Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davanın açılış tarihi dikkate alınarak dosyanın istinaf incelemesi öncelikli olarak yapılmıştır.

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... merkezinin Madrid'de bulunan ve İspanya yasalarına göre kurulmuş bir şirket olduğunu, animasyon,medya ve eğlence endüstrisinde görsel - işitsel içerikler ve oyunlar da dahil olmak üzere, dünya çapında faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerine uluslararası pazar için eğlence markaları yaratma ve yönetme konularında uzmanlaşarak başlayan müvekkilin kendisini animasyon, prodüksiyon ve geliştirme işleri ile iştigal eden ve bunların ticaretini yapan bir firma olarak konumlandırarak uluslararası nitelikli içerikler ürettiğini, müvekkilin içerik üretme ve lisanslamanın yanı sıra ayırca bu içeriklerle bağlantılı türev ürün ve yayın lisanslarının satışı ile konsol oyunları ve internet üzerinden oynanan oyunlar için de interaktif içerikler sağladığını, müvekkilin dünya çapında bilinirliğe sahip olan ... isimli animasyon filminin ilk olarak 6 Eylül 2005 tarihinde İngiltere'de... yayın ağı bünyesindeki ... kanalında yayınlandığını, İngiltere'nin ardından 1 yıl içinde bütün dünyaya yayılan müvekkilin ... isimli animasyon filminin dünya çapında onlarca ülke ve televizyon kanalında olduğu gibi 2006 yılının Ekim ayında İspanya'da da devlete ait olan ...kanalı bünyesindeki ... ve isimli kanalda yayımlanmaya başladığını, ... isimli çizgi filmin halihazırda yine ...bünyesindeki ... isimli çocuk televizyon kanalında yayımlandığını, ... isimli çizgi film serilerinin buna müteakip, Türkiye'den ... A.Ş ve T... A.Ş'nin de aralarında bulunduğu, dünya çapındaki çeşitli yayıncı kuruluşlara verilen lisanslar ile dünya çapında 150'den fazla ülkede izleyiciyle buluştuğunu, ...'nun birçok ülkede %60 izlenme oranına ulaşmış olmasının ne kadar tanınan bir program olduğunun ortaya koyduğunu, müvekkile ait ... isimli çizgi film serilerinin Türkiye'de ilk yayın tarihi ise önce ...'a ait ... isimli çocuk televizyon kanalında Ocak 2012'de, sonra da ... A.Ş'ye ait ... isimli çocuk televizyon kanalında Mark 2012'de olduğunu, bunların dışında ...'nun ..., ... ve ... isimli kanallarda yayınlandığını, müvekkile ait ... isimli çizgi filmin daha Türkiye 'de yayınlanmaya başlamadan Youtube üzerinden 2010 yılının başından itibaren giderek artan bir grafikle izlenmeye başladığını, bu artışın ... 'nun Türkiye'de yayına girmesi ile katlandığını, nitekim Türkiye 2010-2012 yılları arasında toplam 200 ülke arasından Youtube üzerinden ... 'nun en çok izlendiği 12.ülke olduğunu, okul öncesi dönem olarak da tanımlanan 2 ile 5 yaş arası çocuklara yönelik olarak yaratılmış müvekkile ait ... isimli çizgi filmin genel senaryosu itibariyle her bölümde farklı bir tema çerçevesinde bir nesne ve fonksiyonu, hayvan veya aktiviteyi, meraklı ve küçük bir çocuk olan baş karakteri ..., ..., ... ile ... 'nun ve izleyicilerin yanıtlarını keşfetmesine imkan veren sorular soran dış ses aracılığıyla, küçük yaştaki izleyicilere yaratıcı ve eğlenceli bir şekilde tanıttığını, müvekkil şirketin Türkiye'de Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 09/02/2011 tarih ...sayılı ... +şekil markasının sahibi olduğunu, davalılardan ... Şirketi'nin 2009 yılında ... isimli televizyon kanalında yayımlanmaya başlayan ve müvekkilin program formatı ve telif haklarına tecavüz eden ... isimli çizgi filmin yapımcısı olduğunu, diğer davalı ... 'nin ise ... kanalının sahibi ve anılan programın yayıncısı olduğunu, ... isimli çizgi filmin bölümlerinin künyesinde senaryo, proje, tasarım, dış ses, dublaj yönetmeni olarak davalılardan ... müzik eseri sahibi olarak ise ... gösterildiğini, anılan çizgi filmin bitiş jenerik bilgilerinin en sonunda ise davalılardan ...'nin ismi şirket logosu ile birlikte yapımcı olarak ekrana geldiğini, davalılardan ... televizyonunda televizyonunda yayımlanmış olan ... isimli çizgi filmin müvekkile ait ... isimli çizgi film ve ayrıca ... karakterinin ... karakteri ile neredeyse birebir aynı olduğunun müvekkili tarafından yapılan araştırma ve gözlemler sonucu fark edilmesi ile davalılardan ... 