G.KARAR YAZIM TARİHİ: 09/04/2026

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Davacı vekili ihtiyati haciz talepli 21/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle: Dava dilekçelerinde talep ettikleri üzere, İcra İflas Kanunu Madde 257 uyarınca ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, davalı tarafın Hizmet Sözleşmesini haksız ve kötü niyetli olarak tek taraflı fesih ettiğini, müvekkilin bu dönemde tekrar kiralama sözleşmesi kurma ihtimali düştüğünü, öne sürdüğü asılsız iddialarla ticari itibarı zedelendiğini, müvekkil şirketin bu nedenle zarara uğradığını, sözleşmeden kaynaklanan alacağın ifası amacıyla ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatılmış olsa da borçlu tarafından ''tutar bana ait değildir'' diyerek soyut bir itirazda bulunulduğunu, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olup müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olduğundan hukuk sistemi tarafından korunmaması gerektiğini, davalının, müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmak amacıyla malvarlığını devretme, saklama veya tasarruf etme ihtimalinin bulunması nedeniyle, müvekkilinin alacağının güvence altına alınması gerektiğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğinden haciz işlemlerinin alacağın tahsili için gerekli güvenceyi sağlayacak şekilde yürütülmesini talep ettiğini, davalı şirketin mal kaçırma ihtimali nedeniyle dava süresince ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; somut olayda ihtiyati haciz talebine konu alacağın dayanağı olarak sunulan bilgi ve belgelerin borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığı, bu haliyle tek başına yaklaşık ispat koşullarını sağlar nitelikte bulunmadığı, tarafların edimini yerine getirip getirmediği, talebe konu bedelin ödenmediği iddiası, alacağın miktarı ve talep tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği göz önüne alınarak bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı gerekçesi ile; "2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak İHTİYATİ HACİZ TALEBİN REDDİNE, " dair karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davalı ... Ltd. Şti. ile 01.02.2023 tarihli tekne kiralama (charter) sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği “...” isimli teknenin 02.09.2023 - 09.09.2023 tarihleri arasında davalıya tahsis edildiğini, sözleşmede cayma için 30 gün önceden yazılı bildirim şartı olmasına rağmen, davalının sadece 1 gün önce telefonla turu iptal ettiğini, son dakika iptali nedeniyle müvekkilin turu başka birine kiralayamadığını ve gelir kaybına uğradığını, bu durumun dosyaya sundukları 27.01.2026 tarihli dilekçe ekinde yer alan 05.08.2023 tarihli tutanakla sabit olduğunu, bu dilekçenin eklerinde yer alan .... Noteri tarafından çekilen ihtarname ile de durumun resmileştirildiğini, söz konusu belgelerin- taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmeye aykırılığa dair tutanağın, ihtarnamenin, tutanağın, tanık beyanlarının- yaklaşık ispat yönünden yeterli görüleceği yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, davalının asılsız inkarından da anlaşılacağı üzere müvekkilin alacağına ulaşmasını engellemeye yönelik olarak malını devredebileceği, saklayacağı veya tasarrufta bulunacağı ihtimalleri göz önüne alındığında, müvekkil alacağının güvence altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2026 tarihli hukuka aykırı kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, taraflar arasında düzenlenen yat kiralama sözleşmesi nedeni ile davacı tarafından davalı aleyhine kesilen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali; istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 21/01/2026 tarihli duruşmada ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, Mahkemece talebin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;

2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Somut olayda, dava dilekçesi ekinde ve dosya içeriğinde yaklaşık ispata dair belge sunulmadığı gibi, talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususunun ancak ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağı, talebin yargılamaya muhtaç olduğu, ayrıca borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 27/01/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.09/04/2026