İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın modüler su depoları üreten davacıdan 2022 yılının 10. ayında teklif aldığını, bu teklife
istinaden dilekçe ekinde sunulan 74.743,56 TL tutarında ödeme yaptığını, davacının bu ödeme ile ham
maddesini alarak teklifte istenen su deposunu hazır hale getirdiği ve teslimat için beklediğini, lakin ekte
sunulan maillerden de görüleceği üzere davalı tarafın bu deponun alımından vazgeçerek yeni bir sipariş
verdiğini, davacı şirketin, bu depoyu hazırlayarak teslim ettiğini, teslim edilen deponun 111.000,00 TL ödemesinin
fatura edildiğini, bu faturaya da herhangi bir itiraz edilmediğini, hatta yine ekteki maillerde sunulduğu
üzere cari mutabakat sırasında 36.256,44 TL bakiyenin davalı tarafça kabul edildiğini, davalı tarafça
mailler ile 36.256,44 TL alacağın kabul edildiğini, davacı ile davalı arasındaki ticarete ilişkin tüm kayıtların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu,
borçlu tarafın ticaret konusu mallar karşılığında davacıya eksik bir ödeme yaptığını, davalı hakkında
başlatılan icra takibine davalının itirazının, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, dava
konusu alacağın likit alacak olduğunu, beyan ederek davanın kabulüne, davalı/borçlunun ---- İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine dava ve takip değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına
hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının---İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyası ile işbu itirazın iptali
davasına konu icra takibini açmadan önce, davacıya gönderilen ----. Noterliği'nin -------
yevmiye numaralı 26.06.2024 tarihli İhtarnamesi ile bakiye bedelinin davalı tarafça kabul
edilmediğinin bildirildiğini, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, davacıdan alacaklı
olduğu, Taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin döviz bazlı olduğu, yapılan ödemenin döviz karşılığı olarak
ödendiğini, davacı tarafından 18.10.2022 tarihinde davalıya modüler su deposu ürünü için fiyat teklifi iletildiğini, işbu fiyat teklifinde belirtilen bedelin 8.024,00 USD olduğu, yürürlükteki Mevzuat gereği
dövizle ödeme yapma yasağı bulunduğundan, davalı tarafından bu bedelin yarısı olan 4.012,00 USD
karşılığı olarak 74.743,56 TL’nin 21.10.2022 tarihinde davacıya ödendiğini, ancak sonrasında bu
sözleşmeden vazgeçildiği ve davacı tarafından ürün tesliminin gerçekleştirilmediğini, davacının sözleşme sona ermesine ve davalıya herhangi bir ürün teslimi gerçekleştirmemesine
rağmen, davalı tarafından kendisine ödenen 4.012,00 USD karşılığı bedeli iade etmediğini, davalı
tarafından işbu bedelin iadesi defaten talep edilmişse de, davacının bunu uhdesinde tutmaya devam
ettiği, Davacı tarafından 2 yıl boyunca uhdesinde tutulan 4.012,00 USD'nin ikinci sözleşme tarihindeki güncel
kur karşılığına göre hesaplama yapıldığında, davalının borçlu değil alacaklı konumda olduğunu, davacı ile davalı arasında daha sonradan yeni yapılan sözleşmede ise, 111.000,00 TL üzerinden
anlaşılmış olmakla birlikte, davacıya ilk sözleşme gereği yapılan ödemenin güncel kur üzerinden hesap
edilerek mahsup edilmesinin gerekmekte olduğunu, zira 21.10.2022 tarihinde ödenen 4.012,00 USD
bedelin karşılığı yeni sözleşmeye göre düzenlenen fatura tarihindeki kur olan (17.05.2024) 32,26 TL ile
güncellenmesinin gerektiğini, buna göre hesaplama yapıldığında davacının uhdesinde bulunan davalının
alacağı olan bedelin 129.441,16 TL olduğunu, davacının uhdesinde bulundurduğu 129.441,16 TL'den (fatura tarihi itibarıyla 4.012,00 USD'nin TL
karşılığı) fatura bedeli olan 111.000,00 TL düşüldüğünde ise davacının davalıdan herhangi bir alacağı
kalmayıp, aksine davalının 18.441,16 TL alacaklı konumda kaldığını, davalı tarafça gönderilen ihtarname
ile davacıdan olan davalının alacağının ödenmesinin talep edildiğini, davacının bu bedeli ödememek için
icra takibi başlattığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere
kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan
tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---. İcra Müdürlüğünün------Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış---.İcra Müdürlüğü'nün------Esas sayılı dosyası Uyap sureti, Ba/Bs formları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacı -----2022-2023-2024 yıllarına ait yasal ticari e-defterlerinin/envanter defterlerinin zamanında ve usulüne
uygun şekilde GİB onaylarının/noter tasdiklerinin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219
hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu, kayıtların birbirleriyle
ve tarafların sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu; takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere davacı
şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin kendi lehlerine delil niteliğine sahip olabileceği,
Tarafların ticari defterlerinin, sunulan belgelerin ve mail yazışmalarının incelenmesi neticesinde
davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 36.256,44 TL bakiye alacağının olduğu, bu
tutarın icra takibindeki toplam alacak ve işbu dava esas değeri ile aynı olduğu, " tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre
davacının, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği 17.05.2024
tarihli ----- nolu 111.000,00 TL tutarındaki fatura kaydının bulunduğu, bu faturanın iptal edilen ----- projesine ait değil, ----- su deposu işine dair olduğu, taraflar arasındaki mail yazışmalarında tarafların 36.256,44 TL borç-alacak üzerinde mutabık oldukları, davalı tarafından depo bedelinin yarısı olan 4.012,00 USD karşılığı olarak 74.743,56 TL’nin
-davacının defterlerinde ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt girilmemişse de- 21.10.2022 tarihinde davacıya ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, icra takip tarihi olan 02.07.2024 tarihi itibariyle davalı şirketten 36.256,44 TL alacaklı olduğu; davalının ticari defterlerine göre ise davalı şirketin davacı şirkete 21.10.2022 tarihinde yapmış
olduğu 74.743,56 TL tutarındaki ödeme kaydının, davacının düzenlediği 111.000,00 TL tutarındaki
fatura kaydının ve 62.380,98 TL tutarındaki davalı lehine kur farkı kaydının bulunduğu, kur farkı kaydının icra takip tarihinden sonra yapıldığı
tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen iade/ fiyat farkı faturası olmadığı, malların bedelinin ödendiğini ispat külfeti davalı borçluya geçtiği, sonrasında bu sözleşmeden vazgeçildiği, deponun teslim edilmediği hususunun davalı tarafça ispatlanmadığı, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, davalıdan 36.256,44 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 36.256,44 TL tutarlı alacağını talep edebileceği değerlendirilmiştir. Takibe itirazın asıl alacak yönünden iptaline, takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1-Davanın KABULÜ İLE;
a-Davalının ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 36.256,44 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına,
b-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 36.256,44 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gerekli 2.476,68 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 437,89 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.038,79-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 437,89 TL peşin harcın toplamı olan 865,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 6.600,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 36.256,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.