'a ve ...'ne T.C.Beşiktaş... Noterliği aracılığıyla,26/04/2012 tarih ve ... yevmiye nolu bir ihtarname gönderildiğini, müvekkilin ... isimli karakter ve çizgi filmin üzerinde hak sahibi olduğunu, ... isimli karakterin ve çizgi film ile müvekkilin haklarına tecavüz edildiğini, bu nedenle söz konusu tecavüzlere derhal son verilmesini, ayrıca Türk Patent nezdinde yapılmış tüm hukuka aykırı tescillerin terkini ve başvuruların geri çekilmesinin istenildiğini, müvekkilin bu ihtarnameye cevap alamadığını, davalıların anılan ihtarnameyi tebliğ almalarına rağmen söz konusu tecavüzlerine aynı şekilde devam ettiğini, müvekkilin şirketin 15 Şubat 2013 tarihinde, 01/11/2009 ve 16/08/2010 tarihleri arasında yayınlanan bölümlerden seçilen 6 bölüm üzerinden davalılara karşı, müvekkil aleyhine yaratılan telif haklarının ihlali ve haksız rekabet durumlarının tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile 1 nolu davalıya ait 04/01/2011 tarih ve ... sayılı, 05/05/2011 tarih ve ... sayılı ve 10/06/2010 tarih ve ... sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi talepleri ile İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne 2013/37 Esas sayı ile görülmüş davayı ikame ettiklerini, ...'nin ağırlık olarak ... karakterine ve bu filmin formatına dayandığını, ... karakteri ile davalı tarafa ait ... adlı çizgi filmin temel karakteri olan ... karşılaştırıldığından, her iki karakterin genel görünümleri, vücut yapıları, mavi renk ağırlıklı giyim biçimleri, hareket şekilleri arasında, genel olarak büyük bir benzerliğin bulunduğunu, her iki karakterinde gerek yüz hatlarının gerek göz ve ağız kısımlarının birbirine önemli derecede benzediği, yüz tipleri, yüz hatları ve mimiklerinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, hele de filmlerinin hitap ettiği kitle olan okul öncesi çocukların bir karakter yerine diğerini izleyebileceği ve bunların aynı olduklarını düşünebileceklerini, ... ve ... karakterlerinin arasında bariz benzerlikler olduğunu, ... karakterinin ... karakterini esas aldığını, ... üzerindeki işleme, çoğaltma ve umuma iletim mali haklarının ihlal edildiğini, ... ve ... karakterlerinin dışında, bunların arkadaşı olarak filmlerde yer alan yardımcı karakterlerin temel kurgusu bakımından da benzerlik mevcut olduğunu, ana karakter ve yardımcı karakter ilişkilerinin yardımcı karakterlerin film içindeki fonksiyonlarının dikkate alınması ile bir bütün olarak ...'deki yardımcı karakterler ile ...'daki yardımcı karakterlerin ...'deki yardımcı karakterlerin oluşumunda esas alındığı, her ne kadar dış ses kullanılmasının davacıya özgün bir unsur olmasa da ... adlı çizgi filmde filmin ana karakteri olan ... ile dış ses arasındaki ilişkinin ... adlı çizgi filminde ... ile dış ses arasındaki ilişki ile hemen hemen aynı olduğunu, 1,2, ve 3 nolu davalıların çekip 4 nolu davalıya ait ... televizyon kanalında yayımladıkları ... isimli çizgi filmin "... ...", "... ...", "... ...", "...", "şemsiye" temalı "..., ...." "..." isimli bölümleri dışında kalan 01/11/2009 ve 20/10/2014 tarihleri arasında yayımlanan ve ... karakterinin hala küçük olduğu tüm bölümlerin ve bu bölümlerde yer alan İspanya'da yaratılıp yayımlanan ... isimli televizyon dizisinin program formatını ve FSEK 'e göre bir tipleme eser olan "..." karakteri ile her biri ayrı bir sinema eseri olan bölümler üzerindeki telif haklarını ihlal ederek oluşturduklarının mahkemece belirlenecek bilirkişi heyeti marifeti ile tespit ettirilmesini, bu kapsamda oluşan telif hakkı ihlali ve haksız rekabet durumlarının tespitini, yapılacak yargılama sonucunda tespit edilecek müvekkilin eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz ve ayrıca müvekkil aleyhine yaratılan haksız rekabet durumunun önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüz ve haksız rekabet sonucu oluşturulan ... isimli çizgi filmin bu davaya konu olan tüm bölümlerinin elektronik veya diğer ortamlara