Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
K. YAZIM TARİHİ: 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davalının müvekkili ile sözlü satış sözleşmesi yaptığını ve satın aldığı malları araca yükleyerek müvekkili şirketin işyerinden götürdüğünü, bu anlara dair kamera kayıtlarının mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davalının aldığı malları içeren ... nolu 555.676,82 TL bedelli fatura düzenlendiğini, fatura bedeli ödenmediğinden davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görülmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalı-borçlunun Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptaliyle birlikte takibin devamına, kötüniyetli davalının aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle davacının ilamsız icra takibinde faiz talep edemeyeceğini, TTK m.1530'un uygulama alanı bulabilmesi için borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşürülmesi için mal veya hizmet tedarik sözleşmesinin olması gerektiğini, borç kabul edilememekle birlikte takip öncesi faiz işletilemeyeceğini, bahse konu faturanın gerçeğe aykırı tanzim edilmiş olduğunu, faturada yer alan fiyat farkı kaleminin de kabulünün mümkün olmadığını, davacının şimdiye kadar alacaklarını ye elden ya da banka aracılığıyla açıklama kısmına da “elden alınan paranın iadesi” şeklinde açıklamalar yazdırarak tahsil etmiş olduğunu, bu konuda ilgili kurumlara şikayet ve ihbar haklarını saklı tuttuklarını, davacının ödemelerin şahsi hesabına (....) yapılmasını istemekte olduğunu, açıklamaya da “elden alınan para iadesi”, “iade” gibi açıklamalar yazdırıp akabinde de hiç ödeme almamış gibi müşterilerine takip başlatmakta olduğunu, kötü niyetli ve hileli şekilde hareket ederek müşterilerini mağdur etmekte olduğunu, işbu hususun ticari defterler ve....ın'ın banka hesabı (...bank A.Ş. ve diğe bankalar) incelendiği taktirde anlaşılacağını, müvekkilinin 555.676,82 TL borcu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ekte sunulan mesaj kayıtlarında da görüleceği üzere davacı yetkilisinin müvekkili ile konuşmalarında müvekkilinin borcunun 390.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin bunun 200.000,00 TL'sini ödediğini açıkça kabul ettiğini, borcun kabulünün mümkün olmadığını, davacının talimatı doğrultusunda parayı şahsi hesabından alıp açıklamaya da “elden alınan para iadesi” şeklinde açıklama yazmaya zorlayan davacının kötü niyetli bir şekilde gerçek dışı fatura tanzim ederek müvekkilinden ödeme talep etmekte olduğunu, faturada gösterilen ürünlerin teslim edildiği hususu başta olmak üzere söz konusu ürün/fiyat doğruluğu noktasında ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının faturada belirtilen mallar gönderilmeden malların faturalarını gönderdiğini, müvekkilinin güven ilişkisine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturaya itiraz etmediğini, ortada bir sözleşme de bulunmadığını beyan ederek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı açılan itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara Batı İcra Dairesi'nin .. Esas Sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 05/12/2025 tarihli raporu ile özetle; Dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası kapsamında, 28.04.2025 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 555.676,82 TL faturadan kaynaklı alacağı ile 587.293,31 işlemiş faiz toplamından oluşan 587.293,31 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, tarafların dosya kapsamındaki 2025 yılı karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarında dava konusu alacağın dayanağı faturanın tespit edilemediği, davaya cevap veren davalı tarafından ticari defter adresi beyan edilmediği için davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davacının 2025 yılı ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu alacağın dayanağı faturanın kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 555.676,82 TL alacaklı olduğu tespitlerine varıldığı bildirilmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İspat hususu ile ilgili yapılan değerlendirmede davacının malı teslim ettiğini, davalının da teslimden kaynaklı malın bedelini ödediğini ispat etmesi gerekmektedir. İş bu kapsamda davalının faturaları ticari defterlerine kayıt etmesi ile ilgili hukuki çerçevede yapılan açıklama ile Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığı hususi davalının beyanında davacının faturada belirtilen mallar gönderilmeden malların faturalarını gönderdiğini, müvekkilinin güven ilişkisine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturaya itiraz etmediğini ve kısmi ödeme yaptığını kabul ettiği iş bu kapsamda faturayı kabul ettiğini beyan ettiği bu kapsamda malları teslim almadığını, iade ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. İş bu kapsamda iade faturası düzenlenmediği davacının ticari defteri ve dosya kapsamı ile sabittir. Asıl uyuşmazlık konusu hukuki ilişki kapsamında davalı tarafından ödemeyi yapıp yapmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. Davalı ticari defterleri HMK 220 maddesi gereğince incelenmek istendiği davalı taraf kesin süreye rağmen defter ve belgelerini dosyaya sunmadığı hususu nazara alınarak Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır (Yargıtay 15. HD'nin 13/06/2017 tarih ve 2/16/2310 E.2017/2537 K sayılı ilamı). İş bu kapsamda yukarıda yapılan değerlendirme kapsamında Davacının 2025 yılı ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu alacağın dayanağı faturanın kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 555.676,82 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takibe itirazının 555.676,82 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KABULÜNE, Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 555.676,82 TL üzerinden iptali ile takibin devamına,
2-555.676,82 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 37.958,28 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.553,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.405,17 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 6.553,11 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.256,01 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 316,00 TL tebligat ve posta gideri ile 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.316,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 88.908,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.. 08/01/2026