İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taşıma hizmeti verildiğini, bu taşıma sürecinde davalının kusurlu davranışları nedeniyle bekleme ücretinin oluştuğunu, fatura düzenlendiğini, ancak davalı yanın borcunu haksız olarak ödemediğini, ----- Müd. ------ sayılı dosyası kapsamında davalı şirketten alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve dava sürecinin başlamış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin ------ taşıması için anlaştığını, ancak davalı şirketin anlaşmaya uygun davranmadığını ve müvekkili şirketin 2.500 Euro tutarında oluşan bekleme ücretini davalı şirkete fatura ettiğini, taşıyıcının kendi risk alanında meydana gelmeyen beklemeler için bekleme ücreti talebine hakkı bulunduğunu, davalının bekleme ücretinden sorumlu olduğunu; müvekkilinin sektör teamüllerine göre daha az bekleme ücreti talep ettiğini, davalının yanın basiretli bir tacir davranışı sergilemediğini ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını, davalı yanın dosyaya sunulan yazışmalardan anlaşılacağı üzere beklemenin kendi kusurundan ileri geldiğini kabul ettiğini, ileri sürerek davanın kabulüne, ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde Arabuluculuk sürecinin yetkisiz büroda başlatıldığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin ------ taşıması için anlaştığını, ancak müvekkili şirketin kusuru olmaksızın gümrük işlemlerinde çıkan sorunlar nedeniyle müvekkili 2.500 Euro bekleme ücreti faturası düzenlendiğini, müvekkilinin yurtdışı bekleme ücretinin tarafına yüklemeyeceği gerekçesiyle ve haklı olarak takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin yurtdışı beklemeye sebebiyet vermediğini ve bu nedenle davacının dava konusu beklemelerden sorumlu olduğunu, ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere bekleme ücretine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava konusu taşıma işlemi sebebiyle emtianın teslimi için gümrükte beklenen süre ve gecikme sebebiyle oluşan bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu emtianın ---- nakliyesi ve taşıması için anlaşma sağlandığını, davalının kusurlu eylemleri sebebiyle aracın teslim için gümrükte beklemek zorunda kaldığını, davalıdan alınan talimat doğrultusunda teslim için gereken işlemlerin tamamlanması için aracın bekletildiğini, bu sebeple araç bekleme ve liman masraflarının oluştuğunu, oluşan bedele ilişkin fatura kesildiğini, anılan faturanın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- İcra Müdürlüğü’nün
----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- ve ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 10.09.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 10.09.2025 tarihli raporunda özetle, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın “taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davalı tarafından dava konusu taşına işinin kusurlu bir şekilde yerine getirilip getirilmediği, davacının bekleme ücreti talebinin yerinde olup olmadığı, davacının dosyaya konu bekleme ücretine ilişkin faturalar sebebiyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti ile şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti” noktalarında toplandığı; Davacı ---- ile davalı ---- şirketi arasında akdi taşıyıcı -alt/fiili taşıyıcı anlamında bir ticari ilişki bulunduğu; Davacı taşıyıcı ----- şirketinin ithalat ülkesi ---- gümrüğünde ortaya çıkan sorundan dolayı gümrük işlemlerinin yapılamaması nedeniyle ortaya çıkan taşıma engeli nedeniyle davalı üst taşıyıcıdan aldığı talimat gereği sorun çözülünceye kadar beklemiş olmasından dolayı, bu sorunun kendi risk alanından doğmaması şartıyla, bekleme ücreti talep edebileceğinin değerlendirildiği (CMR m14/1, 16/1; TTK m.869/1 ve 868/1-c.3-4); Taşıyıcının sadece kendi risk alanından çıkan beklemeler nedeniyle bekleme ücreti talep edemeyeceği (CMR m14/1, 16/1; TTK m.863,869/1, 868/1-c.3-4,1171), davacının fiili taşıyıcı olması ve kural olarak ihracat ve ithalat gümrük işlemlerinden sorumlu olmaması, davalının müşterisi gönderen ----, emtianın ithalat işlemlerine ilişkin belgeleri, ---- aktif olan firma yerine, aktif olmayan firmaya düzenlemesinden kaynaklanan ve taşıyıcının risk alanında olmayan bir bekleme oluştuğunun anlaşılması; davalı şirketten ----- tarafından davacı şirketten ------’a gönderilen 01.03.2024 tarihli mailde 2.500 Euro bekleme ve liman masrafları için müşteriden onay aldıklarını beyan etmesi ile taraflar arasında bekleme ücretinin davalı yanca ödenmesi ve emtianın alıcısına/gönderilene, bekleme ücreti talebi ve hapis hakkı kullanılmaksızın, sorunsuz olarak teslim edilmesi hususunda irade mutabakatının oluşması nedeniyle söz konusu bedelden davalı şirketin sorumlu olduğunun değerlendirildiği; Taraflar arasında mutabakata istinaden, bekleme ücretinin miktarı ve hesabı konusunda da ihtilaf olmadığının değerlendirildiği, Davacı lehine takdir olacak bekleme ücreti alacağı üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuna (4-a) göre belirlenecek oran üzerinden faiz işletilmesi talebinin yerinde olabileceğinin değerlendirildiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşımanın Türkiye'den yurt dışına olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının fiili-alt taşıyıcı, davalının akdi-üst taşıyıcı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacı tarafça taşınan emtianın davacıya ait olmayan sebeplerden kaynaklı olarak (alıcının ------ gümrük giriş kaydı-KDV ve sair gümrük vergileri bakımından CIF kıymete eklenen vergiler) numarasının aktif olmaması nedeniyle ithalat gümrükleme işlemini yapılamadığı, bu durumun da sebebinin “Acentenin alıcı ile görüşmesine istinaden; problemin asıl kaynağı, göndericinin evrakların tümünü hatalı firma üzerinden hazırlaması. Bu nedenle de, alıcı o firma üzerinden gümrük yapılabilsin diye, pasifte olan firmayı aktifleştirme konusunda günlerdir uğraşmaktadır) geç teslim edildiği, bu sebeple bekleme ücretinin oluştuğu, CMR md. 14/1 ve aynı kanunun 16/1 maddeleri gereğince davalının bu bedelden sorumlu olduğu, davacının asıl alacak ve faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davalının ----- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.------Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay ------. HD. 12.10.2020 tarih ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ---- İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 6.441,97 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.229,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.212,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.229,48 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 6.606,00 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.308,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.