kaydedilmesinin, çoğaltılmasının, internet, intranet, şifreli veya şifresiz televizyon yayınlarında yayılmasının ve yayınlanmasının, herhangi bir şekilde gösterilmesinin, bedelli veya bedelsiz olarak herhangi bir hukuki işleme konu edilmesinin, başkalarına devir ve ferağ edilmesinin, bu bölümler üzerindeki hakların kullanılmasının, başkalarına teklif edilmesinin, herhangi bir şekilde hak verilmesinin önlenmesini, sair gerekli önleme tedbirlerin dahi alınmasını, anılan tiplemelere ve bölümlere ilişkin her türlü materyalin kullanımının, çoğaltılmasının, çoğaltılmış nüshaların yayılmasının ve yayımlanmasının, çizgi film ve ... tiplemesi üzerindeki hakların kullanılmasının, başkalarına teklif edilmesinin veya başkalarına herhangi bir şeklide hak verilmesinin, format ve tiplemeler üzerindeki hakların herhangi bir şekilde ticarete konu edilmesinin, başkalarına devir ve ferağ edilmesinin önlenmesini, söz konusu telif hakkı ihlali ve haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılabilmesi ve verilecek hükmün etkinliğin temin etmek için söz konusu bölümlerin kayıtlı olduğu bilgisayar, hard disk, film, CD, DVD ve benzeri malzeme ve ortamların bunlara ilişkin senaryo, senaryo ana hatları ve ... isimli çizgi filme ve ... tiplemesine dair sair basılı ve yazılı ve ticari ortama konmuş, piyasaya sürülmüş her türlü malzemenin ve üretim araçlarının tespitini, zapt edilerek emin bir yerde gerçekleştirilmesi için kullanılan keza her türlü alet ve eşyanın tespiti, zapt edilmesi ve emin bir yerde muhafaza edilmelerini, bu çerçevede davalılardan ...'ye ... alan adlı internet sitesi ile davalılardan ...'ne ... alan adlı internet sitesinden ; ayrıca davalılara ait akıllı telefon uygulamaları üzerinden paralı ya da parasız olarak ... isimli çizgi filmin dava konusu bölümlerinin ve oyunlarının izlenmesinin ve indirilmesinin önlenmesini, müvekkilin eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz sebebiyle FSEK madde 68/1 ve madde 70 kapsamında, davalılardan talep ve tahsile hakkı olduğu bedellerin hesaplanmasını, yapılacak hesaplamalar sonucunda ortaya çıkacak olan tutarlar ile ilgili olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, müvekkilin eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz sebebiyle FSEK madde 70 uyarınca davalılardan talep ve tahsile hakkı olduğu 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ürünlerin imhası ile ilgili masraflar ve imha sürecine kadar ancak olacak süreçte ortaya çıkacak her türlü masrafların davalılara yükletilmesini, dava sonunda verilecek hükmün, kesinleşmesini müteakip masrafları davalılara ait olmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasını talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı .... A.Ş, ... ve ... vekillerinin cevap dilekçesinde özetle ; davacı müvekkilin filmin yapımcısı olup eser sahibi olmadığını, eser sahibi olduğu iddia edilen kişilerin mali haklarını usulüne uygun şekilde devralmadığını, dolayısıyla aktif husumetinin olmadığını, davalı şirketin tüzel kişiliği devam ettiği müddetçe husumetin ortaklara değil şirkete yöneltilmesi gerektiğini, dolayısıyla ... ve ... bakımından pasif husumet sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirket bakımından ise doğası gereği tüzel kişilerin yaratıcılık yeteneği ile donatılmadığı ve ancak bir gerçek kişinin yaratımda bulunması mümkün olduğundan işleme hakkının ihlaline dayalı taleplerin davalı şirkete karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını ve ceza zaman aşımının somut olayda uygulanma imkanının olmayacağını, davada talebin somutlaştırılması gerektiğini, somut olayda program formatı, sinema eseri, senaryo ve tiplemeler bakımından bir işlenme söz konusu olmadığı ve müvekkil esasen işleme hakkına sahip olmadığı için işleme hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceğini,format, dış sese kullanımı ve arka fonlar yan karakterler için benzerlik iddialarının yerinde olmadığını, davalının TÜRK PATENT nezdinde tescilli marka ve tasarımları olduğunu, tescilli markalar veya tasarımlar hükümsüz kılınmadığı sürece bu