İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili şirket arasında 04.08.2023 tarihinde 5 yıllık bir franchising sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalılar tarafından müvekkili şirkete hem ... markasının kullanılması hakkı verilmiş hem de müvekkili şirketin tüm müşterilerine bizzat davalılar tarafından saç makyaj işlemlerinin yapılması ve saç makyaj üzerine workshop hizmetleri sunulmasını taahhüt ettiğini, franchising sözleşmesinin 7.7. ve 10.6 maddeleri incelendiğinde davalıların hem 5 randevu alan tüm müşterilerin bizzat makyaj hizmeti vereceklerini hem de 5 yıl boyunca müvekkiline ait işyeri haricinde başkaca hiçbir yerde makyaj hizmetinin kesinlikle verilmeyeceğini, sözleşmenin “ücretler ve ödeme” başlıklı 5. Maddesinde yer alan tabloda sözleşme gereği saç ve makyaj işlemlerinden elde edilecek gelirin sözleşme tarafları arasında hangi oranlarda paylaştırılacağının açıkça belirtildiğini, 12.10.2023 tarihinden 01.04.2024 tarihine kadar müvekkili şirketten sözleşme gereği ileride gerçekleştirileceğini vaad ettikleri saç makyaj hizmetleri için toplamda 787.020,00 TL avans talep ettiklerini, müvekkili şirket ortağı ... tarafından davalı ...’a ait ... Bankasında bulunan banka hesabına 32 ayrı EFT ile gerçekleştirildiğini, işbu ödemelerin davalı şirket ile imzalanmış olan 5 yıllık franchising sözleşmesinin oluşturduğu güven ortamı neticesinde yapıldığını, davalıların müvekkili şirketten talep ve tahsil ettikleri avanslara karşılık olan hizmetleri ifa etmedikleri gibi, 5 yıllık franchise sözleşmesini henüz 6. ayında haksız ve hukuka aykırı şeklide tek taraflı feshettiklerini Beyoğlu... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirdiklerini, ayrıca uhdelerinde kalan avans ödemelerini iade etmedikleri gibi 787.020 TL’ye ilişkin olarak fatura düzenlemediklerini, davalıların ifa etmedikleri hizmetlerden ötürü müvekkilinden almış oldukları avans ödemelerini faiziyle birlikte iade etmeleri gerektiğini, davalıların ödeme yapmamaları üzerine müvekkilinin alacağının tahsili için davalıların aleyhine İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü’nün ... dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını davalıların haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalıların kötü niyetli olarak takibi durduklarını beyan ederek, davalının sosyal medya fenomeni olup reklam tanıtım sponsorluk anlaşmaları yaparak temelli Amerika Birleşik Devletlerine taşınması söz konusu olduğunu ve mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu bu sebeple davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallara ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiğini beyan ederek, davanın kabulüne, davalıların icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 04.08.2023 tarihinde ... sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusu belirleyen “3. Madde ile “makyaj, saç işlemlerinin yapılması eğitimlerin verilmesi ve kozmetik ürünler satışı icra eden/edecek ... ve ... markasının ve sisteminin burada yazılı koşul ve sınırlar içinde yine bila bedel/bedelsiz olarak, ... alan tarafından kullanılması tahtında tarafların karşılıklı hak ve borçlarının belirlenmesidir. Bu sözleşme yasal ve finansal açıdan ayrı ve bağımsız kuruluşlar olan franchise verenler ve franchise alanın ilgili franchise verilmesi işi kapsamında aralarında kurdukları yakın ve sürekli iş birliğini düzenler” konusunda mutabık kalındığı, sözleşmenin devem eden 5. Maddesinde yer alan tablo -1 ile franchise veren sıfatı ile sözleşmeye taraf olan müvekkiline “genel cironun %3’ü bizzat ... şubede gerçekleştirilen makyaj ve saç işlemleri bedelinin %60’ı bizzat gerçekleştirilen tüm şehir dışı makyaj ve saç işlemlerinin %60’ı bizzat... şubede düzenlenecek/verilecek eğitim bedellerinin %50’si... şube üzerinden, ... verelerce yapılmak üzere randevusu alınan ve organize edilen tüm şehir içi ve şehir dışı eğitim bedellerinin %50’si” ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı şirketin 04.08.2023 tarihinde ... Sözleşmesine aykırı hareket etmesi marka değerini ve ticari itibarı zedeleyici tutum ve davranışlara son verilmesi talebiyle Beyoğlu ... Noterliği ... yevmiye numaralı 02.04.2024 tarihli ihtarname gönderildiğini, akabinde davacının sözleşmeye aykırı hareketlerine ısrarlı şekilde devam etmesi ve aradaki ilişkinin çekilmez hale gelmesi nedeniyle Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 16.04.2024 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı dava dilekçesinde ... isimli şahsın müvekkiline yapıldığını iddia etmiş ise de ... isimli şahsın tüzel kişiliğe haiz olmadığını, ayrıca davacı şirketin alacağını temlik aldığına dair bir belge bulunmadığını, müvekkilinin akdedilen sözleşme gereği tüm edinimlerini yerine getirdiğini, dosyaya sunulan randevu görüntüleri ve davacı şirketten randevu sistemi sahibi şirketten celp edilecek randevu detaylarının celp edilmesi halinde müvekkilinin hak edişlerinin fazlasını almadığını beyan ederek, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 2024/565 esas, 2025/945 karar sayılı, 04/12/2025 tarihli kararı ile;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali talepli olduğu, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olduğu, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde dava değeri ve takip çıkış miktarı olan 889.468,85 TL'nin davacı şirketin ortağı ve müşterek yetkilisi olan ... tarafından davalı ...'a açıklamasız olarak yapmış olduğu ödeme dekontlarının toplamından oluştuğu, davacının ve takipte alacaklının limited şirket olan tüzel kişi olduğu, takip dayanağı dekontlarda ise davacı şirketin ortağı dava dışı ...'nın avans olduğu iddia edilen bedelleri gönderdiği, dekontlarda gönderim sebebine dair herhangi bir açıklama bulunmadığı, her