İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "ARABULUCULUK AŞAMASI TAMAMLANMIŞTIR: Müvekkilimiz tacir olup, ticari işletmesine kayıtlı aracıyla karıştığı trafik kazası neticesinde uğradığı zarar, karşı tarafın sigortası tarafından tam olarak karşılanmamıştır. Sigortanın ödemediği bedelin tazmini amacıyla karşı tarafa yönelik olarak icra takibi başlatılmış; uyuşmazlık, ticari nitelik taşıması sebebiyle zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya taşınmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince Ticari alacaktan kaynaklanan anlaşmazlığa ilişkin arabuluculuk sürecinde; ---- numaralı arabulucu --- tarafından yürütülen ---- sayılı arabuluculuk dosyasında yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşmaya varılamamış, süreç EK'te tarafınıza sunulan ----- tarihinde düzenlenen anlaşamama son tutanağı ile sona erdirilmiştir.

TAKİP TALEBİNİN DEVAMI GEREKMEKTEDİR: Davacı müvekkil şirket tarafından başlatılan icra takibi, ----- tarihinde yapılan kaza neticesinde tarafımıza ödenmeyen limit dışı kalan bakiye bedel ve işlemiş yasal faizinden kaynaklanmaktadır. Müvekkil şirkete ait, ticari işlerinde kullanılan aracın --- tarihinde karıştığı kaza neticesinde bilirkişi raporu düzenlenmiş olup, söz konusu raporda aracın ----değer kaybına uğradığı tespit edilmiştir. Bu zarar kapsamında, poliçe teminat limiti dışında kalan kısmın tahsili amacıyla; 6.377,94 TL değer kaybı, 2.103,15 TL faiz olmak üzere, toplam 8.481,09 TL alacak için -----sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. İcra dosyasında müvekkilin haklılığını ortaya koyan kaza tutanağı, eksper raporu ve sair tüm teknik raporlar eksiksiz şekilde sunulmuştur.

TAKİP BORÇLUSUNUN POLİ.E TEMİNAT LİMİTİ DIŞINDA KALAN BEDELDEN SORUMLULUĞU DEVAM ETMEKTEDİR: ----- tarihinde meydana gelen kaza neticesinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, ---- plakalı, sigortalısı -------- marka aracı %100 kusurlu bulunmuştur. Müvekkil şirket aracında oluşan zarara ilişkin olarak alınan eksper raporunda reel değer kaybı 81.250,00 TL (Seksenbirbinikiyüzellilira) olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuyla da doğrulanan bu tutar, kaza tarihi itibarıyla geçerli 120.000,00 TL poliçe teminat limiti kapsamında değerlendirilmiş; sigorta şirketi tarafından ödenen 45.127,94 TL hasar rücu ödemesi sonrası poliçe teminat limiti kapsamında kalan bakiye 74.872,06 TL tarafımıza ödenmiştir.

TAKİP BORÇLUSU KÖTÜNİYETLİ OLUP İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİ GEREKMEKTEDİR: Genel hukuk kuralları gereği, sigorta teminatı dışında kalan bu kısım bakımından zarar verenin, yani takip borçlusu------ şahsen sorumluluğu devam etmekte olup, işbu sorumluluk kapsamında 6.377,94 TL değer kaybı talebimi işlemiş faiz bakımından müvekkil alacaklı yönünden haklı ve geçerli bir alacak niteliğindedir. Bu haliyle takip, hukuki dayanağı mevcut ve somut delillere dayalı olarak başlatılmıştır. Davalı taraf ise, dosyada mevcut karar ve raporlara ve somut delillere rağmen kötüniyetli şekilde borca itiraz etmiş olup, takibin haksız yere durmasına sebebiyet vermiştir. Yargılama konusu alacağın varlığı ve miktarı tartışmasız şekilde sabit olduğundan, İİK m. 67 uyarınca; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, ayrıca davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.Yukarıda arz ve izah edilen hususlar göz önünde bulundurularak, Özellikle maddi ve manevi tazminat, bilimum talepler, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarımızı, her ne nam adı altında olursa olsun doğmuş ve doğacak alacak ve her türlü hukuki haklarımızı saklı tutarak, Sayın Mahkemenizce de HMK m. 355 hükmü gereğince re’sen göz önüne alınacak nedenler ile yargılama sırasında oluşacak durumlar gözetilerek;DAVANIN KABULÜNE, ------ Esas Sayılı Dosyasında Başlatılan İcra Takibine Yönelik İtirazın İptaline, Takibin Asıl alacak işlemiş ve işleyecek Faizi, icra giderleri, icra vekalet ücreti ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA
Asıl alacak üzerinden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE

Arabuluculuk ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz " şeklinde talep ve dava etmiştir.

Dava, haksız fiile dayalı olarak bedeni zararlardan kaynaklı maddi tazminat davasına ilişkindir.----- yazılan müzekkere cevabına göre davalı ----- kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.---- cevabı yazısından davalı ----- gerçek usulde ticari kazanç elde ettiği, 2024 yılında 6.589,58 TL kazanç elde ettiği anlaşılmıştır. -------- karar ilamında; "Somut olaya bakıldığında; davanın haksız fiil niteliğinde trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar, kazanç kaybı ve değer kaybı için tazminat istemine dayandığı, bu nedenle TTK'da düzenlenmediği, davalı işleten her ne kadar tacir olmakla birlikte davacı ile davalı sürücünün gerçek kişi olduğu (ayrıca gerçek kişi tacir de olmadığı), davalılar arasında ------- sigortacısının da taraf olarak yer almadığı, bu durumda ihtilafın TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle açılan davanın ticari dava niteliğinde olmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kazaya karışan araçların ticari olması açılan davanın TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde olması sonucunu doğurmayacağından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin ışığı altında davanın haksız fiil niteliğinde trafik kazası nedeniyle davacının maddi tazminat bedeli için tazminat istemine dayandığı, davalılar arasında----- sigortacısının yer almadığı, davalıya ait aracın ticari araç olmasının davayı ticari dava niteliğine sokmaması hususları hep bir arada değerlendirilerek görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.

1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair 5235 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 ve 29525 sayılı Resmi Gazetede ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde ----------Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026