kullanımların haksız rekabet teşkil etmeyeceğini yahut eserden doğan haklara tecavüz olarak kabul edilemeyeceğini, FSEK md.68/3 hükmünde bir tazminat ön görülmemekte olduğundan davacı müvekkilin bir rayiç bedel bildirmesi gerektiğini, belirtmediği için de nedensellik ilişkisinin ortaya konulamadığını, FSEK md.70'e göre davalıdan ancak kusurlu ise talep edilebileceği ve davacı müvekkilin tüzel kişi olduğundan bahisle yaratama duygusundan ve manevi haklardan bahsedilemeyeceği için, manevi hakların haleldar olmasının söz konusu olmadığını ve davacı müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, davacının müvekkilin ihlal edilen bir hakkı olmadığı içini FSEK md. 70/3'e göre de davalının elde ettiği karın talep edilmesinin yerinde olmadığını ileri sürdüğünü talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın ... isimli çizgi filmin davacıya ait ... adlı çizgi filme benzerlik gösterdiğine inandığı ilk 6 bölüm üzerinden hareketle dava açtığını, mahkemenin bu 6 bölüm üzerinden karar verdiğini, davacı tüm bölümler üzerinden karar verdiğini iddia ederek tüm bölümler bakımından tazminat talep ettiğini, hiçbir mahkemenin önüne getirilmeyen vakıalar hakkında karar veremeyeceğini, mahkemelerin tarafların iddia ve savunmalarına bağlı olduklarını, dava konusu olmayan bölümler hakkında karar verilemeyeceğini, davacının da bildiği üzere 6 bölümden sonraki bölümlerde var olan benzerliklerin esinlenme düzeyinde olduğunu, dava dilekçesinin 24 ve devamındaki benzerlik incelemesinin genel geçer ifadelerle dolu olduğunu, insanoğlunun edebiyatta, sinema sanatında kullandığı motiflerin ve konuların sınırlı olduğunu, aşk, elem, sevinç, üzüntü, korku ve benzeri, mekanın da sınırlı olduğunu, iç kapalı ve dış mekan olduğunu, müvekkilin ilk 6 bölümden sonra yapımcı ile oturup yeni bir sözleşme yaparak format, karakter, senaryo ve benzeri hemen tüm yönleriyle yapımı sıfırdan yenilettiğini, müvekkili özellikle 26.bölümden sonraki bölümler üzerindeki unsurları tamamen değiştirerek yapımcıya çektirdiğini, bu nedenle özellikle 26.bölümden sonraki bölümlerin üzerinde davacının hak iddiasının tamamen yersiz olduğunu, davacının yapımı ile müvekkilin 27 ve devamındaki bölümlerde varsa tek benzerliğin her iki yapımda da dış ses tekniğinin kullanılmış olmasından kaynaklı olabileceğini, bu tekniğin ise sektörün bir standardı haline geldiğini, ...'nin 27 ve devamı bölümleri bakımından tümüyle ayrı bir inceleme yapılması gerektiğini, ... yapımının tümüyle yenilendiğini, ihlal teşkil etmeyen bölümlerin tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, ihlal teşkil eden bölümlerde ise ihlalin oranı dikkate alınarak tazminata indirime gidilmesi gerektiğini, toptancı bir yaklaşımla ... ve ... karakterleri benziyor diye tüm bölümlerde ihlal var mantığının yanlış olduğunu, bir ihlal vakıasının belirlenirken karşılaştırılan eserlerin objektif olarak hususiyetlerinin belirlenmesinin gerektiğini, daha sonra davacı eserin kendi hususiyetlerinin davalıda olduğunu iddia ettiği ve hususiyet taşıyan unsurların belirleneceğini, dava konusu karakterlerin aynı zamanda tasarım özelliği olduğunu, yapılacak incelemenin iki aşamalı olması gerektiğini, ilk aşamada davacı yapımın hususiyet taşıyan unsurları belirlenmesi gerektiğini, ikinci aşamada ise bu unsurların ... yapımına alıntılayıp alıntılanmadığı olduğunu, alıntılama yapılmış bölümlere bunların hangi oranda alıntıladığı ayrıca incelenerek tazminatta bir indirime gidilip gidilmeyeceğine de karar verilmesi gerektiğini, eserin tamamının kullanılması ile bazı unsurların kullanılmasının aynı şey olmadığını, davacının FSEK 68.maddeye göre tazminat talep edemeyeceğini, ilk 6 bölüm yönünden men kararı verildiği için bu bölümler yönünden tekrardan men talep edilemeyeceğini, müvekkilin dava konusu ...'nin yapımcısı olmadığını, yayıncısı olduğunu, somut olayda müvekkilin kusuru bulunmadığı için FSEK 70'e dayalı tazminat talep edemeyeceğini, müvekkili ...'nin mahkeme kararından sonra kusurlu sayılabileceğini, davacı tüzel kişinin tazminat talep