Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

K. YAZIM TARİHİ: 16/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davalı tarafın, müvekkili ... aleyhinde Ankara ... Genel İcra Dairesi .... sayılı dosya kapsamında 300.000 TL değerinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin 15 Temmuz 2025 tarihinde .... şirketi yetkilisi olan davalı ile ... plakalı ... marka 2015 model aracı 25/28 Temmuz 2025 tarihleri arasında kiralamak için iletişime geçtiğini, tarafların belirtilen marka ve modeldeki aracın kiralanması hususunda anlaşmasının ardından müvekkilinin araç kiralama bedelini mobil bankacılık aracılığıyla kiralama şirketi yetkilisine gönderdiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre aracın 25/07/2025 tarihinde 09.00- 10.00 saatleri arasında müvekkiline teslim edilmesi gerekirken 04.27 saatinde şirket yetkililerince aranarak araçta küçük bir sorun olduğu bu sebeple 14.30-15.00 saatlerinde teslim edileceği söylendiğini, karşı tarafın araç kiralama sözleşmesi imzalamak istediğini ancak müvekkiline bir suretini vermediğini, her ne kadar müvekkiline kira sözleşmesinin imzalatıldığı söylense de sözleşme sayfasının sonunda müvekkiline sözleşme metni imzalatıldığını, ancak daha sonra yapılan takiple müvekkilinin sözleşmenin altında bulunan senedi imzaladığını fark ettiğini, imza anında dahi müvekkilinin iradesinin sakata uğratıldığını, kiralanan aracın sonrasında hasarlandığını, davalının araçta oluşan arıza için müvekkilinden 300.000,00 TL para talep ettiğini, hasarın davacıdan kaynaklanmadığından talep edilen parayı ödemeyeceğini açıkça belirttiğini, Ankara Batı .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... değişik iş numarası kapsamında rapor alındığını, aracın hasarlanmasında davacının kusuru bulunmadığını, araçta kiralama öncesinde de var olan hasarın giderilmesi için müvekkilinin sözleşmesinin alt kısmında olan senedi müvekkilinin bilgisi dışında doldurarak Ankara .... Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile 300.000 TL üzerinden icra takibine başlandığını, davalı tarafın müvekkilinin borçlu olmasına sebep olacak bir hukuki ilişkinin var olmadığını bildiği halde, sadece müvekkiline zarar verme niyetiyle icra takibi başlattığını, tüm bu nedenlerle haklı davanın kabulüne, müvekkilinin Ankara.... Genel İcra Dairesi ... Numaralı dosya kapsamında borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötüniyetli olması nedeniyle dava konusu borcun %40'ından az olmamak üzere davalı aleyhine, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, 24/10/2025 tarihli dilekçesi ile davacının her ne kadar borçlu olmasa da tüm borç miktarının ödendiğini, davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Takip konusu senedin TTK 776 ve devamı maddeleri uyarınca tüm zorunlu şekil şartlarını taşımakta olup geçerli bir kambiyo senedi olduğunu, dolayısıyla davacı tarafça senedin neden bedelsiz olduğu, hangi hukuki ilişkiye dayanmadığı, nasıl irade fesadı olduğu somut ve kesin delillerle kanıtlanmak zorunda olduğunu, kambiyo senetleri sebebten mücerret kıymetli evrak niteliğinde olup, senedin kambiyo özelliklerini taşıması halinde senet prima facie alacak ispatı sağlar; senedin bedelsiz kaldığı, teminat niteliğinde olduğu veya irade sakatlığı bulunduğu iddialarını ileri süren tarafın bu iddiaları yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, tek taraflı raporun bağlayıcılığı olmadığını, davacının, sözleşmeyi ve senedi bilerek imzaladığını, soyut iddiasının hukuken değersiz olduğunu, davacının, senedin bedelsiz olduğunu ispatlayamadığını, davacının kötüniyet tazminatı isteme hakkına sahip olmadığını, tüm bu sebeplerle; davacının ispat yükünü yerine getiremediği göz önünde bulundurularak davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, senedin usulüne uygun olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, araç kira sözleşmesinin teminatı olarak verilen senet nedeni ile yapılan ödemenin istirdadı talebine ilişkindir.
Mevcut dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, açılmıştır. Öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesinde, "Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler" hükmüne yer verilmiştir.01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi veya TTK'nun 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK'nun 4/1 b, c, d, e, f fıkralarındaki davalardan olması) ya da her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir. TTK'nun 5. maddesinde ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Görev hususu kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup, “ç” bendi, “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler.” hükmünü; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi ise, “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı ile davacı arasında kira ilişkisi dışında bir hukuki ilişkisi bulunmadığı nitekim davalının da cevap dilekçesi ile davacının, kira sözleşmesini ve senedi bilerek imzaladığına yönelik beyanı ile senedin araç kira sözleşmesi kapsamında verildiği hususunu vasıflı ikrar ettiği gözetilerek Kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. İş bu sebeple asıl uyuşmazlık konusunun kira sözleşmesinden kaynaklandığı kanaatine varılarak görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,

2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,

4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,

5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacının yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri İlgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi. 08/01/2026