Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/268 Esas - 2026/16
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
K. YAZIM TARİHİ: 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.12.2024 tarihinde, davalı .... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olup diğer davalı . .... A.Ş.nin de işleteni olduğu .... plakalı araç sürücüsü davalı .....'nun kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacıya ait aracın değer kaybına uğramasına neden olduğunu, ayrıca davacının tamir süresince aracından yoksun kaldığını, bu zararların tazmini amacıyla yapılan müracaat üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacıya sadece 40.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığını, ancak bu bedelin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, 100,00 TL tamir süresi araç yoksunluk kaybı tazminatının ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/12/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; 100,00 TL olan değer kaybı tazminatı taleplerini 14.900,00 TL arttırarak 15.000,00 TL'ye; 100,00 TL olan araç mahrumiyet tazminatı taleplerini 23.300,00 TL arttırarak 23.400,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 200.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, taraflarına yapılan müracaat üzerine hasar dosyası açılarak davacıya ait aracın Kasko sigorta şirketine 107.401,48 TL hasar bedeli ile davacıya da 40.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığını, böylece bakiye poliçe teminatlarının 52.598,52 TL kaldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, meydana gelen kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğu şeklindeki iddiasının kabul edilir olmadığını, değer kaybı belirlemesinde de yüzeysel olarak hasar görüp cila ve pasta ile hasar giderimi yapılacak olan parçaların dikkate alınmamaları gerektiğini, aynı yerden ikinci kez hasarlanmış kısımların ikinci kez değer kaybı oluşturmayacaklarını, davacının araç yoksunluk kaybına uğradığına ilişkin de herhangi bir belge sunulmadığını, araç yoksunluk kaybı için makul tamir süresinin esas alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı .... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, 18/09/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan beyanında ise; "Açılan davayı ve tarafıma atfedilen kusuru kabul etmiyorum. Karşı taraf bana arkadan çarpmış olup, kavşağa girerken hızını yeterince azaltmamıştır. Ayrıca tarafıma kaza sonrası şok geçirdiğimden dolayı verilen kolonya nedeniyle alkollü çıkmışımdır. Hastane raporunda alkolsüz çıktım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, ödeme belgeleri, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir.
18/12/2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ...'ya ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait .... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı .... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olup diğer davalı .... A.Ş.nin de işleteni olduğu .... plakalı araç sürücüsü davalı ....'nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 56/a-2., 67/a. ve 84/f. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ile .... plakalı aracın dava dışı sürücüsü....'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri olmamakla kusursuz olacakları, Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 55.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 40.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olduğu anlaşılmakla, davacının 2918 sayılı KTK. 85. ve 91 maddeleri gereği davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybının (55.000,00 TL — 40.000,00 TL) =15.000,00 TL olacağı, Davacının tamir süresi eşdeğer ikame araç yoksunluk kaybının 23.400,00 TL olacağı ve bundan da sadece davalılar .... A.Ş. ve ....'nun sorumlu olacakları..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilince sunulan 05/01/2026 tarihli dilekçe ile; bilirkişi raporu doğrultusunda sorumlu oldukları 15.000,00 TL değer kaybı tazminatı, 3.750,80 TL yargılama gideri, 3.156,16 TL faiz, 15.000,00 TL ilam vekalet ücreti olmak üzere toplam 36.906,96 TL'den, 2.500,00 TL %20 stopaj ve 1.250,00 TL KDV tevkifatı düşüldükten sonra kalan 33.156,96 TL'nin 05/01/2026 tarihinde davacı vekiline ödendiğini bildirmiş, yapılan ödeme ile sorumlulukları kalmadığından müvekkili şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş, yapılan ödemeye ilişkin dekontun bir suretini dosyaya ibraz etmiştir.
Davacı vekili 08/01/2026 tarihli celsede alınan beyanında, davalı sigorta şirketince yapılan ödemeye bir itirazları olmadığını, diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiğini ifade etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan değer kaybı zararı yargılama aşamasında sigorta şirketi tarafından ödendiğinden ve bu ödeme diğer davalılara da sirayet edeceğinden değer kaybı talebi yönünden davanın konusuz kaldığı, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü ve malikinin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan avans faiz işletilmesi gerektiğine ve işleten ve sürücü sıfatlarını haiz davalıların temerrütünün haksız fiil hükümleri çerçevesinde kaza tarihinde oluşacağına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Değer kaybı talebi tüm davalılar yönünden konusuz kaldığından değer kaybı talebi bakımından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
23.400,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın olay tarihi olan 18/12/2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar .... ve .... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.598,45 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 1,267,80 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 330,65 TL'nin davalılar ... ve .... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.700,00 TL'nin, sadece davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunduğu ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek takdiren davalı Sigorta Şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç, 652,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.970,70 TL harcın davalılar .... ve .... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.631,40 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 7.631,40 TL yargılama giderinin 3.750,80 TL'si yargılama sırasında müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiğinden bakiye kalan 3.880,60 TL yargılama giderinin davalılar .... ve ....
A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 23.400,00 TL avukatlık ücretinin davalılar .... ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi tarafından vekalet ücreti davacıya ödendiğinden davalı sigorta şirketi aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/01/2026