edilemeyeceğini, mali hak sahiplerinin manevi tazminat talep edemeyeceğini, somut olayda temin edilen kar ile uğranılan zararın aynı miktarda olduğunu, davacının tazminattan başka FSEK m.70'e dayanarak temin edilen karı da talep ettiğini, müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığı için bu talebin müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, tazminat hesabı yönünden her bölüm için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, tazminat hesabına tabi tutulan bölümlerdeki alıntı oranlarının esas alınmak suretiyle tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın zaman aşımına uğradığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi 2021/46 esas, 2025/44 karar sayılı, 26/02/2025 tarihli kararı ile;
"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Mahkememizin 2013/37 Esas sayılı dosyasına konu ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ... isimli bölümler dışında kalan bu davaya konu diğer bölümler yönünden ... adlı çizgi filmde yer alan ... karakteri ve bu filmin formatı nedeniyle davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına davalılarca yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine,

2- Davaya konu yukarıda belirtilen ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ... adlı bölümler dışındaki ... isimli çizgi filmin diğer bölümlerinin davalılarca elektronik bir ortama kaydedilmesinin, çoğaltılmasının, internet, intranet, şifreli veya şifresiz televizyon kanalları ortamlarında yayınlanmasının, gösterilmesinin, bedelli veya bedelsiz herhangi bir hukuki işleme konu edilmesinin, başkalarına devir veya ferağ edilmesinin, bu bölümlerin ticarete konu edilmesinin ve herhangi bir şekilde başkalarına hak verilmesinin önlenmesine,
3-... adlı çizgi filmin belirtilen yukarıda belirtilen bu davaya konu bölümlerinin ve oyunlarının davalılarca ... kurumuna ... ve davalılardan ... Şirketi' ne ... internet sitelerinden veya akıllı telefon uygulamaları üzerinden paralı ya da parasız olarak izlenmesinin ve indirilmesinin dahi önlenmesine,
4-... tiplemesine ve davaya konu yukarıda belirtilen bölümlere ilişkin her türlü materyalin kullanımının, ... tiplemesi ve ... isimli çizgi filme ait dava konusu bölümlerin herhangi bir şekilde çoğaltılmasının, çoğaltılmış nüshalarının yayınlanmasının, ticarete konu edilmesinin devir ve ferağ edilmesinin ve ... karakterinin davalı tarafça ticarete konu edilmesinin önlenmesine, belirtilen bölümlerin kayıtlı olduğu hard disk, film, CD, DVD ve benzeri malzeme ve ortamlar ile bunlara ait senaryo, basılı malzeme ve her türlü üretim aracına el konulmasına, bunların ve sair tanıtım evrakının karar kesinleştikten sonra masrafı davalılardan alınmak üzere imhasına,
5- 661.305,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait ... isimli çizgi film ile ... adlı yapım arasında telif ihlali ve haksız rekabet tespitiyle verilen men, ref ve imha kararlarının hukuka aykırı olduğunu, men ve ref talepleriyle birlikte FSEK 68’deki üç katı bedele hükmedilemeyeceğini, FSEK m. 68/1 uyarınca üç katı tazminata hükmedilmesinin taraflar arasında varsayımsal bir sözleşme ilişkisi kurarak kullanımı yasal hale getirdiğini, bu nedenle men ve hükmün ilanı kararlarının verilemeyeceğini, tüzel kişi olan ve eser sahibi olmayan davacının manevi tazminat isteme hakkının bulunmadığını, aynı eylem için hem telif hem haksız rekabet hükümlerine göre çifte koruma sağlanamayacağını, maddi tazminat hesabında Türkiye'deki emsal bedeller yerine yurt dışındaki fahiş bedellerin esas alınmasının ve sadece format kullanımı iddiasına rağmen tüm yapım üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kâr amacı gütmeyen, sadece yayıncı sıfatı taşıyan ve kusuru bulunmayan yayıncı müvekkili kurumdan FSEK m.70 uyarınca tazminat istenemeyeceğini, taraflara ait çizgi filmler farklı olduğunu, teknik incelemelerde ...'nin özellikle 26. bölümden sonra hususiyet kazandığı ve 62 bölümün tamamen farklı olduğu tespit edilmesine rağmen çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak ihlal kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, ayrıca davacı talepleri bakımından zamanaşımı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı sürelerinin dolduğunu, davacının tazminat talep etme hakkını kaybettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir.Davalılar .... A.