Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talepli dosyada ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu ... ve ... tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen 12.02.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... Limited Şirketi arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmesine müsteniden borçluya kredi kullandırıldığını, sözleşmeye taraflar olarak imza attıklarını, borçlu ... ve ...'ün ilgili sözleşmeye kefil olarak imzaladığını, borçlu borcunu zamanında ödemediği için kredi hesabı katedilerek tüm borcun muaccel hale getirildiğini, buna ilişkin olarak borçlulara ihtarname keşide edildiğini, bu borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara .... Noterliğinin 09.09.2025 tarihli, ... yevmiye numaralı ve 31.07.2025 tarihli 48234 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile nakit 3.579.986,52 TL, gayrinakit 290.950 TL tutarlı kredi ödemesinin iadesi hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak söz konusu ihtarlara rağmen borcun ödenmediğini, borçluya ihtarlar gönderildiğini, borçluya gönderilen ihtardaki tutarlar üzerinden borçlunun temerrüde düşürüldüğünü, ihtarın tebliği şerhinin sunulduğunu, ancak söz konusu ihtarlara rağmen borcun ödenmediğin borçluların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunun duyulduğunu müvekkili banka tarafından kullandırılan kredilerin tahsilini temin amacıyla yapılan ihtiyati haciz ve tedbir başvurularında teminat şartı aranmayacağı hükmü bulunduğundan borçlular hakkında teminat şartı aranmaksızın ihtiyaten haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla borçlular hakkında nakit 3.579.986,52 TL, gayrinakit 290.950 TL kredi için müvekkili banka alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrımenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczi ile muhafaza altına alınmasına teminatsız olarak karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 09.02.2026 tarihli değişik iş kararında; "...Yapılan inceleme sonunda, talebin İİK 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebi olduğu; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve kuvvetle muhtemel olması ve rehinli temin edilmemiş olması yeterlidir. Kredi sözleşmesinde taraflar arasında ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı yazılıdır. Bu delil sözleşmesi niteliğinde olup kefilleri de bağlayıcıdır. Mahkememize sunulan banka kayıtlarına göre, taraflar arasında 1 adet kredi sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin 04/07/2024 tarihli olduğu, iş bu sözleşmeyi borçlu sıfatı ile ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin, ... ve ...'ün ise kefil olarak imzaladıkları, kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin her bir kefil yönünden ayrı ayrı 10.000.000,00 TL olduğu; Oluşan duruma nazaran, Sunulan banka kayıtlarına göre kredi taksitlerinin ödenmediği, bu nedenle hesabın kat edilerek kalan tüm taksitlerin muaccel hale geldiği ve ihtiyati haciz için istenilen kuvvetle muhtemel ve muaccel alacak şartlarının gerçekleştiği nazara alınarak; Nakdi kredi yönünden talebin kabulüne karar verilmiş, Ancak, gayrinakit alacak yönünden ihtiyati haciz istenebilmesi için borçluya verilen çekler hakkında dava / talep dilekçesinde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı ve verilen çeklerin ibraz edilip bankanın temin ettiği miktarların ödenmiş bulunmasının gerekli olduğu, buna ilişkin bir belge sunulmadığı, bu kalem yönünden alacağın muaccel olup olmadığının belli olmadığı sebebiyle sadece nakit alacaklar yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir.
Banka TEMİNATSIZ olarak İhtiyati Haciz istemiş olup 5230 sayılı yasanın 11.maddesinde ''4603 sayılı kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı Harçlar Kanunu 2,23 ve 29. Maddeleri gereğince 2548 sayılı Ceza evleriyle Mahkeme Binaları İnşası karşılığı olarak alınacak harçlar ve mahkumlara ödenecek yiyecek bedelleri hakkındaki kanunun 1.maddesi hükümleri uygulanmaz, İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartılması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı aranmaz'' hükmü gereğince 4603 sayılı kanuna tabi Halkbankası, Ziraat Bankası ve Vakıflar Bankasının ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerde harçtan muaf olduğu gözetilmek suretiyle iş bu dosyada da Teminat aranmaksızın hüküm oluşturulmuştur. " gerekçesiyle, İİK'nın 257 ve devam eden maddeleri gereğince talebin teminatsız kısmen kabulü ile talep edenin iddia ettiği 3.579.986,52 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçlular, ... Limited Şirketi'nin, ...'ün ve ...'ün taşınır mallarının, taşınmaz mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczine, fazlaya dair gayrinakdi talebinin reddine karar vermiştir.
Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...ve ... tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde ayrı ayrı itiraz edilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ..., itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, ikametgahının Lülburgaz olması sebebiyle bura mahkemelerinin yetkili olduğunu, kefaletin geçersiz olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden banka lehine verilen ipotek varken ipoteğin paraya çevrilmesi ile takip başlatmak yerine hukuka aykırı olarak ilamsız takip başlatılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, mükerrer başlatılan takibin geçersiz olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ..., itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, ikametgahının Lülburgaz olması sebebiyle bura mahkemelerinin yetkili olduğunu, kefaletin geçersiz olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden banka lehine verilen ipotek varken ipoteğin paraya çevrilmesi ile takip başlatmak yerine hukuka aykırı olarak ilamsız takip başlatılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, mükerrer başlatılan takibin geçersiz olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 12.02.2026 tarihli ek kararında; "...İhtiyati hacze itiraz zorunlu olarak duruşmalı ele alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu’nun 265/1. hükmüne göre, “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu hüküm uyarınca ihtiyati hacze itiraz nedenleri, ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlandırılmış olup, bunların dışındaki hususlardan dolayı ihtiyati hacze itiraz edilemez. İhtiyati haciz talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak düzenlenen Kredi Sözleşmelerinin delil olarak ibraz edildiği, sözleşme unsurlarının havi olduğu, ibraz edilen belgelerin İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğinde olduğu, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu kredi sözleşmeleri ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, ileri sürülen itiraz nedenlerinin İİK 265. Maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmaması, ihtiyati hacze itirazda esas yargılama konusunu oluşturacak itirazların değerlendirilemeyeceği, iş bu itirazların yargılamayı gerektirdiği, dikkate alındığında itirazların reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ...ve ... tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yetki itirazının reddinin hukuka aykırı olduğunu, Banka ile imzalanan kredi sözleşmesindeki kefalet işlemlerinin, kanunun emredici şekil şartlarına aykırı olarak gerçekleştirildiğini, geçersiz bir kefalete dayanıldığını, alacaklı banka lehine tesis edilmiş ipotek bulunduğunu, önce rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, teminatı bulunan bir alacak için mükerrer hak arama mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan belgeler ve yetki durumu, ihtiyati haczin temel şartlarının oluşmadığını açıkça gösterdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İhtiyati hacze itiraz eden ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yetki itirazının reddinin hukuka aykırı olduğunu, Banka ile imzalanan kredi sözleşmesindeki kefalet işlemlerinin, kanunun emredici şekil şartlarına aykırı olarak gerçekleştirildiğini, geçersiz bir kefalete dayanıldığını, alacaklı banka lehine tesis edilmiş ipotek bulunduğunu, önce rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, teminatı bulunan bir alacak için mükerrer hak arama mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan belgeler ve yetki durumu, ihtiyati haczin temel şartlarının oluşmadığını açıkça gösterdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu ... ve borçlu ... tarafından ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular ... ve borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu ... ve borçlu ... tarafından, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre, alacaklı banka ile borçlu .... Şti.arasında düzenlenen 07.04.2024 tarihli ve 10.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, istinaf eden diğer borçluların da aynı tarihte, aynı limit dahilinde alacaklı banka tarafından asıl borçluya kullandırılan ve kullandırılacak kredilerden dolayı müteselsilen kefil oldukları, sözleşme uyarınca kredi borcunun ödenmemesi üzerine, alacaklı Banka tarafından ....Noterliğinin 09.09.2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile hesabın kat edilerek, kredi borcunun ödenmesinin istendiği görülmektedir.İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir. Somut olayda TBK'nın 586/1.maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçlu gerçek kişilere alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefille müracaat koşulu da gerçekleşmiştir. İstinafa gelen müteselsil kefil borçluların dava konusu kredi sözleşmesi kapsamında, kendi kefalet sorumluluklarını temin eder şekilde verilmiş herhangi bir ipoteğe ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı, borçlu gerçek kişiler tarafından bu yönde bir kanıt sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, borçlu gerçek kişilerin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İhtiyati hacizde yetkili mahkeme İİK'nın 50.maddesi gereğince HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri gereğince belirlenir. Alacaklı ile asıl borçlu arasında düzenlenen 04.07.2024 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5.2.maddesinde, sözleşmeden doğacak uyuşmazlık halinde müşteri ve kefilin krediyi kullandıran Banka şubesinin veya Banka genel müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisini kabul ettiği ev bu yer mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlendiğinden yetki şartının borca itiraz eden müteselsil kefil yönünden de geçerli olduğu, bu sebeple yetkiye ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz nedeniyle İİK'nın 265.maddesinde sınırlı şekilde sayılmış olup buna göre, yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilen teminata, mahkemenin yetkisine ve ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edebileceği, mahkemece ihtiyati haczin borçlunun kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle verildiği, kefilin sorumluluğunun bulunup bulunmadığını, ihtiyati hacze itirazda değerlendirilebilecek itiraz nedenleri arasında bulunmadığı, borcun esasına ilişkin açılacak menfi tespit davası veya itirazın iptali davasının konusu olduğu anlaşıldığından itiraz eden borçluların bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 12.02.2026 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ...ve ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, itiraz eden borçlular ...ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular ...ve ... tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular ...ve ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.04.2026