ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, ... plakalı ... aracın maliki olduğunu, söz konusu aracın ... Şti.’nin faaliyetleri kapsamında kullanıldığını, ... tarihinde 3 aracın karıştığı zincirleme kazada davacı aracının sol tarafının tamamı ağır hasar aldığını, kazanın meydana gelişinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un tam ve asli kusurlu, davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun kazanın meydana gelişinde kusursuz bulunduğunu, ... tarihinde meydana gelen kaza sonucu ... plakalı aracı değer kaybına uğrayan kusursuz araç maliki davacının, zararının karşılanması saikiyle ... tarihinde sigorta şirketine ... adresi üzerinden başvurulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme, zararı karşılamadığını, ... plakalı aracın sürücüsü ..., meydana gelen kazada %100 kusurlu olup; TBK madde 49 uyarınca kusuruyla müvekkile verdiği zararlardan sorumlu bulunduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün takip mesafesi kuralına aykırı hareket etmek suretiyle gerçekleştirdiği haksız fiil ile müvekkili şirketin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı ...’nun meydana gelen zararlar açısından, zarar gören üçüncü kişilere karşı kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, davacı aracında değer kaybı olduğunu, ... plakalı aracın değer kaybı tazminatı açısından ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, kusurlu araç sürücüsünün ve araç malikinin müteselsilen sorumlu bulunduğunu, bu nedenle işbu dava araç değer kaybı yönünden müteselsil sorumlular ... ... A.Ş., ... ve ... plakalı aracın maliki ...’na yöneltildiğini, davacı şirket, turizm sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup, aracın sürekli olarak fiilen kullanılmasının zorunlu bulunduğunu, davacı aracı bir aydan uzun süre serviste kaldığını, araçtan yoksun kalma tazminatı, meydana gelen trafik kazası sonucunda aracı hasara uğrayan kusursuz tarafın, aracından mahrum kaldığı süre boyunca bir araç kiraladığı varsayılarak kendisine ödenen maddi tazminat olduğunu, bu nedenle müvekkil tarafından karşılanan ikame araç bedelinin bu kapsamda tahsili gerektiğini, ayrıca, kazanç kaybı ya da araç mahrumiyeti talep edilirken belge gösterme zorunluluğu bulunmadığını, TTK madde 5/A uyarınca “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, haklı davanın kabulü ile Mahkemece hesaplatılacak değer kaybı tazminatının şimdilik ...-TL’nin, kaza tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile tüm davalılardan tahsiline, aracın onarımda kaldığı süre zarfında mahrum kalma tazminatının şimdilik ...-TL’nin işlemiş ticari faizi ile davalılardan ... ve ...’ndan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça mezkur hasara ilişkin olarak belirsiz alacak davası açılmasının hukuken mümkün bulunmadığını, Yasa maddesinden de anlaşılacağı üzere, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olduğunu, huzurdaki dava, davacıya ait araçta mezkur kaza sebebiyle oluşan değer kaybı zararı ile, aracın hasarlı halde iken kullanılamaması sebebiyle uğranılan zararların tazmini amacıyla ikame edildiğini, mevcut olayda davacı taraf, dilekçesinde de belirttiği üzere, aracın kullanılamadığı süre zarfında yapmış olduğu harcamaları/giderleri bilebilir halde olduğunu, bu nedenle hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ... no’lu ve ...-... vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı bulunduğu, kaza tarihi itibari ile poliçe limiti maddi hasarlarda araç başına ... TL; kaza başına ... TL ile sınırlı olduğunu, fakat hasar aşamasında müvekkili şirket tarafından davacıya aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak ... tarihinde ... ... A.Ş'ye rücuen ... TL ve ... tarihinde ... TL değer kaybı ödemesi yaptığını, böylece müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler tenzil edildiğinde araç başı poliçe bakiye limiti ve kaza başı bakiye poliçe limitinin tükendiğini, müvekkili sigorta şirketi, uhdesinde tanzim edilen ... no’lu trafik poliçesi kapsamında, poliçe limitinin tamamını tüketmek suretiyle yapmış olduğu ödeme ile, mezkur poliçe icabı üstlenmiş olduğu tüm sorumluluğu eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili şirket yapmış olduğu ödemeler neticesinde sorumlu olduğu teminat limitinin tamamını doldurmuş olup; başkaca sorumluluğu kalmadığından işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, müvekkili sigorta şirketi'nin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından, davacıya değer kaybı tazminatı ödenmiş olup; müvekkili şirketin karşı tarafa karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili şirkete yapılan maddi hasar başvurusu üzerine, ekspertiz incelemesi yapılmış olup; neticesinde tespit edilen değer kaybı bedeli davacı vekilin, işbu dava dosyası ikame edilmeden evvel ödendiğini, dolayısıyla kusur durumu ve sair hususlara ilişkin her türlü itiraz haklarımız saklı kalmak kaydı ile, gelinen aşamada, tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili şirketin, davacıya karşı herhangi bir bakiye borcu bulunmadığını, işbu başvuruya konu aracın daha evvel başka bir kazaya karışıp karışmadığı hususu değer kaybı tazminatı isteminde bulunulması noktasında önem arz ettiğini, değer kaybı, bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararı belirttiğini, halbuki davacı tarafından iddia edilen bu zarar henüz gerçekleşmediğini, somut olayda zarar unsuru gerçekleşmediğinden değer kaybı taleplerinin de reddi gerektiğini, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafça faiz talebine konu olan hasarın poliçe teminatı dışında olup; müvekkili şirketin talep edilen asıl alacağa yönelik herhangi bir sorumluluğu olmadığından, asıl alacağın fer'isi niteliğindeki faiz talebine ilişkin de sorumluluğu bulunmadığını, dolayısı ile davacı tarafça talep edilen faiz kalemine açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olduğunu, davacı taraf, ilgili aracın masrafının ne kadar olduğunun ne kadar tuttuğunun bilgisine haiz olduğunu, zira kendisi bunu öncelikle sigorta şirketinden talep ettiğini, bu nedenle bilinmediği veyahut bilinemeyeceği iddiası hukuka