Ş, ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı deflerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarihte on yıllık genel ve sekiz yıllık ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, pasif husumet itirazlarının reddinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin tüzel kişiliği devam ettiği müddetçe husumetin ortaklara değil şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilleri ...’a ve ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkillerine husumet yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının alacak miktarını belirleyebilecek durumda olmasına rağmen belirsiz alacak davası açmasının kanuna karşı hile niteliği taşıdığını, müvekkili şirketin tüzel kişiliği devam ettiği halde şirket ortaklarına husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, "..." isimli çizgi filmin "..."dan işlenme olmayıp bağımsız bir eser niteliği taşıdığını, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmediğini ve savunma haklarının kısıtlandığını, yargılamanın bilirkişi raporlarına itirazları ve delilleri incelenmeksizin yapıldığını, denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hak ihlaline ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, davacının ihlal edilen bir hakkı bulunmadığından maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mali hak sahibi sıfatıyla tüzel kişi lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eser sahibi olmayan tüzel kişi davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısımlarının kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında yapılan bilirkişi incelemeleri kapsamında alınan raporlarda tazminat hesaplamaların eksik yapıldığını, maddi tazminat taleplerinin kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararına karşı davalıların istinaf isteminde bulunma iddialarına katılmadıklarını, mahkeme kararında telif hakkı ihlali ve haksız rekabet tespitinin yapılmasında yada hükmün ilanına karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, Md. 68’in başlı başına bir ref yöntemi olması sebebiyle ihlal tespitinin karardan çıkartılmasının sonuca bir etkisi olmayacağını, davalı ..., dilekçesinde aynı eylem sebebiyle hem telif hakkı ihlali hem de haksız rekabet bakımından hüküm kurulamayacağını ileri sürdüğünü, bu talebin kabulü halinde dahi sonucun değişmeyeceğini, davalının ihlalinin söz konusu olduğu tüm raporlarda sabit hale geldiğini, ... çizgi filmi dava konusu tüm bölümleri ihlal ettiğinden tazminat hesaplamasının 124 bölüm üzerinden yapılmasının hukuka uygun olduğunu, davalının bu konudaki itirazının reddi gerektiğini, müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka uygun olduğunu, ...'nin md.70'e göre tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasının reddi gerektiğini, md.68e göre tazminata hükmedildiğini, taleplerinin zamanaşımı dolduğunu yönelik iddiaların asılsız olduğunu, davalı ...'nin hukuki dayanaktan yoksun istinaf gerekçelerinin reddi gerektiğini, diğer davalıların istinaf taleplerinde zamanaşımı itirazlarının, pasif husumet itirazlarının,hak ihlaline ilişkin tespitlerin hatalı olduğu yönündeki itirazların asılsız olduğunu, davalıların ... tiplemesi ve çizgi filminin ortaya çıkmasında tasarımcısı, senaristi, bestecisi olan kişilerin katkı sağladığını, bu sebeple pasif husumet itirazlarının asılsız olduğunu, bilirkişi raporlarında bir eksiklik bulunmadığını, tüm davalıların istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili lehine hükmedilen tazminat, içinde bulunulan yüksek enflasyon ortamında alacağın gerçek alım gücünü korumaktan tamamen uzak ve yetersiz bir miktarda kaldığını, hakimin taktir yetkisini kullanarak daha yüksek bir tazminata hükmetmesi gerektiğini ve Anayasa Mahkemesinin pilot kararındaki tespitleri de dikkate alınarak davalıların haksız istinaf taleplerinin reddi ile kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü talep etmiştir.Davalılar .... A.