydana gelen değer kaybı 60.0000 TL olmasına rağmen davacı tarafın 47.605,40.TL talebi olduğu, davacı tarafın talep edebileceği toplam tazminat miktarının 81.956,12 + 47.605,40=129.561,52 TL olduğu, dava konusu 11.11.2023 tarihinde meydana gelen Maddi hasarlı Trafik Kazasının davacı ... Sigorta şirketi tarafından ... Oto Yıkama Tic.Ltd.Şti. adına kayıtlı ... plakalı araç tanzim edilen ... poliçe no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, dava konusu kazada davacı şirkete ZMSS ile sigortalı .... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından kazaya karışan .... Plakalı araç onarım zararı ve değer kaybı zararı için 26.12.2023 tarihinde 72.394,57 TL hasar tazminat ödemesi, 12.01.2024 tarihinde 47.605,40 TL Değer kaybı ödemesi olmak üzere toplam 119.999,97 TL ödeme yapıldığı ve ZMSS teminat limitinin (120.000,00 TL) tükendiği, davacı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 11.11.2023 tarihinde yaptığı kaza anında geçerli sürücü belgesi olmadığı, ZMSS Genel Şartları B.4-b Maddesi “Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuatine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş asına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise...“ kullanılması suretiyle kazanın meydana gelmesi halinde rücu şartlarının oluşacağı yönünde olduğu, rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususunun Mahkemenin takdirinde olacağı, Mahkeme tarafından rücu şartlarının oluştuğuna hüküm kurulması halinde davacı sigorta şirketinin ZMSS teminat ve Limit Kapsamında ödediği 120.000,00 TL tazminatı rücuen talep edebileceği, TBK ilgili Hükümleri ve İctihat edilen Genel yargı kararlarında rücuen tazminat taleplerinde filli ödeme tarihi itibariyle faiz talep edileceği yönünde olduğu, davacı tarafından 72.394,57 TL hasar tazminat ödemesi için 26.12.2023 tarihinden, 47.605,40 TL Değer kaybı ödemesi için 12.01.2024 fiili ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Sigorta Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,

Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Anılan bu düzenlemeler gereği; davacı trafik sigortacısı, açıkça ve sınırlı sayıda belirlenen sebeplerle sigortalısı olan davalıya rücu edebilecek olup, ehliyetsizlik nedenine dayanan rücuda ise, ancak davalı sigortalıya ait aracın ehliyetsiz sürücüsünün kazadaki kusuru oranında rücu hakkını kullanabilecektir (Yargıtay 17.HD 02/12/2019 tarih 2017/5548 E 2019/11349K).
Davacı, rücu sebebi olarak sürücünün ehliyetsiz olması iddiasına dayanmaktadır.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, hasar dosyası, sürücü belge bilgileri sorgulama formu, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16/07/2025 tarih ... sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/08/2025 tarih ... sayılı rapor, 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın davacı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı, davalının trafik kayıt maliki olduğu aracın karıştığı kazada davacı tarafından zarar gören 3. kişiye yapılan tazminat ödemesinin, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması yani taraflar arasındaki akdin esaslı unsurlarının ihlal edilmesi nedeniyle tazminatın teminat kapsamında olmadığı ve rücu şartlarının oluştuğu ileri sürülerek, itirazın iptali şeklinde davalı sigortalı aleyhinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, 11/11/2023 tarihinde saat 01: 10 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile ... Caddesini takiben ... istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, istikametine göre önünde seyreden sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpması, çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracın orta refüje ve demir bariyerlere çarpması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle davacı sigorta şirketinin hasar ve değer kaybı tazminatı olarak %100 kusur oranına göre 47.605,40 TL değer kaybı ve 81.956,12 TL (9.561,65 TL KDV dahil) hasar tazminatı ödediği, Mahkememizce dosya kapsamındaki deliller incelenerek kabul edilen oluş kapsamında gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ve Mahkememizce de itibar edilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/08/2025 tarih ... sayılı raporunda sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki çekici ile meskun mahalde seyir halindeki dikkat ve özenini yola vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, önünde seyir halinde olan otomobille arasındaki güvenli takip mesafesini koruması gerekirken gerçekleşen olayda bu hususlara riayet etmeyerek önünde seyreden otomobile arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu; hasar dosyası kapsamında aldırılan ekspertiz raporu ile 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun hasara ve değer kaybına ilişkin tespitleri dikkate alınarak ... plaka sayılı araç üzerinde meydana gelen hasar miktarının 81.956,12 olduğu, ... plaka sayılı araç üzerinde meydana gelen değer kaybı 60.0000 TL olmasına rağmen davacı tarafın 47.605,40.TL talebinin olduğu, davacı tarafın talep edebileceği toplam tazminat miktarının 81.956,12 + 47.605,40=129.561,52 TL olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihinde geçerli belgeye sahip olmadan sigortalı aracı kullandığı, Karayolları Trafik Kanununun 95/2 ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/b maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak, her ne kadar davalı tarafça karşı taraf sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de Adli Tıp Kurumu .... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16/07/2025 tarih 8919 sayılı raporunda açıklandığı üzere kaza anı ile alkol ölçümünün yapıldığı saat arasında 24 dakika fark bulunduğu, metabolizma sonucu kandaki alkol düzeyinin bir saatte 0,12-0,18 Promil, ortalama 0,15 Promil azaldığı tıbben bilindiğine göre; 11.11.2023 tarihinde saat 01: 20 sıralarında meydana gelen kazadan 24 dakika sonra yapılan ölçümde 0,58 Promil saptanan alkol düzeyinin kaza anında 0,62-0,65 Promil ve ortalama olarak 0,64 promil olduğunun kabulü gerektiği, ... plaka sayılı araç sürücünün alkollü olmasının kusura etkisinin tespit edilemediğinin belirtildiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/08/2025 tarih ... sayılı raporda sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı vekilinin itirazları yerinde görülmeyerek davanın kabulü ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, (ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının denetimi de yapılarak) alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit sayılmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,

1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,

2-Alacağın miktarı yargılama ile belirlendiğinden ve likit sayılmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.900,54 TL harçtan peşin alınan 1.573,66 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 651,48 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 6.675,40 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafça yatırılan 1.573,66 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 651,48 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.840,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen tebligat ve posta masrafı, bilirkişi ücreti ve Adli Tıp Faturası olmak üzere toplam 21.370,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,

8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2026