ne kadar gönderen gerçek kişi davacı şirketin ortağı ise de bu hususun davacı tüzel kişi ile ortağı olan gerçek kişinin ayrı bir hükmi ve gerçek kişiliğe sahip olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, sıfatın dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade ettiği, taraf ehliyetinin dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi,davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu halde; taraf sıfatının dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkin olduğu, sübjektif bir hakkı dava etme yetkisinin de davacı sıfatı-dava hakkının o hakkın sahibine ait olduğu (somut durumda ...) bunun da usul hukukunda aktif husumet olarak adlandırıldığı, taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup yargılamanın nihayetlendirilmesine kadar bulunması gerektiği, oysa somut dosya kapsamında yukarıda açıklandığı üzere aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE" karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin taraflar arasındaki organik ticari ilişkiyi, davalıların WhatsApp üzerinden para taleplerini ve şirket defterlerindeki resmi kayıtları görmezden gelerek davalıya yapılan avans ödemelerinin müvekkili şirket ortağı tarafından yapılmış olmasını "aktif husumet yokluğu" olarak yanlış nitelendirdiğini, karar tacirler arasındaki "temsil" ve "şirket namına hareket" ilkelerini yok sayan, maddi gerçekle bağdaşmayan, sadece şekli bir banka dekontuna hapsolmuş hatalı bir hukuki nitelendirme olduğunu, şirket ortağının şirket adına yaptığı ifa, doğrudan şirketi bağlayacağını, mahkeme ödemeyi yapan ...’nın şirketin kurucusu ve imza yetkilisi olduğunu, yeni kurulan şirketin yatırım maliyetleri nedeniyle bu ödemenin ortağın cebinden "şirket adına" yapıldığını göz ardı ettiğini, mahkeme ödemeyi yapan ...’nın müvekkili şirketin münferit imza yetkilisi ve ortağı olduğunu irdelemediğini, davanın husumet nedeniyle reddi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ortağı ve imza yetkilisi, şirket nam ve hesabına davalı tarafa ödeme yaptığını, bu durum şirket ticari kayıtlarıyla sabit olduğunu, sunulan Whatsapp yazışmalarında, davalı taraf, şirket ortağından 3 Şubat 2024 tarihinde haksız fesihten yaklaşık olarak 2 ay önce, 20.000 TL daha avans istediğini, davalının ısrarlı yazılı ve sözlü taleplerine karşılık avans ödemeleri yapıldığını, ...'nın davalılar ile franchise konusu haricinde hiçbir irtibatı ve sosyal ilişkisi mevcut olmadığını, itiraza konu bilirkişi raporunda, davalı tarafça avans talep edilen bu Whatsapp mesajları irdelenmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan yazışmaların da dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafın dava konusu avans ödemelerinin salt şirket hesabından yapılmadığı gerekçesiyle yok sayılarak, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararı neticesinde davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, ileride telafisi güç zararların doğmaması adına, mezkur ilamın icrasının durdurulması için tehiri icara talebinde bulunduklarını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkeme dosya kapsamındaki banka dekontları, ticari defterler bilirkişi raporu ve yazılı delilleri birlikte değerlendirerek, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını açık ve gerekçeli biçimde tespit edildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı kendi kusuruyla açtığı dava nedeniyle vekalet ücretine mahkum edildiğini, tehiri icra koşullarının oluşmadığını, davacının istinaf dilekçesi, yeni bir delil veya hukuki dayanak içermediğini belirterek davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 67. maddesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, davacı şirket vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; taraflar arasında imzalanan 04.08.2023 tarihli franchise sözleşmesinin davalılar tarafından Beyoğlu ...Noterliğinin 16.04.2024 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile feshedildiği, davacı şirket tarafından, ortağı ve yetkilisi dava dışı ... tarafından, davalı ...’a gönderilen 32 adet toplam 784.020 TL tutarlı avans ödemelerinin tahsili için İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin başlatıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesine başvurulduğu, davalı tarafa ödenen 784.020 TL'nin “avans ödemesi” olarak davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece davacının ve takip alacaklısının limited şirket olan tüzel kişi olduğu, takip dayanağı dekontlarda davacı şirketin ortağı dava dışı ...'nın yer aldığı, dekontlarda gönderim sebebine dair herhangi bir açıklama bulunmadığı, her ne kadar gönderen gerçek kişi davacı şirketin ortağı ise de bu hususun davacı tüzel kişi ile ortağı olan gerçek kişinin ayrı bir hükmi ve gerçek kişiliğe sahip olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği gerekçesi ile aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Bununla birlikte dosya kapsamında, ödemeyi yapan davacı şirketin ortak ve yetkilisi ile davalılar arasında başkaca herhangi bir hukuki ilişkinin bulunduğu iddia edilmediği gibi dava konusu ödemelerin avans hesabı ile davacı şirket ticari kayıtlarına alındığı, böylece şirket ortağı/ yetkilisi tarafından yapılan ödemenin davacı şirketi temsilen yapıldığı sonucuna varılması gerekirken sözleşmenin tarafı olan davacı şirketin aktif husumet ehliyetini hâiz olduğu gözden kaçırılarak yanılgılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a- 4,6. maddeleri gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinin esastan inceleme yaparak neticesine göre karar vermek üzere dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/12/2025 tarih, 2024/565 E. 2025/945 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4,6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026