Ş, ... ve ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının katılma yolu ile kısmi istinaf talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının mahkemenin hükmettiği tazminatın yetersiz olduğu gerekçesi ile istinaf talebinde bulunduğunu, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının talepleri hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, istinaf başvuru dilekçesinde de açıklandığı üzere; ... isimli çizgi film bağımsız bir eser olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporunda söz konusu 62 bölüm için FSEK kapsamında herhangi bir hak ihlalinin olmadığı ortada olduğunu, davacının talep ettiği maddi tazminat tutarının hukuka aykırı olduğunu, davacının ihlal edilen bir hakkı bulunmadığını, hakim takdir yetkisini davacı lehine kullandığını, huzurdaki davada belirsiz alacak davasının şartları mevcut olmadığını, davacı tarafça artırılan bedele yönelik zamanaşımı defilerini tekrar ettiklerini, mahkemece zamanaşımı defilerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının asılsız istinaf isteminin reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının katılma yolu ile istinaf talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının mahkemenin hükmettiği tazminatın yetersiz olduğu gerekçesi ile istinaf talebinde bulunduğunu, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hakim takdir yetkisini ölçüsüz ve orantısız olarak fazla bir şekilde davacı lehine kullanıldığını, müvekkilinin ...'nin FSEK m. 70 uyarınca davacıya karşı herhangi bir tazmin sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, müvekkili ticari amaç ve kar güden bir kuruluş olmadığını, FSEK m.68 kapsamında enflasyon ve “güncelleme” talebi hukuken mümkün olmadığını, davacının dayandığı ... pilot kararı somut olaya uygulanamayacağını, davacının “bölüm başı bedel” ve faturalara dayalı hesaplamaları emsal kabul edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin Türkiye’deki emsal lisans bedelleri yerine, Avrupa ülkelerinde verilen yüksek bedelleri de dikkate alarak, bilirkişi hesaplamasının iki katından fazla bir rayiç bedel kabul ettiğini, ardından bu bedeli 3 katına çıkardığını belirterek davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; FSEK kapsamında mâli ve manevi haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurdukları görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; davaya konu çizgi filmlerin 6 bölümüne ilişkin olarak aynı taraflar arasında görülen davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/37 esas, 2014/268 karar sayılı dosyası kapsamında karara bağlandığı, altı bölüm yönünden tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve menine karar verildiği, işbu karara karşı temyiz ve karar düzeltme kanun yoluna başvurulduğu, temyiz ve karar düzeltme istemlerinin reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 11. HD'nin 2017/4965 esas, 2019/4798 karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi neticesinde 25/06/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Böylece anılı dava dosyası kapsamında; davacı şirketin ''...'' isimli eserin mâli haklarına sahip olduğu, davalılardan ... ve ...'ın ''...'' adlı eserin yapımcısı olan davalı tüzel kişi ... şirketinin ortak ve temsile yetkili yöneticileri olup FSEK 66/2 maddesi ve TMK'nın 50. maddesi gereğince tüzel kişi ile birlikte sorumlu olmaları kapsamında pasif husumet ehliyetini hâiz oldukları, dava konusu 6 bölüm (... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ... isimli bölümler) yönünden ''...'' eser formatının ''...'' adlı eserde izinsiz olarak kullanıldığı, davacının sahip olduğu formatın ... dışındaki davalılarca izinsiz işlenmesi suretiyle ''...'' adlı eserin meydana getirildiği ve bu filmin davalı ... tarafından yayınlandığından bahisle tecavüzün ve haksız rekabetin meydana geldiği hususlarının kesinleştiği anlaşılmıştır. Huzurdaki dava dosyası kapsamında ise 2009 - 20 Ekim 2014 tarihleri arasında yayınlanan 124 bölümün dava konusu yapıldığı görülmüştür. Davalılar .... A.