TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

TALEP DİLEKÇESİ: Tespit ve ihtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; öncelikle, karşı tarafın delilleri yok etme tehlikesi karşısında; karşı tarafa ait, tespit konusu, ihlal yaratan ürünün pazarlama ve satışının yapıldığı ... isimli web sitesi ... isimli web sitesi ... isimli Facebook hesabı vd. web siteleri, sosyal medya hesapları, online satış platformları üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmaksızın bilgisayar uzmanı bilirkişi incelemesi marifetiyle delil tespiti yapılmasını, arşiv kayıtlarıyla ve URL adresleriyle birlikte tüm içeriğin ve anılan web sitesi, instagram vd. sosyal medya hesapları ile online satış platformlarındaki mağazaların sahiplerinin tespit edilmesini, Tespit edilecek URL adreslerinde yer alan “...” kullanımlarının davacıya ait ... no.lu “... ...” markasının iltibas yaratacak derecede benzeri olup olmadığının, davacıya ait marka aleyhine iltibas tehlikesi / riski yaratıp yaratmadığının tespit edilmesini, aynı ürün çeşidi, ... ürününün aynı marka altında pazarlama ve satışı yapılmakla; tespit edilecek URL adreslerinde yer alan “...” ürününün davacının “...” ürünü aleyhine tüketiciler nezdinde iltibasla haksız rekabet yaratıp yaratmadığının tespit edilmesini, davacının uğramış olduğu zararın belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü karşı taraf tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini, marka ile iltibasla tecavüz ve haksız rekabet çok açık olduğunun halihazırda süren haksız eylemler nedeniyle müvekkilimizin ciddi boyutlara varan mağduriyetinin önlenmesi bakımından taleplerinin kabulü ile; ... isimli web sitelerindeki, ... isimli Facebook hesabındaki ve tespit edilecek diğer gerek web sitelerindeki gerek sosyal medya hesapları ve online satış platformlarındaki karşı tarafa ait tespit konusu ürünün yer aldığı linklere (URL adreslerine) erişimin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi 2025/227 D.İş esas, 07/01/2026 tarihli kararı ile; " Yeni bir rapor ve ek rapor alınması yönündeki istemlerin REDDİNE, taleplerin yargılama gerektirmesi sebebi ile esasa dair açılacak mahkemede rapora itirazların değerlendirilmesine, ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar vermiştir.

İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tespit dosyasında tespit konusu URL adresleri üzerinde 6100 s. HMK 389,6769 s. SMK 159,6102 s. TTK 61 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşullarının mevcut olduğunu, müvekkilinin karşı tarafın mütecaviz fiilleri nedeniyle halihazırda büyük zarara uğradığını ve tespit konusu ürünlerin pazarlama ve satışı engellenmezse uğrayacağı zarar telafi edilemez boyutlara varacağını, müvekkili için yaklaşık ispat koşulu oluştuğunu, ve tedbir kararı verilmesi yönünde emsal kararlar mevcut olduğunu, mahkemece esas yargılama gerektirir denilerek neredeyse tam

ispatın varlığı aranarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu ürünler üzerindeki marka kullanımları müvekkilinin tescilli markasının benzeri / ürün üzerindeki kullanımının aynısı olduğunu, tüketiciler nezdinde müvekkilinin markası/ürünü aleyhine iltibasa sebebiyet vereceğini, marka uzmanı bilirkişi tarafından da iltibas yaratacak derecede benzerlik/haksız rekabet objektif verilere dayalı, karşılaştırmalı değerlendirme/inceleme ile isabetli şekilde tespit edildiğini, karşı tarafa ait dava konusu ürünler üzerindeki “...” kullanımları, müvekkilinin “... ...” marka tescili altında yıllardır üreterek, dünya çapında tüketicilere sunduğu “...” jean ürünü aleyhine iltibasla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini “...” markası çatı markası olduğunu, müvekkilinin marka tescilinde çatı markası yanında yer alan “...” ibaresi ile karşı taraf kullanımlarında bağımsız ayırt edici unsur “...” ibaresi birebir aynı olmakla, müvekkilinin tescilli markası aleyhine iltibasla marka hakkına tecavüzün varlığının kabulü gerektiğini, “...” kelimesinin 25. sınıftaki ... pantolon ürünü için ayırt edici olduğunu, bilirkişi heyetinden anılan tespit v değerlendirmeleri karşısında, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararı hatalı olduğunu, müvekkilinin kot pantolon ürünleri tüm tüketici kesimleri nezdinde yüksek bilinirliğe / itibara / kalite garanti fonksiyonuna sahip olduğunu, tedbir red kararının kötüniyetli karşı taraf için ödül niteliğinde olduğunu, karşı taraf müvekkilinin markasının ününden ve itibarından kötü niyetli olarakyararlanmaya çalıştığını, karşı taraf basiretli tacir gibi davranmadığını belirterek mahkemenin tedbir red kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile ... / ... isimli web sitelerindeki, ... isimli Facebook hesabındaki ve tespit edilen diğer gerek web sitelerindeki gerek sosyal medya hesapları ve online satış platformlarındaki karşı tarafa ait tespit konusu ürünün yer aldığı linklere (URL adreslerine) erişimin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için karşı tarafın kullanımının, talep edenin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda değişik iş dosyası kapsamında delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkemece delil tespiti talebinin kabulü neticesinde bilirkişi heyetinin görevlendirildiği ve yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; talep edenin ''...'', ''... ...'' markalarına dayandığı, bilirkişi raporundaki tespitlerde aleyhine tedbir istenilen karşı tarafın ''...'' ibareli kullanımlarında ''...'' ibaresine rastlanılmadığı gibi ... ibaresinin de yer aldığının görüldüğü, işbu ibareye ilişkin olarak da aynı mahkemenin 2025/205 esas sayılı dosyası ile tedbir talep eden aleyhine dava ikame ettiği ve derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu hâli ile değişik iş dosyası kapsamında talep edilen ihtiyati tedbir istemi yönünden mevcut delil durumu itibari ile yaklaşık ispata elverişli delillerin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 07/01/2026 tarih ve 2025/227 E., 2025/228 K. sayılı kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Tedbir talep tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026