ve mantığa tamamı ile aykırı olup, mevcut olayda davacı taraf, dilekçesinde de belirttiği üzere, aracın kullanılamadığı süre zarfında yapmış olduğu harcamaları/giderleri bilebilir halde bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun vuku bulması için (kabul manasına gelmemek şartı ile) araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, bu nedenle dosya kapsamında kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, bu hususun hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak kesinlikte açıklığa kavuşturulmasını talep ettiğini, her ne kadar müvekkilinden müşterek müteselsilen değer kaybını talep etmiş olsa da; sigorta şirketi ödediğini açıkça beyan ettiğini, bu durumda, ödenen paranın tekrardan talebi, hiç ödenmemiş gibi izahı hukuka aykırı bulunduğunu, davanın doğrudan reddine, aksi halde, ödenen toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını, dava kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir husus da, aracın daha evvel başka bir kazaya karışmış olabileceği hususu olduğunu, şayet davacıya ait araç, daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, bu nedenle davacı aracın başvuru konusu kazadan önceki kaza kayıtlarının Sigorta Bilgi Merkezinden sorulması akabinde bilirkişi incelemesine sunulması gerektiğini, değer kaybı kanunen; bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararı belirtmektedir Aracın sunulmuş bir ilanı veya satacağını taahhüt eden hiçbir beyanı mevcut bulunmadığını, ayrıca davaya konu kaza haksız fiilden kaynaklanmakta olup, ticari niteliğe haiz bulunmadığını, bu nedenle somut olayda (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu beyanla, müvekkili aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava, davacının aracında meydana gelen değer kaybının ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ile, davacıya ait araçta ... tarihli trafik kazası sebebiyle değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini talep edilmiş, talep miktarı bedel artırım dilekçesi ile artırılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı vazedilmiştir. Somut olayda; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, davalı sürücünün şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine davalı ...'nın maliki olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlık, TBK'ya aykırı olmayan hükümlerine uygun şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.
Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın öncelikle belirlenmesi gerekli olup; sigorta şirketi, husule gelen zarardan, 2918 s. KTK'nın 93. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Somut olayda; kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS poliçe limiti "maddi araç başına" ...-TL olup, sigorta şirketi oluşan zarardan ancak bu miktara kadar sorumludur. ZMMS sigorta şirketi dava tarihinden önce hasar dosyası kapsamında ... TL ve ... TL ödeme yapıldığı, teminat limitinin tüketildiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketine yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
i-Değer kaybı zararı yönünden:
Trafik kazalarından kaynaklı araç değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, Yargıtay 4. HD.nin 25.03.2022 tarih ve 21252/5913 sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.Buradan hareketle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş, davacıya ait aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değeri ile kazadan sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki farkın, yani (...-TL - ...-TL)...-TL'nin, davacının gerçek zararı olduğunun tespiti karşısında davacının bu yöndeki talebinin arıtılan haliyle kısmen kabulü gerekmiştir.
ii-Araç Mahrumiyet Zararı (ikame araç bedeli) yönünden;
Davacının, aracından makul tamir süresi boyunca mahrum kaldığı ve en az araç kira parası kadar zarara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu yöndeki zararın da tazmin edilmesi gereklidir (Bkz: Yargıtay 17.HD.nin 08.12.2016 tarih ve 13531/11340 sk.). ZMMS Genel Şartlarına göre gerçek zarar kapsamında olmayan ve dolaylı zararlardan kabul edilen araç mahrumiyet zararının davalı sigorta şirketinden talep edilmesi mümkün değildir (Yargıtay 17. HD.nin 19.04.2018 tarih ve 5631/4390 sk.).Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda aracın makul tamir süresinin 15 gün olduğu belirtilmiş ve günlük kira parasının ...-TL olduğu ifade edilmiş olup, davacı araç mahrumiyet zararı ile ilgili olarak amortisman bedeli uygulanması halinde ... TL araç mahrumiyet bedeli tespit edilmiştir. Buna göre, davacının bu yöne ilişkin talebi davalı ... ve ... bakımından kabul edilmelidir.
Davalı ... ve ... kaza tarihinde (TBK m. 117) temerrüte düştüğü değerlendirilmiş, sigortalı ticari olduğu gözetilerek belirtilen tarihlerden itibaren avans faize hükmedilmiştir.
Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, değer kaybı bedeli ... TL ve araç mahrumiyet bedeli ... TL olmak üzere toplam ...-TL maddi tazminatın davalı ... ... ve ...'ndan kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Davalı ... ... A.Ş.'ye yönelik açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan (tamamlanarak alnan ile birlikte) ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ... ve ...' ndan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...' ndan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ret edilen miktar üzerinden ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince değer kaybı tazminat talebi üzerinden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacının yapmış olduğu tebligat, müzekkere ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı gözetilerek ... TL'sinin davalılar ... ... ve ...' ndan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul oranı üzerinden hesaplanan ... TL'nin davalılar ... ... ve ...'ndan, ret oranınca hesaplanan ... TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Davacı tarafından dava açılırken yapılan başvuru, peşin harç toplamı olan ... TL ilk dava masrafı ile tamamlanarak alınan ... TL harç toplamı olan ... TL'nin davalılar ... ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026