T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/946 Esas - 2026/18
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2023 yılından 2025 yılına kadar devam eden ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya mal satışı yapıldığını ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, davalının cari hesap borcunun Eylül 2023'ten itibaren sürekli artarak Kasım 2024 itibarıyla 1.715.758,69 TL'ye ulaştığını, borca mahsuben verilen 14/03/2025 vade tarihli 250.000,00 TL'lik çekin de karşılıksız çıktığını, bunun üzerine davalının adresine 03/04/2025 tarihinde ihtarname gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarname sonrası davalı şirket ortağı ... ... ... ... ... ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, zira davalının ticari ilişki boyunca faturalara, teslim irsaliyelerine veya cari hesaba herhangi bir itirazda bulunmadığını, kısmi ödeme yaparak borcu zımnen kabul ettiğini, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, alacağın likit ve muaccel olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin merkez adresinin ...'da olması nedeniyle takibi başlatan İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi'nin yetkisiz olduğunu, bu nedenle takibin iptali gerektiğini, davacı tarafın ürün teslimatlarında yaklaşık 10 aylık gecikmeler yaşandığını, 02/10/2023 tarihli sipariş formunda belirtilen teslimat tarihlerine uyulmadığını, bu gecikmelerin müvekkilinin hak edişinden 584.313,21 TL kesinti yapılmasına neden olduğunu ve bu zararın davacıya 03/11/2023, 17/01/2024 ve 20/01/2025 tarihli e-postalarla bildirildiğini, bu bedelin alacaktan mahsubu gerektiğini, ayrıca müvekkilinin üretim için davacıya teslim ettiği hassas döküm kalıbının davacı tarafından kötü niyetli olarak iade edilmediğini, bu durumun da zarara yol açtığını, takibe dayanak cari alacağın ihtilaflı olduğunu, davacı tarafından icra takibinden önce usulüne uygun bir temerrüt ihtarı gönderilmediğini, bu nedenle icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Arabuluculuk son tutanağı, İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün 2025/13955 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, faturalar, sevk irsaliyeleri, cari hesap ekstreleri, banka ödeme dekontları, 03/04/2025 tarihli ihtarname, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 50. maddesinin yollaması ile HMK'nın genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16. maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10. maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır.
İtirazın iptali davasını gören Mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın Mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Ancak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki Mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmeyecektir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06.01.2025 tarihli ve 2024/8005 E., 2025/29 K. sayılı ilamı ile 26.02.2024 tarihli ve 2023/11444 E., 2024/2170 K. sayılı ilamı).
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davanın sözleşmeye dayalı ticari alım/satım nedeniyle bakiye alacak istemine dayalı yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine yasal süresinde itiraz ettiği, HMK 10. maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, somut olayda davalının yerleşim yerinin Yenimahalle/... olduğu, sözleşmenin ifa yerinin de davalı adresi olacağı buna karşın takibin yetkisiz İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünde başlatıldığı, itirazın iptali davalarında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu ve yetkisiz icra müdürlüğünde yürütülen takibin geçersiz olacağı gözetilerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1-Açılan davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 18.456,83 TL peşin harçtan düşümü ile artan 17.841,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.263.108,69 TL üzerinden takdir edilen 194.835,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2026