Ş, ... ve ... vekili tarafından davanın zamanaşımına uğradığı istinaf sebebi yapılmış ise de FSEK 68. maddesine dayalı olarak açılmış telif tazminatı davaları, söz konusu madde uyarınca hükmedilebilecek telif ücretinin niteliği itibariyle taraflar arasında mahkeme kararıyla oluşturulan farazi sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tâbi olup diğer talepler yönünden FSEK kapsamında zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından TBK'nın haksız eylem kapsamındaki zamanaşımına ilişkin hükümlerinin tatbik edilmesinin gerektiği ancak mevzuatımızda FSEK kapsamındaki ihlaller suç olarak düzenlenmiş olmakla TBK'nın 72. maddesinde yazılı 2 yıllık zamanaşımı süresi yerine TCK'nın 66. maddesindeki 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği, böylece ''...'' isimli çizgi filmin 2009-2014 yılları arasında yayınlandığı anlaşılmakla, dava tarihi (2017) itibari ile anılı zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi kapsamında bilirkişi incelemesine başvurulduğu, teknik inceleme kapsamında 29/05/2014 tarihli 1. Ek raporda bilirkişilerce; ''...'' nin 26. bölümden sonra hususiyet kazandığı ve 62 bölümdeki ek karakterlerin bölüm hikayesi ve olay örgüsünü davacı eserdeki hikaye ve olay örgüsünden ayrıştıracak ölçüde işlendiğinden, yani hususiyet oluşturacak şekilde işlendiğinden, davalının senaryosuna, davacının senaryosundan ayrı bir hususiyet kazandırdığının tespit edildiği, raporun devamında senaryoyu oluşturan ortak pay oranları üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapılabileceği kanaatinin hasıl olduğunun açıklandığı, daha sonra bilirkişi raporunda (32-33 sf) ise 124 bölüm üzerinden hesaplama yapılmasının, yine 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda da aynı görüşün tekrarlanmasının çelişki oluşturduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin kabulüne göre de; bilirkişilerce davaya konu 124 bölüm yönünden tecavüze dayalı olarak 22.296,15 Euro rayiç bedel hesaplamasının yapıldığı anlaşılmasına rağmen, FSEK 70/3 maddesi uyarınca bir hesaplama yapılamadığından bahisle TBK 50 ve 51.maddeleri kapsamında 50.000 Euronun uygun olacağı yönünde değerlendirme yaparak FSEK 68/1 uyarınca 3 katı tazminat kapsamında 150.000 Euro yönünden dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapmak sureti ile toplamda 661.305,00 TL tazminata hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir. FSEK 70/1. Madde de manevi hakları haleldar olan kimsenin manevi tazminat talep edebileceğinin, FSEK 70/2 maddesinde, mali hakları haleldar olan kimsenin, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler dairesinde tazminat talep edebileceğinin, FSEK 70/3 maddesinde; "Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimsenin tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de isteyebileceği.Bu halde 68'inci madde uyarınca talep edilen bedelin indirileceği" düzenlenmiştir. Mahkemece teknik uzmanlık gerektiren hususta, gerekli görüyorsa bu alanda uzmanlığı bulunan bilirkişinin bulunduğu yeni bir heyetten rapor alması ve FSEK 70/3 maddesinin göz önüne alınması gerekirken TBK'nın 50. maddesi gereğince maddi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.Mahkemenin kabulüne göre; davalı tarafın, davacı şirketin manevi hak sahibi olmadığı, manevi tazminat isteyemeyeceğine yönelik itirazı ile, farazi sözleşme ilişkisi kurulması kapsamında ref istemine cevaz verilip verilemeyeceği meselelerinin tartışılmaması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemece davaya konu eserler konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyetten denetime elverişli rapor alınarak, taraf vekillerinin itirazları da değerlendirilerek, yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurularının KABULÜ ile;

2-İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/02/2025 tarih, 2021/46 E. 2025/44 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026